Tem
24
2008
11:51

Fizik…

“Tanri’nin dogum gunu” adli kitabinizi hayret ve zevkle okudum. Bu kitabi yazmadan onceki Muslumanlik hakkindaki bilginiz neydi, cok merak ediyordum.Yazip rahatsiz etmiyeyim dedim ama su size gonderdigim e-mailler hemen kitabi aklima getirdi. Ben Amerikada oturuyorm. Robert kolej 1964 mezunu yum. Burada master aldim ve 25 sene yuksek ogretimde Fizik profosorlugu yaptim. Ayni zamanda dogu dinlerine ve New Age denilen harekete merak sardim. Kitabiniz dogu dinlerini, modern fizigi, New Age hareketini ve Kuran’i icine aldigi icin beni cok ilgilendirdi. Iyi dileklerimi gonderir sizi tebrik ederim.

yazan: buRAK burası: okuyanlar |
Tem
24
2008
11:59

Cok mu erken geldin? Biraz gec mi kaldin?

Sevgili buRAK kardesim,

TDG nu okudugumda yahu bu guzel insan ve bu muhtesem bilgi keske cok daha erken bir zamanda gecseydi elimize diye dusunmus ve biraz gec kaldigin konusunda icerlenmistim!

Bazan henuz kitlelerin bu muhtesem bilgiye hazir olmadiklarini hissetmis ve acaba ‘erken mi geldin’ diye dusunmus sabir ve anlayis dilemistim anlayamayanlar icin…

Yok yok zamanlamada hata yoktur bence…Sen TAM DA ZAMANINDA BURADASIN…

Kimilerimiz tam bu sevgiye gecis (Yaradan’i anlamaya gecis) doneminde iste boyle cinnetler gecirip cildiracak saniyorum… Sokaklara cikip “yaw bu adam kayaliklar bile Rahmandir diyor” naralari atacak!!!

Yaradanim sana kimseye vermedigi sabirlari versin buRAK… sevgiyle

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Tem
24
2008
12:08

Uzun zaman oldu TDG’yi okuyalı ve uzun süredirde siteyi takip ediyorum.Neden bilmiyorum şimdi yazıyorum.Nasıl başardığını bilmiyorum….bu değişimi nasıl yaptığını bilmiyorum…TDG’den sonra hiçbirşey eskisi gibi değil.Herşey yeniden başladı sanki! Yeniden doğdum,yeniden büyüdüm….
Yüreğime bu kadar dokunan,ruhumda ve yaşamımda bu denli farkındalık yaratan bir değişimle hiç karşılaşmamıştım. Güzel şeyler yazmak istiyorum sana ama; hiçbir sözcük yeterince güzel ve güçlü değil.Henüz keşfedilmemiş en güzel en tılsımlı sözcükleri fısıldıyorum (bulmuş gibi yapıyorum :)Bu “BİR” den gelen “BÜTÜN” den gelen değişim artık bizi sarmaladı ve biz artık eski biz değiliz. Yüreğimizden kocaman bir parçayı aldın kitabınla :) onu sana severek verdim,verdik.Çok dokunaklı ve sanki bir o kadar da sihirli cümlelerle yaptığın farkıdalıkla tek tek dokundun içimizdeki o en derin, en kutsal yere…

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Tem
24
2008
12:21

Yüzdeki ifadeye dikkat…:)

yazan: buRAK burası: okuyanlar |
Tem
24
2008
15:38

Aydınlanma yolu(muz) açık olsun…

Sen “ONLAR”dan mısın yoksa?
Hissediyorum…
“Seni görmek güzel…”(varlığının enerjisi evrenden yansıyor.)

Spirütüel kitaplar okumaya başlayalı ne kadar da zaman geçmiş…
TDG kitabını elime aldığımda fark ettim.

Bugüne kadar okunmuş tüm kitapları unut dedi içimden bir ses…,
Ama hayır…
Sevgiyle kutsadım onları tekrar.
O kitaplar ki TDG kitabını elime aldığım an beni aura sına almasını sağlayan sebepler…

Kitaba bayıldım bee buRAK…Okuyorum hala…
Hani bitirmek için can atarsın ama bitmemesi için de sayfa sayfa okursun ya sonlara doğru..
Başına geldimi hiç böyle bir his…

“Ramtha’lar,Yuvaya Yolculuk’lar,İndigo-Kristal çocuklar,Camino’lar,Shirly McClain’ler,Osho’lar,Mavi Tüy,Simyacı…”Sadece bir kaçı TDG ne hazırlık aşamaları.

Derdim ki hep “neden spirütüel kitaplar yabancı yazar lıdır.Bu tarz kitapları ben mi yazsam…
Böyle bir önyargım vardı :
Spirütüel kitapların Türkler tarafından yazılamadığına dair…
Hani var ya o içe bastırılmış duygular,sebep oydu…Işık içimizde,basamıyorduk o düğmeye,çıkmıyordu açığa…
(bu ön yargımı kırdığın için ayrıca teşekkür ederim.)

Ve birden bir kitap…Adı “TANRININ DOĞUM GÜNÜ”
(Ne kadar önyargım olsa da bazı şeylere,yine de “bir şans vermelisin” diye dürterdi beni içsel sesim.Sadece kitaplara değil,ne ye olursa olsun…)

TDG nü inceliyorum,arka kapakta ilk parağraf…
-Nasıl yani
-Vay bee
Tekrar bakıyorum yazarına…
İkinci parağraf…
İçerik nasıl acaba deyip ilk sayfasını inceliyorum…
Ve aslında incelemiyorum.
İncelediğimi sanarak kitabı okumaya başlamışım bile(sayfa 17’e gelmişim)

Nasıl anlatılabilir ki !
Senin ONLAR’dan biri olduğuna inanmayı seçtim,”BİZDEN BİRİ…”

O kadar kalabalık bir aileyiz ki biz,ve çoğalıyoruz günden güne.Zaten farkındasın bıunun.İçimizden birinin içimizden geçenleri bu denli yansıtması…
Ne denebilir ki!
“Harika bir ışık yansıması…”

Diyeceğim o dur ki!
Sen ONLAR’dansın.ONLAR kim mi?
Sen zaten biliyorsun,farkındasın…

Senin bu kitabı yazacağını ve benim sana bu yazıyı yollayıp bir bağlantı kuracağımızı henüz dünyaya gelmeden biliyorduk.Bir sözleşmeydi beklide yaşamımıza dair…
Tek bir seçeneğimiz vardı :
“KABUĞUNU KIRMAK…DEĞİŞMEK.”
Belkide buydu bize verilen emir…

Belki birgün yazarlık adı altında yollarımız kesişir.Herkes yazılarımızdan payına düşeni alsın diye aslında sarfedilen bir emek beklide…

Kitabın okunsun yada okunmasın şuna inan:
“Herhangi birinin eline bir şekilde geçecek TDG ve inan bana incelenecek…”
Ve biliyorsun incelemek-OKUMAK la paralel

AYDINLANMA YOLU(muz) AÇIK OLSUN…

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Tem
26
2008
14:00

Günlerdir kitabınızı ve sizi araştırıyorum, “the secret” kitabını araştırırken sizin sitenize ulaştım bu araştırmam TDG kitabınızı ve sizi araştırmaya dönüştü. Neye niyet neye kısmet…. Şimdi kitabınızı almayı ve okumayı düşünüyorum. Bakalım sonu ne olacak ilk defa bu kadar yorum ve bilgiden sonra bir kitabı okuyacağım. Allah hayırlarla karşılaştırsın sizi ve bizi…. Kitabı okuduktan sonra görüşmek dileğiyle…. Felsefe öğretmeni E.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Tem
26
2008
14:02

Umarım samimisindir…

Günümüzde herşeyin ticarete bağlı olduğu tek düşüncenin para para para olduğu bu dönemde kitabını gerçekten büyük paralar kazanmak üzere yazmadığını gerçekten bilgiye dayalı ve samimi olduğunu diliyorum….
Yaklaşık 8 ay önce nette kitapları araştırırken karşlaştım seninle ve isminden,konusndan çok etkilendim arkadaşlarımla paylaştım kimse okumamış v duymamıştı.Ben kafama yerleştirdim e birkaç yere sordum bulamadım.Geçen ay tesadüfen ama gerçekten çok büyük bir tesadüf eseri karşıma çıktı hemen aldm….
Yeni bitirdim ve sanki daha önce bildiğim ve inandığım herşey bu kitapta yer alıyordu işte dedim gerçek müslümanlık benim dşüncelerimle aynı doğrltuda…TARTIŞMALI ORTMLARDA SAVUNDUĞUM herşey bu kitapta muluyum eğe sende doğruysan bende doğruyum ama ne kadar zor bir dönem herşey ok karışk gerçek dindarlara(yada kendini öyle sananlara)bu düşüncelerden bahset anında dışlarlar işimiz çok zor….
Allah yardımcımız olsun.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Tem
26
2008
16:04

Buluşma…

Birkaç gündür gelen okuyucu yorumlarını üst üste koyunca bende ilginç anlamlar ortaya çıktı. Hukuk doktorası yapan dostumuz Tanrı’nın doğum günü’nde buluşan hukukçu arkadaş grubundan bahsediyordu. Ondan önce 15 yaşında öğrenci kardeşimiz Tanrı’nın doğum günü’nü nasıl doya doya yaşadığını anlatmıştı bize. Daha sonra Amerika’daki fizik profesörü okuyucumuz, hayretler içinde okuduğu bu kitabın kendisini ne kadar mutlu ettiğini yazmıştı bize. Daha sonra ve halen kitabımız magazin programlarında ve dergilerinde görmeye başladı. Tanrı’nın doğum günü mutluluğu bu sefer bir manken kardeşimizin ellerindeydi. Bir kitabı almadan önce hiç bu kadar bilgi sahibi olmamıştım diyen felsefe öğretmenimizden sonra, bugün duyduğum ve beni çok duygulandıran bir başkası… Türkiye’mizin güzel köylerinden birinde, balıkçı bir okuyucumuzun, Tanrı’nın doğum günü’nün arka kapağını yüzlerce fotokopisini çektirip bütün köye dağıttığı haberi…

yazan: buRAK burası: okuyanlar |
Tem
28
2008
21:29

E.H…

8 yaşındaki kızım elinden EH yi düşürmüyor, canı sıkıldıkça okuyor :) Bir gün işyerime getirdiğimde canı sıkıldığı için beraber okuyarak okuduğumuz hikayelerden dersler çıkarmıştık buna bayıldı ve şimdi memlekette anneannesinin yanında okuyor onu ve ben çoook mutluyum:)))))
Bize sevgilerle.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Tem
28
2008
21:33

Soru işareti…

Uzun bır inatlasma donemınden sonra tum ısrarlara dayanamayarak aldım kıtabınızı hala okumaktayım….altını cıze cıze, sayfa kenarlarına notlar duserek okuyorum…

cok gencsınız, bu genclıgınıze ragmen bu tur bır kıtabı yazmak cesaret ıster ve de muthıs bır bılgı bırıkımı , yıllarında bırıkımı olmalı….

yıne de kusurabakmayın sıze ve kıtabınıza saygısızlık etmek ıstemem bukadar genıs bır anlatımı nasıl yapabıldınız kafamda soru isaretleri ıle okuyorum,
Yıne de sunu soylemelıyım kı , agzından allah , kuran kelımelerını dusurmeyen sozde dındar gecınenlerın okmasını sıddetle tavsıye edıyorum…..

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
04
2008
21:17

Özel bir mektup… İranlı bir arkadaşımdan… Tanrı’nın doğum günü hakkında…

Sevgili buRAK, Hatirladin beni diye düsünüyorum (yok öyle unutulmaz oldugumdan degil, dünyada çok az kisinin bu isimde arkadasi oldugundan, anam babam sagolsun :))  Nasilsin?  Kitabini 1 yildan fazla, sagda solda arkadaslardan dinledim. Eve aldik bir tane ama kitap kalin ya, tatilde okuruz dedik nedense, aliskanlik :D Sonra baktim öyle olmayacak (tatil uzak belli) basladim okumaya… Simdi… tebrik mi etsem, kutlasam mi, uzaktan kocaman sarilmak istedigimi mi iletsem, ne kadar önemli bir sey yaptigini mi vurgulasam, okudukça gelistigimi, degistigimi mi söylesem… Ne yapsam ve ne desem az. Ha, tabii bir de benim gelisim serüvenimde bu kitabin yeri önemli, ve de bunun için ayrica tesekkür ediyorum. Islam ve kuran’la bitmemis bir hesabim vardi, malum, iran falan filan uzatmayim, bir anda önüme sirasiyla, sufilikle ilgili kitaplar, sonra ibn-i arabi, ve sonra da senin kitap düstü. Bu da zaten son darbe oldu :)  Artik kuran okur oldum, anneme söylesem düsüp bayilacak, babam da evlatliktan reddedecek hhde :))
Küçükken rüyamda peygamberi görmüstüm, sohbet etmistik. Benden onu korumami, iyi bakmami istemisti. Bu rüyayi yillardir unutmustum, geçen yil agir mistik sohbetlerin arasindan çikti. Duyan herkes bu kesin çok önemli dedi. De, peygamberi korumak bana mi düsmüstü? Islam’a küs biri, olacak gibi degildi. Acaba ne demekti? Kitabini okuyorum, daha bitmedi, senin bunu nasil yazdigini artik sormuyorum bile, bir süredir tuhaf mucizeler görüyorum bu da öyle bi sey muhtemel (yani, yanlis anlama, “sen” bunu yazamazsin demek istemedim, devirdigim çami toplayim :) sadece çok çok çok önemli bir kitap çikarmissin. Koruma ve iyi bakma islemi bence gerçeklesti. Bundan sonrasi için olacaklari merak ediyorum ama çok da umutluyum.
Daha da ne desem zaten az (ve tekrar). Hürmetler…

yazan: buRAK burası: okuyanlar |
Ağu
15
2008
18:00

Kitabın 100. sayfasındayım iş yapamıyorum..İslamı nasıl anlatmışsınız?
İslam öcü gibi görülürken siz bu anlatımınızla nelere sebep olabileceğinizi düşünemiyorum bile :))
Mesnevi hediye ederdim özel günlerde,artık sizin kitaplarınızı hediye edeceğim.Beylikdüzü Tüyap Kitap fuarında sizi bu yıl görmek istiyorum… Ve bana bu imzalı kitapı hediye eden   çok teşekkür ediyorum. Sevgilerimle Kalbi Muhabbetler.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
16
2008
12:11

Ellerinize sağlık, inanamıyorum yazdığınız kitaba, her sayfada mutluluktan ağlıyasım geliyor.
Bu kitap bana hayatımın en büyük hediyesidir.
Kitabınızi daha önce hiç duymamıştım, ama rüyamda görmüştüm vede sanmıştımki ben bu şekilde bir kitap yazacağım ama daha sonraki bilinç altı temizleme eğitim çalışmalarımda, eğitmenim ve ben benim hala Dinimizle ilgili ,yaptığım ibadetleri bile korkuyla yaptığımı vede Allahı tam olarak sevemediğimin ,onu anlıyamadığımın, fakına vardık ve de elime sizin bu kitabınızı tutuşturdu  elime aldığımda vede içine baktığımda önce İstem dışı olarak, eeeee bu kitabı ben yazıcaktım , niye ve kim yazdıki dedim vede kıskandım 
Ama su an size minnettarım, Allah sizden razı olsun. Ben artık Allahımı dinimi vede Kuranımı çok
Seviyorum vede anlıyorum.
Teşekkür ederim

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
18
2008
20:58

Sevgili buRAK Öncelikle eline sağlık çok ihtiyacımız vardı böyle bir kitaba=) TDG kitabımızla geçen ay tanıştım… Biraz geç oldu ama tam da kafamda acaba?? sorularıyla başa çıkamazken DR ın rafından bana göz kırpıyordu;)tam 19 yaşımı doldurmama yakın bulmam da işin ilginç yanı… Kitabı bitirir bitirmez siteni inceledim, ilk günden beri yazılan tüm yazıları okudum. Kitaptakilerin doğruluğuna inanmayı çok istiyordum çünkü her acaba? ma bir yanıtı vardı ama şüpheci yaklaşıorz tahmin edersin…İnanayım mı die bir işaret arıyordum ki güvercinlerle olan hikayeni okudum. Bende de 2 adet şirin kumru var:) Başıma bişey geleceği zaman genelde çıkıolar karşıma uyarıolar. Böle bi konuda yanlız olmadığımı bilmek güzel ve bu bana yeterli bir işaret sonuçta tesadüf diye birşey yok =) Şu an 2. kere iyice sindirmek için okuma hazırlığındayım önce kitapta yeterince hakim olmadığım konuları araştırma içersindeyim. Bi sorum var…Kitapta İsis’i gördüğünü yazmışsın ( gerçekten görüp görmediğinin ayrıca merakındayım meditasyon esnasında fln mı gördü acaba diodum aynı merak Hz. Muhammed’in resmi içinde geçerli=)) ama erkek bir melek olarak geçiyor. Ben İsis’i tanrıça biliyordum Osiris’in kardeşi ve karısı olarak? Bu bilgi çelişkimi giderebilir misin? Bu arada KDK leri sabırsızlıkla bekliyorum çatlicam meraktan!!=) TDG ailesine sevgiler Azade…=] Bu arada slayta ordinary day şarkısı cukk oturmuş =))

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
18
2008
21:46

bugüne kadar allah la arama kimsenin perdekoyamıcana inanıyordum bugün bunu yeniden doğruladım kitabınız insanı semalara dogru cıkarıyor yüreyinize saglık

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
19
2008
12:44

Nasıl oluyor da konu ile hiç ilgisi olmayan bir eğitim sürecinden ve ve bu denli modern bir imajın kaleminden çıkıyor bu birikim? hayret doğrusu.. Çok ilginçtir ; ben kitabını okurken hep dt ile senin aranda geçen dioloğun gerçek olmuş olma ihtimalini düşündüm..hala da o şüphe ortadan kalkmış değil :)evet herkes gibi benim de hayata ve dine bakışıma çok şeyler kattın..teşekkürler dt’nin küçüğü!!!

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
19
2008
12:50

Üniversite…

Bugün birşey öğrendim…ve sormadan edemeyeceğim sanırım. Severek okuduğum TDG kitabınızın kapak içerisinde size ait bilgilerin oldugu bölümde MSÜ End.Ür.Tas. bölümünde yüksek lisans yapmış oldugunuz yazıyor ancak sizin o bölüme kayıt yaptırdığınızı ve bölümde kesinlikle okumadığınızı söylediler. Okumadığınız bir bölümü orada belirtmiş olmanızın sebebi ne olabilir? Sizin prestij peşinde olmadıgınıza emin olmak istiyorum aslında…neden böylesi basit ama gerçek olmayan bir ayrıntıyı belirtme gereği duydunuz? Bu yazdıklarım çok önemsiz gibi görünüyor olabilir ama bence bu ince detaylardır biraz da insaların bizler hakkında fikir almalarını sağlayan… Yanılıyor muyum?

Peki, biraz da üniversite ve öz-geçmiş sohbeti yapalım : )

Kitaptaki özgeçmişim elimde, ona bakıyorum şu an, İstanbul İletişim’i “bitirdi”, Mimar Sinan’da ise yüksek öğrenim “gördü” yazıyor. Okuyucumuzun özgeçmiş dilinde, bitirmek ile öğrenim görmek arasındaki farkı bildiğinden eminim. Yazarlıktan önceki özgeçmişim 4-5 sayfa kadardı. Lakin benim en sevdiğim özgeçmişim Türklerim Diken Diken Oldu’nun arkasında yazandı. Özgeçmişler bizde genelde destan dilinde yazılır. Ben şöyle birşey yazmıştım:

“1974 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni  bitirdi, Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’ndeki yüksek lisans eğitimini bitiremedi. 9 yıl boyunca markalar için yeni fikirler buldu. “Bu çocukta gelecek var” dedikleri sırada o, yazmaya âşık olmuştu ve kariyerini
bitirememekle meşguldü. 2002’de ilk kitabı Yıl 2binyüz2’yi bitirip piyasaya sürdü. Okur ‘güzel bir kitap, süper başladı ama yazar sonunu iyi bitirememiş’ dedi. Akşam gazetesinde yazmaya başladı, bitiremedi, yenibir.com’a geçti. Tam sevildi falan derken burada yazarken kitabımı bitiremiyorum dedi ve orayı da bitirememiş oldu. Neredeyse bu özgeçmişi bile bitire…….”

Bitiremediğim pek sır bir durum değil sanıyorum : ) Bendeniz için binlerce şey söylendi bugüne kadar. Geçen gün yayınevinin telefonunu ben açtım. Telefondaki kişi alo demeden, buRAK özDEMİR diye biri yok değil mi dedi bana: ) Eeee ben var diye biliyorum dedim, ne diyebilirim. Kendimi tanıtmadım fakat 10 dakika boyunca gerçekte olan biri olduğuma inandıramadım. Başaramadım efendim. Kişi telefonu kaparken beni asla ikna edemezsiniz. Bir alime yazdırdınız bu kitabı fakat başına bişey gelmesin diye de bu-öz diye bi isim uydurdunuz diyordu. Şimdi bir ses sana gerçekte olmadığını söylerse, aslında var olduğunu ispat etmek hiç de kolay olmuyor : ) Yahu dedim çocuğun sitesinde resmi de var. “bu-öz’ün resmi öyle mi? Hadi canım” dedi. “Kimbilir nereden aldınız o resmi…”

Tanrı’nın doğum günü sürecinde hakkımızda herşeyi duyduk fakat “okulunda hiç okumamış olmak” bana da sürpriz oldu : ) Madem öyle, aşağıda 3 senelik bir “rüyamı” paylaşayım izninizle. Mimar Sinan maceramı. Hayatımın 3 yıllık önemli bir kesitini. Yanlış anlaşılmasın, sadece kayıt yaptırıp, eve gidip yatıp, uykumda gördüm bu anlatacaklarımı : )

*

Bir kuruluşun marka konumlandırmasının üzerinde 3 yıl çalışmıştım. Ve ortaya çok keskin çok iddialı bir hamle planı çıkmıştı. Kuruluş Türkiye’nin en büyük 5 sanayi şirketinden biri, öneri de bu kadar keskin bir öneri olunca, firmanın CEO’su bana, seni aslanların önüne atacağım, ancak onları aşabilirsen bu projeyi uygulayabilirim demişti. Akademisyenler, sosyologlar, araştırmacılar, istatistikciler, (rakip) iletişimciler, firmanın yabancı ortakları vs. Onlarca kişilik komisyonlar kuruldu bu amaçla. Bunların hepsi, alanlarının gerçekten önde gelen, kamuoyunun çok iyi tanıdığı profesör düzeyinde isimler. Bir tam gün süren toplantılarda, bu komisyonların önüne çıktım ve stratejimi sundum. Kavga-dövüş, can-hıraş sunumlardı hepsi. Şirketin yabancı ortağına “Milli şirket” stratejisini kabul ettirmeyi, bırakın sunmak bile çok büyük bir cüretti. Sonunda yabancılar olsun, Türk uzmanlar olsun, herkes, istisnasız stratejiyi kabul etti. CEO’ya hepsi ayrı ayrı yazılı raporlar vererek “budur” dediler. Herkesin farklı düşündüğü bir konuda, bu kadar farklı eğilimi tek bir fikir çatısı altında buluşturmayı başarınca, tabi havalara uçtum, 24-25 yaşlarındayım, aslanların arasından tek çizik almadan geçmişim. Benden mutlusu yok.

Aslında o kadar eleştirel insanın, söz konusu yaklaşıma itiraz edememelerinin nedeni, stratejiyi kurgularken onların temsil ettikleri disiplinleri de işin içine katmış olmamdı. Yaklaşımın multi-disipliner bir anlayışta hazırlanmış olmasıydı. Merak edenler için not, strateji hayata geçti ve firmanın kurumsal tarihine resmi olarak kaydedildi. Biz buna mutlu son diyoruz : )

İşte bu sunumlardan birini bitirmiş, kan ter içinde, laptopumu toplarken, arkamdan bana “Tebrik ediyorum seni genç adam. Bizim tam da senin gibi bir beyne ihtiyacımız var” diyen bir ses duydum ve döndüm. Konuşan kişi Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Tasarım bölüm başkanıydı. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken konuşmaya devam ediyordu “Bizim bölümde yüksek lisans yapmanı istiyorum. Bizden birşey öğrenmen için değil, bizim bölüme “strateji”yi öğretmen için istiyorum ve davet ediyorum seni. Beraber büyük bir değişim yaratacağız seninle. Bizim prof.lara strateji ne demek onu öğreteceksin” diyordu ses. O, bunları dedikçe ben küçüldüm, hocam onur duydum fakat ne haddime diyorum ama dinlemiyor beni. İlk iş hocalara dönük bir seminer hazırla ve bitirdiğinde bana haber ver dedi. Daha sonra da arayıp sıkıştırdı, kaçamadım. Hoşuma da gidiyordu elbette fakat haliyle çekiniyordum. Sonunda bir ders içeriği hazırladım ve hocayı aradım. Size göstermek istiyorum bir bakın, ihtiyacınız olan böyle birşey midir, sizin yorumunuzu alır ona göre devam ederim dedim. Tamam dedi. Randevulaştık. Ben laptop’umla hocanın odasındayım. Heyecanlıyım bakalım ne diyecek… O sırada unutmam asla mümkün değil, hoca sekreterine seslendi:

- Necla!

- Efendim hocam?

- Hocalar hazır mı seminer için?

-Hazırlar hocam, büyük salonda toplandı hepsi.

!! Ben zıpladım yerimden. Hocam ama hani ilk size gösterecektim? Daha çalışacaktım üzerinde? Diyorum ama nerde…:)

Salona bir girdim ki, gerçekten de prof’lar, doçent’ler, öğretim görevlileri salon ağzına kadar dolu ve içeride tek bir  öğrenci bile yok! Bölüm başkanı söz aldı ve öyle bir takdim etti ki beni, yerin dibine girdim, kimsenin yüzüne bakamıyorum. Bu çocuğun adını çok duyacaksınız, her kelimesinden birşey kapmaya bakın, şirket başkanları o ne derse onu yapıyor, dinleyince ne dediğimi anlayacaksınız diyince artık dayanamadım, hocam beni çok fena hedef gösterdiniz dedim : ) 3-4 saatlik bir sunum oldu. Sunum sırasında ne konuştuğumu hiç hatırlamıyorum. Sadece bittiğinde anormal bir alkış koptuğunu, hocaların etrafımı sarıp bana sarıldıklarını hatırlıyorum. İçlerinden birinin adam köpekbalığı gibi bakıyor dediğini hatırlıyorum. Tam da ihtiyaçları olan birşeymiş bizim insana odaklı strateji anlayışı. Muhteşem bir gündü. Bölümdeki ilk günüm böyle başlamıştı. Strateji seminerlerini daha sonra öğrencilere ve diğer hocalara dönük olarak birçok kereler tekrarladık ve benim de macera böyle sürüp gitti. Bir çok bitirme projesinde jüride yer aldım ki en keyifli kısmı buydu. Böyle bir üç seneyi “sadece kayıt yaptırdı” olarak adlandırmak, sanıyorum buna insan “dehası” deniyor : )

Seminerlerin dışında, ben sadece vermek değil almak da istiyordum. Yaşımız genç. Öğreten insan olmanın özel bi cazibesi hiç yok, ben öğrenen insan olmayı her zaman tercih ederim. Bu nedenle bana verilen görevin ötesine geçerek endüstri tasarımını öğrenme hedefi koydum kendime. Hem vereceğim, hem alacağım dedim.

Duvara asabileceğim bir en-tas diplomam yoktur, lakin bu işi Türkiye’nin tasarım duayeni Önder Küçükerman’dan öğrenme şansı bulabilmiş biriyim. O kişiler derslerde beni görmemişlerdir, doğrudur. Tanrı’nın bir lütfu olarak, bizzat bölüm başkanının kendisinden dersler aldığım için. Demek istedikleri normal bir öğrenci profilinde olmadığım, özel bir öğrenci olduğumsa, okul tarihinde endüstri tasarımı yüksek lisansına kabul edilmiş tek iletişim mezunu olarak bunu kabul edebilirim. Ben okulun ilk iletişimcisi olarak, bölümün kurucusu tarafından özel hazırlanan bir eğitime tabi tutuldum. Belki de bunu anlatmak istemişlerdir fakat dilleri bu kadar dönebilmiştir. Kimbilir : ) Sevgiyle efendim.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
22
2008
13:39

Örtmenim… Örtmenim…:)

Uzun süredir hiç bir kitaptan tatmin olamayan bana ilaç oldu bu kitap.Bir haftadır yudum yudum içiyorum,kitap bitmesin diye…yayınevini aradım duygularımı paylaştım..10 tane daha aldım kitaptan dostlarımla paylaşmak için,bir günde tüm kitapları ulaştırdım.Ben ki cep telefonunda konuşmaktan hoşlanmayan biri saatlarce anlatım sevgi dolu insanlara.Nasıl ruhum mutlu oldu kendimi çoook zengin hissettim.Zaman zaman bazı şeyleri konuşurduk arakadaşlarla ve ben hep tanrı sevgisini yürginde taşıyan biri olarak kendimi buldum kitapta.Çelişkisiz ve dosdoğru…Çok düşündüm okurken: kurgu mükemmel ,tüm sadeliğiyle.Kitap okumak ve paylaşmak insanlarla çook güzel.ÇOOOK TEŞŞEKKÜR EDİYORUM. Hz.ALİ’nin bir sözü var çok severim:”insanlara teşşekür etmek ALLAH’a şükretmektir”Beyninize ve yüreğinize sağlık.Öğretmen A.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
29
2008
09:40

Uzayda bir yerlerde yaşıyorum. sevgiler dünyaya..

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Ağu
29
2008
10:17

İranlı kardeşimizden…

Evet, anons ediyorum: bitirdim! Diyecektim ki, “kitabi bitirdim”. Ama diyemem, çünkü açikçasi, bence bu bir “kitap” degil. Kitap dedigin, Savas ve Baris’tir, DaVinci Sifresi’dir, ne bileyim, 21 Günde NLP’dir :))  Okugdugum sey tanimlardan çok uzakti. O yüzden de fazla üzerine gevezelik edemeyecegim. Hala hazmetmeye çalisiyorum (ki kolay bir sindirim için çok da yavas okudum, son mailimden epeyi zaman geçti ondan da belli olur :))
Iste bu kadarmis! 3D bir filmi izliyormusuz hep ama gözlük yanimizda yokmus. Seyretmisiz ama nafile! Gözlük için sana ve tabii DT’ya sükranlarimi sunarim. Simdi rahat bir nefes alabilirim.

Bir dipnot hakkim varsa eger: sondaki arapça harfler, arapçanin kendisinde sagdan sola gider, kitapta soldan saga idi, var mi özel bir nedeni? Yoksa eger bu ukalaligimi hos görün :) Hepimize sevgilerimi sunarim :) Elif, Lam, Mim’leri bağımsız sembol harfler olarak yer verdik, altlarına Türkçe’lerini yazabilmek için soldan sağa dizdik efendim sevgiyle

yazan: buRAK burası: okuyanlar |
Ağu
31
2008
21:52

sevgi…

tanrım hatırlattığın için teşekkür ederim. alllahımm çok şükür.sevgiler dona

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
02
2008
07:20

Herşey zamanında güzel…

Boyle bir kitabı, nasil bu kadar gec farkedebildigime inanamiyorum. (Ama dogru zaman buymus demekki diye avutuyorum kendimi) Ne zaman yazilacak ve acaba kim yazacak diye bekledigim kitap yayinlanmis kac baski gormus, ben yeni bulup okuyorum. Olsun yine de cok sukur. Kitap hala elimde bu gece biter sanırım(ama keske bitmese diyorum)

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
02
2008
07:20

Merhaba, sana inanıyoruz ve onurunu paylaşmaya hazırız. Allah sana güç kuvvet ve bol neşe versin ve de sağlık tabii :)) Çok çok sevgiler.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
13
2008
17:33

sureklı sorgulayan merak eden ınsanlar ıcın bu kitap aslında bir cevap olmuş.Bir arkadaş almış dınden çıkacağım diyerek al sen oku dedi.Yok ne dinden çıkması bence daha da kuranı okumaya yaklaştırıyor.Eline yüreğine sağlık buRAK

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
16
2008
12:00

Kişisel din gelişimimde bugüne kadar 2 kişi etkili olmuştu. (Allah rahmet eylesin) Dedem ve (Şöhrete, siyasete, egosuna yenik düşmeden önceki) xxxfalanfilancaxxx. Sen de 3. oldun. Allah zaman zaman “ey kullarım bazı şeyleri yanlış biliyorsunuz. Doğrusu budur” diyecek birilerini gönderiyor. Şimdi sıra sende.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
16
2008
12:40

….

okumayı dun gece bitirdim ama hala dusunuyorum. tuylerin diken diken ola ola okudum kitabı ve kitap bittiginde agladım. inanılmaz tarif edilemez bir his bu. nasıl bir dusunce nasıl bir hayalgucudur bu yaa. ve şuna da içten inanıyorum ki gercekten sen bir indigo cocuksun. :) yuregine saglık.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
16
2008
12:46

Teşekkürler…geçmişim, şimdim, geleceğim için ..Sana daha öncede yazmıştım. Sana herkes birbirinin Hızırı bu dünya da sende benim Hızırım oldun demiştim. Kitabın Kars da yok da demişdim.Gelmedi biliyormusun? Kitabını tam 10 kez aldım. Sıkıntılı arkadaşım olduğunda al bunu oku ve hayatını, dünyanı,her yaratılanı, dinini ve Tanrı’ nı tanı ve sev. Bitince konuşalım derdim. Bu kitapda ki huzur kısmında… Tanrı’ nın sen huzurun için elinden geleni yap ve gerisini bana bırak sözü hayatımı değiştirdi. Ogün bir sürü ödeme ve taksitim ve aileme bakarken mutsuz olduğum işimden, mail yolu ile istifa ettim ve Tanrı’ ya :ben üzerime düşeni yaptım. Gerisini sana bırakıyorum Rabbim dedim.ertesi gün büroya gittim evraklar hazır ve 1 yıldır çalıştığm firma 20 000 ytl verdi. Eve gelip bilgisayarı açtığımda ise mailiniz gidemedi yazısını gördüm ve ben şok şok şok. ayrılış nedenim olan müdürüm benden gizli işler çevirmişde yapmış bunu tuzak yani. İşin en güzeli benim istifa edeceğimi bilseydi kuruş vermezdi. Hemen 2 hafta sonra 2 katı maaşla daha büyük bir firmada işe girdim. Ben huzurum için üzerime düşeni yapmıştm ve Rabbim beni ödüllendirdi. Borçlarla kalmaktansa bana hem 20 000 ytl hemde daha iyi bir iş verdi. Sen çok kişiyi değiştirdiğinden habersizsin belki ve herşeyin,her olan şeyin bir nedeni var mesajın çoğu uçuruma giden gençliği tuttun, kitap okumayı sevdirdin tekrar.Senin ve eşin için tek söyleyeceğim şey :Allah(C.C) sizden razı olsun. Önce kalp gözümüzü açan size, sonrada Sizi yaratan ve bize ulaştıran Rabbime binlerce teşekkürler…Bence bir ekip oluştur ve bu ekipşe açıl yeni denizlere… bu arada ekip için ben ilk gönüllüyüm.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
18
2008
12:15

İnanması güç…!

TDG’ nü oluşturan nası bi bileşim bu??? Dünyalı değil sanki….
1001 antenli bir algıla-yansıt bilgeliği, Matrix tarzı bir bilgi devinimi, Extra lezzetli bir dil, iç sesimizi dinler gibi samimi ve derinden, egoyla dengeli bir işbirliği, Hızır misali tam zamanında, hepsinden çok da bahşedilmiş bir “blessing” ….
Bu şoku atlatıp sindirme devresine geçmek zaman alacak! :)

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
18
2008
12:18

Artık bende varım…

slm.yaradanımıza bir kez daha şükür vesilesisin inan.sitemizden biliyorum böylesi cümleler senin için çok alışıla geldik ama değinmeden geçersem haksızlık etmiş olacağım.gözlerimizin ve gönlümüzün bu kitap sayesinde açılması tam da ihtiyacımızın olduğu günlere denk gelmesi daha da müthiş keyif verdi.önce ellerine sonra da yüreğine sağlık iyi ki varsın.en sıkı takipçilerinden biri olacağım bilesin.

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Eyl
19
2008
21:27

BAHAR’CIM TORUNUMUN DOĞUM GÜNÜ BUGÜN…

AYHAN EGE KAYA
19 . 09 . 2006
İYİKİ DOĞDUN
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN

SENİ ÇOK SEVİYORUZ
KAYA AİLESİ

ayhan1.jpg (1 MB)

yazan: misafir burası: okuyanlar |