Tem
23
2007
02:24

Yalçın’dan…

buRAK kardeşim ben avukatım,teklifimi kabul ederseniz sizi üzenlere fazla tepkili olmayınız,susma hakkınızı kullanın.Sizi sitede biz savunalım.Kendinizi lütfen sükunet içinde tutmaya gayret ediniz.İnşaallah işin sonuna kadar arkanızda olacağız.Sizi çok seviyorum.Selamlar…
olmaz_asla.gif

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
02:29

Başak’tan… (Başak rahatsızlığın nedir?)

Sevgili yol arkadaşım,
Yarın yine hastaneye dönüyorum ve gitmeden keyfini yerine getirecek (umduıum) 3 adet fotoırafı yollamak istedim sana.

1.si annemin TDG ile tatile çıkışı_gizli çekim. 2.si kedim ışııın(evet adı ışık abisi)kitaba olan ilgisi(tamamen spontane çekildi,zorlama yok asla :),3.sü ise Burgazda gezerken öylesine telefona takılan bir açıydı ve lakin sonrasında Tanrımın yarattıklarına fazla aşk duymamı saılayan bir fotoıraf oldu.Dilerim gülümsetir :)

Bu hafta Tanrısal boyutta inanılmaz fazla deneyim yaşadım.Çok heyecanlandım ve seni bi nebzecik olsun anladım diyebilirim.Galiba kitabı okumanın tekamül boyutumuzla(hazmederek okumak tabii)ilgisi var?

Çok önemli bir husus ise secret ve secret hakkındakiler hakkında yazıma birebir ve çok ihtişamlı bir yanıt gelmesi.Direk ve bariz hissettim zaten koyu renkteydiler yazılar :))),Tırsmadım desem yalan ama sonra sevindim.
Şizofrenik bir ruh hali işte :():

Bu arada yorumlarımın hiçbirinin … Ceylanın hazırladıkları arasına girmemesi olayını da uzun bir ego savaşından sonra(evet hala egom var benim :( )anladım.Fazlasıyla kişisel ve cıvııım.Evet öyleyim :))))ve mutluyum böyle.

Haftaya tekrar görüşünceye dek dilerim saılıklı,mutlu ve huzurlu bir hafta geçirirsin inşallah.
Haa bu arada seni seviyorum _ihtiyaç deıil ;) içten gelen.Sanki biz(hepimiz) birbirimize görünmeyen kordonlarla baılı kocaman bir çember insanmışız da elele tutuşup ışıklar içinde dansediyormuşuz gibi birşey.
Hoşça kal :)

Başak :o)_Tanrı’nın espri vazifetörü(kanımca)

burgaz.jpgtdgisik.jpgtdggisli.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
02:42

Sitemiz…

Sitemizin tekil ziyaretçi sayısı 30 bine ulaştı.
İşte Tanrı’nın doğum gün-lüğü’nü takip eden ülkeler…
countries.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
12:58

Zoakbulut’tan…

sn.buRAK bey tanrının doğum gunu kıtabınızı okudum. Fikirler gayet güzel. Ama tasavvufun ögretisini bildiğinizi varsayıyorum. bir konuyu merak ettim. Bu kitabın esas yazarı kim? zira Kurandaki kelimelerin anlamını bu denli vermenız cok iyi bir arapca bilmeyi hatta arapçadan ziyade kuran lisanına vakıf olmayı gerektirir. Bu yaşta bu denli bir bilgiyi ilahi vahiye bağlarsanız burada durmak gerekir. Ama geçmiş ten gelen tasavvufi bilgilerin ve bilginlerin söylemleri nin derlenmesi ve günümüze uyarlanması biçiminde bir çalışma ise saygıyla karşılıyorum. geçmiş den günümüze gelen tüm dinlerin veya inançların şeriatının yanında hep birde tasavvufu olmuştur. Bu tasavvufi düşünceleri bilmek gerekir. bu cesetle ruh arasındaki bir ilişki gibidir. saygılar

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
13:49

Elif’ten…

Dilerim Tanrı’nın doğum günü çok yakın bir zamanda sadece Türkiye’de değil tüm dünya dillerinde de en çok okunan kitap olur…Çok teşekkürler…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
16:47

Seçimin ardından… Toplu Okuma Günleri -1-…

Sevgili dostlarım, seçim sürecini geride bıraktık.

Siyasi iktidar, benim beklentimin 2 puan altında oy aldı. Sonuç hiçbir şekilde küçümsenebilecek gibi değil. Halkın mukaddesleriyle alay eden Marjinal Türklerin şapkayı önüne alıp bir muhasebe yapmasının vakti geldi de geçiyor. 70 milyonun 17 milyonu aptal olamaz dostlar. Halkın tercihlerini küçümseyerek bu durumun üstesinden gelmeye çalışmayınız. Çalışırsak ne olur, hayat bize 47 rakamıyla anlatamadığını 80′le anlatmayı deneyecektir. Zamanında 34 rakamını gereken değeri vermediğimiz için. Yargılamak yerine anlamak ve buna göre hareket etmek zorundayız.

Benim sözüm samimi duygularla sokağa dökülen, mitingler düzenleyen fakat bu güzel hareketinden beklenen karşılığı alamayanlar modernist dostlarımıza. Şule ablamıza mesela. Telefonda karalar bağlayan sevgili Aysun’a. Ve sonuçlardan mutsuz olan herkese… Gönlünüzü ferah tutunuz dostlarım. Bizim için en hayırlı olan olmuştur. Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor. Tanrı’nın doğum günü ile değişimin düğmesine basan “merci” her kimse, bu seçimin sonuçlarını böyle uygun gören adres de aynıdır. Korkularınız yükseldiğinde şunu her zaman aklınızda tutmanızı isterim: Biz buradayız.

Neden bu sonuçlar böyle uygun görüldü peki?
Çok açık dostlarım. Sır, insanoğlunun kodlarında gizli. İnsan, birşey ciddi bir tehdit haline gelmeden onu ciddiye almaz. Bize zelzeleler yetmez, biz düşünmek, taşınmak nerede yanlış yaptık demek için deprem görmek isteriz. Marjinal kesimlerin İslam’a önem atfetmesi ve Tanrı’nın doğum günü’nü ciddiye almaları için böyle büyük bir depreme ihtiyaçları vardı. Ve istekleri gerçek oldu. Hepsi bu.

Mitinglerle sokağa dökülen ve bugün sonsuz bir hayal kırıklığı yaşayan dostlarımız, Tanrı’nın doğum günü’ne dört elle sarılsınlar. Ve unutmasınlar. Herşey kontrol altında, herşey yolunda…

Altanlar UFO Gözlemevinin kurucusu Çetin Altan ustanın dediği gibi:
Enseyi karartmayın : )

Şimdi hepimize bir ödev. Toplu okumalarımızın ilkini gerçekleştireceğiz.
Bugünden itibaren bu hafta, kendini kendinize yada dostlarınızla;
Dona’nın laik kesimlere dönük mesajlarını tekrar okuyunuz.
Bu satırları okumanın tam vaktidir.
Artık hayatımızda TDG var ve yaşadığımız bu süreci eski alışkanlıklarımızla değil elimizdeki yeni bilgilerin süzgecinden geçireceğiz.
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
17:17

Ayşe’den…

Bundan 1 hafta önce noldu biliyomusun. bankaya vermem gereken para var ama benim param yok o ayrı her zamanki gibi.. neyse.. aradılar gelinde bi konuşalım dediler. iyi dedim gittim. nüfus bilgileri eskiye aitmiş bari yenileyelim dediler, kadın bana yeni formu uzattı kimlik bilgileri yazın dedi.aldım kimliğin ön yüzünü doldurdum, arka yüzüne geçince dini hanesine gözüm bir anda takıldıkaldı.

böyle asaletli harflerle İslam yazdığını gördüm o yazıyı sanırım ben doğduğumdan beri orda ama ilk kez hayatımda orda yazılan İSLAM kelimesiyle gurur duydum ve bana ifade ettiği anlam farklılaştı..yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu aynı anda da gözlerime yaşlar doldu. bankanın ortasında utanmasam ağlıcaktım..orda onu görmek o kadar hoşuma gittiki anlatamam..

bunda senin katkın çok büyük Allah razı olsun.:)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
17:25

Seçim süreci ve 3. faz…

Dostlar 3. faz çatışma/buluşmaya geçtik biliyorsunuz. Bunu bendeniz kendi kendime “3. faz ne olsa acaba? Hah buldum tamam çatışma olsun” diyerek bulmuyorum. Fazlar ve özellikle 3. faz, dünyanın enerji alanıyla bağlantılı bir süreç. Biz, faz bilgisi aracılığıyla Sur’a rüzgarı hakkında da bilgilendiriliyoruz. Bir tür meteorolojik tahmin bu. Yüzde yüz tutanlarından tabi. Hava ve “yol” durumu…

Önümüzdeki günler, özellikle “seçim” sonrası Türkiyemizdeki iç çatışmaların had safhaya ulaşacağı bir süreç olacak. Çatışma/buluşma… Biz toplumumuza bir çatışma teklifinde bulunmuyoruz. Zaten zihinsel çatışmanın ayyuka çıkacağız bir toplumda, biz bu kaçınılmazı bir buluşma ile sonlandırmanın yolunu sunuyoruz.

Siyasi arenamızdan örnek vermek gerekirse…

Kürt unsur, bu dönemde hepimiz biliyoruz ki parlamentomuzda grup olarak yer alacak. Kayda değer bir matematik içinde. Bu dostlarımız, güneydoğulu vatandaşlarımızın hislerine mi tercüman olacaklar, yoksa tercümanlıkları güneyimizin de güneyini kapsayacak mı, bunu hep birlikte göreceğiz. Dileğimiz halkın sesi olmaları. Fakat biliyoruz ki bu insanlar, ellerini kaldırıp indirmeye değil, oraya “birşeyler” söylemeye geliyorlar. Söyleyecekleri pekçok şeyin hoşumuza gitmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Teröristbaşı için af önergesi verilen bir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde vekillerimizi sinirlerine hakim olmaları gereken günler bekliyor.

Yeni parlamentoda İslami unsur da yer alacak. Dikkate fazlasıyla değer bir matematikte. Ve bu matematik, %49′u bulursa hiçkimse şaşırmasın… Seçimden sonra hem de önceki seçime nazaran daha yüksek oy alarak geldiğinde, İslami unsurun daha yüksek sesle konuşacağından emin olabilirsiniz. (Buradaki “İslami” terimini, Müslüman anlamında kullanmaktayım, lakin onlara Müslüman dersek diğerlerine gayri-müslim demiş oluruz ki bu yanlış olur. TDG okuyanlar İslam-Müslüman terim farkını iyi bilir)

23 Temmuz parlamentosunda elbette ki laik unsur da yer alacak… Kürt unsur, İslami unsur ve Laik unsur… Bir de milliyetçi unsur. Başka kimler girer, kimler çıkar, bu konuya bendeniz seçim araştırma şirketi olmadığım için girmemekteyim.
Lakin Türkiye’nin 4 kilit unsuru, fazlasıyla kutuplaşmış olarak birarada olacaklar ve bu dörtlünün biraraya gelişinin doğuracağı çatışma enerjisini öngörmek için kahin olmaya gerek yok. Türkiyemizi 23 Temmuz günü itibariyle tarihinde hiç olmadığı kadar tansiyonu yüksek günler bekliyor.

Bana hangi hükümetin başbakanı olmayı istemezdin diye sorsalar, hiç düşünmeden 60. yani müstakbel hükümetin başbakanı olmak istemezdim diye cevap verirdim dostlarım. Allah yardımcısı olsun… 60. hükümetin başbakanı ya kahraman olur… Yada kimse onun ismini çocuklarına vermez. Adını bir daha duymamak için…

Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Ortadoğu Projesi’ni Türkiye Cumhuriyeti’yle “açık açık” konuşmaya başlayacak önümüzdeki süreçte. Duyduklarınızın hoşumuza gitmeyeceğinden emin olabilirsiniz.

Bölünmek dostlarım… Çok değil, daha geçtiğimiz yüzyıla imparatorluk olarak giren bu toplum, psikolojik ve sosyolojik olarak Güneydoğusunun kendisinden göz göre göre koparılmasını kaldıramaz. “Şu sorunlu güneydoğudan bi kurtulsak, Avrupalı bir ülke oluruz” diyen marjinal dostlarımız, banyoya gidip yüzlerini yıkarlarsa çok iyi olur. Kitleler, bu sosyal travmaya engel olamayan tüm unsurlara engellenemez bir öfke besleyecektir çünkü. Kahin olmaya hiç gerek yok,bu durum Türkiye’nin tüm dengelerini alt üst edecektir.

Örnek vereyim isterseniz. Türk Silahlı Kuvvetleri… Bu yeni ve artık küçültülmüş Türkiye’de, ülkenin en güvenilir kurumu TSK olamayacaktır. Laik unsurun temel taşı yerinden oynadığında karşı kutup yani dini unsur güçlenecektir. Zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Siyasi iktidarın sahibi olması kuvvetle muhtemel olan İslami unsur da bu duruma seyirci olmanın bedelini fazlasıyla ödeyecektir. Bu durumda da meydan dini ve milliyetçi fanatizme kalacaktır… Ki bu kıyamet takviminin erkene alınmasıdır.

Maksadım içinizi karartmak değil dostlarım. Bu çatışmaların içinden, bir buluşma yaratmaya ne denli muhtaç olduğumuzu göstermek. İstiklal savaşını kazanmıştık çünkü o günlerde birdik, kendi içimizde böyle bölünmemiştik. Aynı kritik koşullar bugün de, hem de fazlasıyla geçerli…

Peki biz?
Peki biz neredeyiz?
Ne haldeyiz?

İstiklal barışına ihtiyacımız var bugün bizim…
Hem yurt içi-n, hem cihan için…

sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
17:31

Özkan’dan… buRAK’tan…

Merhaba buRAK, Öncelikle Tanrı’nın Doğumgünü kitabın misyonunu dört dörtlük yerine getirdi ve benim bir zamanlar kenara bıraktığım dinimle yeniden kucaklaşmamı sağladı.Fakat sitedeki bu son yazı beni biraz duraklattı… “the secret”çılar ve “tanrı’nın doğumgünü” ailesi olarak net bir bölünme yaratılmasıyla birlikte, bedel ödetmeler, isa gelmeden önce dünyayı yanıltma çabaları vb. söylemler açıkçası pek “dona” dan beklemeyeceğim bir seviyedeydi. Çünkü benim için Tanrı’nın sesi sevginin sesi gibi yumuşak ve bilgedir. Yaygaraya, uyarılara, cezalara yer yoktur. Sistem ve “sistem olmayan” diye de birşey yoktur. Çünkü Tanrı’nın karanlık görünen parçasını yine Tanrı’dan ayrı tutamazsın… Kaldı ki the secret’ı okuyanları bir “kurban” rolüne sokmak Tanrı2nın bize verdiği “özgür irade yasası” nı inkar etmekten başka bir şeye yaramaz. Herkesin özgür iradesi vardır ve her eylemini “öyle görünmese bile” bu yasa çerçevesinde gerçekleştirir. Hepimiz O’ndan geldik ve yine O’na gidiyoruz… Sapan yollar, uzayan yollar olucaktır, ama yok O’nun yolu. Eğer sitedeki uyarılar direk DONA dan geldi ise sanrım benim içimdeki sevgi tellerini daha fazla titretmeycek bir kaynak olucak, sen’in aracılığınla ve subjektif süzgeçinden geçen bir mesaj ise daha anlayışla karşılayabilirim sanırım… Sevgiler.

Sevgili Özkan, TDG’deki bilgelerle ilgili bölümleri tekrar okumanı önerebilirim. Sevgiyi yaşamak, pısırık olmamızı, olan bitene sessiz kalmamızı gerektirmiyor. Burada senin henüz farketmediğin bir tehlike var. Ve bu büyük bir tehlike. “Kaldıramayacağı yük yüklemez” ayetini tekrar düşünmekde yarar var. Hazır olmadığın bir bilginin senin kurtarıcın olduğuna inandırılırsan, evet sen kurbansındır. Özgür irade böyle istedi diyip kitleleri kendi haline bırakamayız. Dona kitabı okumayın demedi. Kitabı okuyanlar bunu da bilsin dedi. Bu ayrıma lütfen dikkat.

Sitedeki uyarı Dona’dan geldi. Şöyle şöyle olursa sevgi tellerim titremez, şartlı bir sevgi ifadesi. Biz daha kalıcı, şahsi inançlarla sınırlanmamış bir bağlılığı tercih ederiz. Benim sana önerim yolu yargılamadan önce biraz ona zaman vermendir. TDG ile olan bağın da dahildir bu sürece, kütüphanene kaldırabilirsin kitabı. Sonuçları gördüğünde daha büyük bir sevgiyle yeniden eline alacağına adım gibi eminim.
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
17:46

Enerji alanları dostlarım… Tam yazının üstüne…

“THY’nin İstanbul- Diyarbakır seferini yapan tarifeli yolcu uçağı havada arızalandı.”

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
18:01

Bu hafta önemli bir sırrı aydınlatacağız…

Dona T. kimdir? Ben neyim efendim?
Bu konuyu açıklığa kavuşturmamızın zamanı geldi.
Bu hafta, bir gün…
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
23
2007
18:30

İşlem tamamdır…

The “Secret” Declaration by Dona
document download

youtube link:

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:06

Geldiiiim…

birazdan mektup yağmuru var, biriktiler : )

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:19

Sevgili Murat’tan…

İyi akşamlar sevgili dostum,
Seçim sonrası tespitlerin ve vermiş olduğun anlamlı bilgiler için çook teşekkürler.
bazen hayat göründüğü gibi değil,kryonun bir insan gibi düşünmeyin kitabı aklıma geldi:).
birlik özellikle istiklal barış ruhu muazzam güzel.
seçim sonuçlarını görünce içimde fırtınalar kotu,şartlanmıilık gerçekten çok büyük bir dengesizlik,ama sağolsun sevgili dona buRAK hızır gibi yetişti,inan sakinleşip,sessiz düşünmemizde çook etkili oldun,tekrar tekrar allah razı olsun,3.fazı beklerken kitap dağıtımım sürüyor,her blgeye ve her insan grubuna ulaşmaya çalışıyorum,bu nasıl heyacan bu nasıl bir duygu…sevgi karşılıksız paylaşım.

babaeskiden murat

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:21

Eda’dan… Beni çok düşündüren bir;

Sevgili buRAK;
Sonunda birisine hiç ‘perde’siz konuşacak olmak bana umut ve huzur veriyor. Yazacaklarımı aynı yerden ilham ☺ alıyor oluşumuza bağlı olarak ukalalık olarak algılamayacağını umut ediyorum. Kitabı okudukça kimi beynimin ‘bildiğinin farkında olan’ kısmına ulaşmış kimi ise ‘hatırlanmak üzere saklı tutulan’ kısmında duran pek çok anahtarla, keşifle karşılaşıyorum. Ama kendi yoluma olan faydasından çok keşfettiklerimi kuran-ı kerim vasıtasıyla insanlara aktarabilecek olmamın sevincini yaşıyorum. Sanki rehberlere el kitabı gibi.
Üzerine çok öncelerden almış olduğun bu görev gerçekten zor,meşakkatli. Çünkü tekamülünü ‘örtüsüz’ paylaşıyorsun. Dikey tekamül sürecindeki insanların sayısı sabit kalacak çünkü bizler çoğalmak üzere değil yönlendirmek üzere geldik. Bu sırada senin vasıtanla yayılan ışık kimi yolları aydınlattığı kadar kimi gözleri kör edecek ve senin (kendilerinin) -öz-lerinden belki uzaklaşacak belki ona küfredecekler. Dileğim yorulmaman, üzülmemen…
Dualarım ve elbette öz’üm seninle.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:22

Demirhan’dan…

slm.Dostum kitabını dün aldım yada söyle başliyim kitabını epey zamandır okumayı öncelikli saydığım kitapların başına koydum nedense manevi bir duygu bunu mutlaka okumalısın diyordu.Başladım yarısına yakınım şu an.İslami tasavvuf konularında okuyan ve bu konularda fikir jimlastiği yapan biri olarak sana yazıyorum.Ve itiraf edeyim bir çok konuya genelde olmasada özelde harika farklı bakış açıları getirmissin.Yasım 30 ve acıkcası 33 yasında bırınden böyle bir kitap çıkması beni baya kıskandırdı yazar olmamama rağmen.Eminim kastettiğimi anlamıssındır.Bu bir kitap değil kağıda dökülmüş hazine.Kısa kesicem fakat maillerimle rahatsız etmektende gocunmıyacağımı şimdiden söyliyim.Hiç tarzım olmadığı halde bu şekilde yazıyorum.bilmiş ol. Kitab hakkındaki fikrini bir cümlede anlat deseydin şöyle derdim:
Kardeşim naptın sen yaaa
saygılar

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:24

Özgür’den…

sevgi hakkinda yazdiklarin cok guzel di gercekten, gercek kosulsuz sevgi ve ihtiyac ego doyuran sevgi arasinda ki farki cok guzel anlatmissin. gercekten sevdiklerini arkada birakip yola cikmak cok zor birsey. ilk zamanlar soyle dusunuyordum eet ben boyleyim ama annem babam kardesim neden boyle diil. neden ugrastigim sey onlarin ilgisini cekmiyor. neden arkadaslarim benim anlattiklarima bakip biyik altindan gulumsuyorlar. ne deli sacmasi seyler anlatiyorsun ozgur kafayimi yedin sozleri… abi bosver ya ickimizi icelim gece daha yeni basliyor. bunlar seneler once daha yogunluktaydi. simdi bakiyorum da insanlar daha ilgili daha aciklar herseye… bi de cok komik ben aydinlanirsam annem babam ne yapacakti bensiz diye dusunurdum. ne kadar saf cocuksu aitlik hissi dusuncelermis.

dedigin cok dogru buRAK sizi sadece ihtiyactan sevenleri arkanizda birakin, sensiz yasayamam diyenleri, ailenizi dost olduklarini soyleyip sizi dualitenin icine cekenleri, hırslilari, kiskanclari ve onunuze cikan her engeli birakin. sistem o kadar guzel isliyor ki zaten ya onlar sizi birakiyor ya da uzaklasiyorlar.. bu yuzden herkese mobydick romanini okumalarini tavsiye ederim bi insanin bir kaptanin inandigi yoldan giderken bir balinanin pesinden giderken nasil hayatini sevdiklerini arkada biraktigini gorun. bu arada (gerci yasdigim hicbisey yayinlanmiyor) secret hakkinda Dona’nin ne zaman cevap yazacagini merak ediyordum ve super bi yazi ile geri dondu. kolay zevklere ulasmanin kisa yolu. iyi dusun iyi gelsin ama sistem siyah beyaz soguk sicak devam ederken bu nasil mumkun olabilir. sicagi ogrenmeyen nasil sogugu bilebilecek. saol buRAK uyarilarin icin secret hakkinda ben dvd sini almistim ve waoww demistim herkes nasil mutlu sirri kesfedince. sir nedir sir karsiliksiz sevgidir. karsidan biseyler beklemeden gercek kalpten ortaya cikan sevgidir, hosgorudur yoksa araba dusun araban olsun diildir.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:33

Ada’dan…

İnsanlar okumadan nasıl yorum yapabilir anlayamıyorum.. süper bir kitap.. bence medyada daha fazla yer almalı ve daha çok insana ulaşmalı..
- Sevgili Ada, medyamızın şu anda insanoğlunu özgürleştirme projesinden daha önemli işleri var. Diğer yanda da medyadan çeşitli dostlarımızın bireysel ilgileri var. Davetler, talepler var. Lakin şu anda bunlara karşılık veremiyoruz. Her söyleşide daha yüksek perdeden konuşmak gibi bir ilkemiz var çünkü. Ve yeni bir söyleşi yapacaksak, Aktüel’dekinden daha yüksek bir mesaj vermeliyiz. Volume’u artırmalıyız. Şu anda bu çok önemli mesajın can kulağıyla dinleneceği bir ortam görmediğimiz için dostlarımızın eliyle yayılmayı seçiyoruz. Zaten bizim okuyucularımızdan oluşan ailemiz kendi çevrelerinde sözü dinlenen, çok güven duyulan insanlar olduğu için şu anda çok ve de en etkili medyaya emanetiz. İnsanın kendi sesine…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:34

Tuğba’dan…:)

dostum nerdesin?hergün sitemizi takip etmek,senin ve tüm dostlarımızın duygularını okumaya enerjisini hissetmeye öyle alıştıkki : ) ordaysan üç kere huuu huu dermisin : ) mutlu kal : )
- Geldim ya huuu : )

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:35

Ergun’dan… Bu çok iyiydi :)

Müthiş bir kitap tebrik ederim. Yalnız bir eksiklik gördüm.kitabın yanında kitabı almak istemeyenler içinde atlara takılan kapalı gözlüklerden insanlar için olandan vermelisinizki yaşamlarına daha iyi devam etsinler

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:36

Banu’dan…

Kadim dostum buRAK, Her gün, Allah’ ıma dua ediyorum senin için… Yalnız olmamak o kadar muhteşem bir his ki…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:45

Oya’dan… Bana işaret…

Merhaba buRAK Bey,
Siteyi hergun ilgiyle izliyorum.Bundan önce internette gazeteleri açip okurdum şimdi siteyi açip okuyorum.Cumartesi günü yine açtiğimda DONA’dan önemli yazisini okuyunca kalbim çarpmaya başladi ve hemen arkadaşlarima okumalarini söyledim.Bencede hayatta herseyin bir bedeli var bedel ödemeden nasil yaşamin kiymetimi bilebiliriz.O zaman arsiz çocuklar gibi gördügümüz herseyi isteyelim sonrada bir tarafa atalim….Insan hak ettigi şeyin kiymetini bilir vede korur…
Yaşantimiza açik gözlerle bakacak olursak bu yasanin aynen işledigini görürüz..Hepimiz iyi yada kötü[göreceli olarak] bu bedelleri ödüyoruz.Ben kendi hayatimda bu bedellerle büyüdügümü,farkindaligimin arttigini kişisel düsüncelerden çok bütüne yöneldigimi izliyorum…Bunun icinde sükrediyorum…..
Size sormak isteiğim diğer konu 3.faz hakkinda…Şu anda 3.faz hazirmi?Kitapcilarda bulabilirmiyiz?
Ben daha önce yayincidan sipariş etmiştim 2.faz geldi yani şu an piyasada olan kitap..Birbaşka öğrenmek istediğim konu eklenen bilgileri kitapta nasil bulacagiz?Bizleri bu konuda bilgilendirirseniz çok mutlu olacagiz..Ayrica 4.fazdan sonra hergun siteyi kalpçarpintisinla açacağim.Bize verdiğiniz müjde yilin müjdesiydi…….Tesekkürler
Sevgileyle kalin
Oya Tokcan

- İçerideyim. Bir ses duydum içimde. Bir isim ve soyad. Bilgisayarın başına geldim baktım ki o isim ve soyadla bir mail beni bekliyor. Bu mektup işte. Burada bana bir işaret var. Beni sıkıştıran kendi imtihanımla ilgili… Ne diim… Duydum seni Dona. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
01:51

Şule Abla göndermiş…

Tarlalara bırakılmış izler bunlar. Uzaylı dostlarımızın imza attığı iddia edilmekte. Siteye girin ve bakın. Gerçekten çok ilginçler…

circle.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
04:35

Benden…

Kulaklığımdan Host of Seraphim’in sesi geliyorsa sıkışmışımdır ben… Dokunsalar ağlayacak durumdayımdır. Ki zaman zaman da dokunurlar. Kara kara düşünüyorum. Karalar bağlıyorum. Sebep? O’nunla benim aramızda… Anlatmak istemediğimden değil, kimselere anlatamadığımdan.

Yüklü bir bulut. Ben neredeysem peşimde. Uyanıkken çöküyor üstüme karabasan gibi. Yok olmak, hiç var olmamak istiyorum. Kaçıyorum, yatağıma sığınıyorum. Uyursam peşimi bırakır diye. Dört dönüyorum. Yüzüstü yattığımda sırtıma çöküyor, sırtüstü yattığımda da yüzüme. Uyuyamamaktan yorgun düşüp, uyuyakalıyorum. Uykumdan uyandırıyor beni “ayağa kalk” diye. Koltuğa sığınıyorum. Karnımdaki bin ton yükle. Nefes alamıyorum diyorum, nefes almak istemediğin için diyor…

Bu ruh, bu bulut ben bunu çok iyi tanıyorum. Kendi gerçeğimden, kendi sırrımdan ne zaman kaçmak istesem bulur bu beni. Eliyle koymuş gibi. Dünyayı dar eder bana. Kaçarak yaşayamayacağımı canıma vura vura öğretir. Son ve tek bir çare bırakır. Bir kere de kaçmadan yaşamayı denemek. Kalan son ihtimalde. Buna yaşamak denirse.

1 sene kaçmıştım daha önce. Kaçmasaydım TDG 2005′te çıkmış olurdu. Canımı çok yakar ama teselli etmeyi de ihmal etmez. 1 sene kaçacağın hesabın içindeydi, takvimden geride değiliz merak etme diye. Hani var ya o çok korktuğum gün. “Buluştuğum gün”. Herşeyi anlatmıştı bana. İslam’ın İ’sini bilmediğim günlerimden birinde. İslam’la ilgili birşey yapacağımı fısıldamıştı bana. Ben İ’ demiştim tek bildiğim. Herkesin bildiği de zaten bu dedi. Kalan dört harf artık sende. Fol yok yumurta yok. Ben ne bilirim S,L,A,M hakkında dedim. Tam 1 sene. Kur’an’ı açtım. Gör, bak hiçbirşey bilmiyorum, anlamıyorum dedim. Günü gelmediği için dedi. Günü gelince de… “Şimdi aç bak ne görüyorsun?”. O an ne gördüklerimin birazından TDG çıktı işte. Bir gün önce hiçbirşey, bir gün sonra herşey. Bu böyle bir yük işte. Ne kadar çok araştırma yapmışsın diyorlar, gülmeli mi ağlamalı mı bilmiyorum. Ben aramadım. Ben buldum. Elimle koymuş gibi. Daha önce hiç adımımı atmadığım bir yerde…

Tanrı’nın doğum günü yayıldıkça ben köşeye sıkışıyorum dostlar. Sıkışmak ne kelime, kapana kısılıyorum. Bu doğrudan ona var ya. Eli gerçekten çok ağır. Dona T. kimdir’i açıklayacağız dedirtti bana, basiretimi bağlayarak. O günden beri ne yaşıyorum ne ölüyorum.
Alışverişe çıktık bana bugün. Seneler sonra yeni ciciler almaya. Hoşuma gitmedi değil. Hayata döneceğimi hissettim ama nerde… Bağdat caddesine gittik. Eşim mağazanın içinde. Bense dışardaki banka yığılmışım. Omuzlarım çökük, yüzüm asık. Düşünüyorum da düşünüyorum. Kara kara. buRAK’cım dedi bir ses. Kafamı kaldırdım. Eliyle yeri işaret ediyor eşim. Yere baktım tekrar. Ve evet. “Güvercinlerin ayağının ucuna gelmiş”. Kafamı tekrar kaldırdım. Caddeyi görüyorum boylu boyunca. Ve evet, koca caddenin tek güvercinleri bunlar. Gene bulmuşlar beni. Karıştığım o kalabalığın içinde bile. Elimi uzatıyorum. Dostluktan değil kaçsınlar diye. Kaçmak mı nerde? Büsbütün yanaşıyorlar.

Anlayacağınız, bir oh çeksem dağlar oynar yerinden günlerimdeyim dostlarım. Yine, yeni, yeniden…
sevgiyle
yorgunlukla
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
12:56

Elif’in gönderdiği ayetler… Sağol Elif’cim…

Sevgili buRAK,
Sana ve TDG okuyanlara ilerideki günlerde yardımcı olması umuduyla Kur’an’dan şu ayetleri hatırlatmak istiyorum.
51 Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla yahut perde arkasından konuşur; yahut da bir resul gönderir de kendi izniyle dilediğini vahyeder. Yüceler yücesi O’dur; hüküm ve hikmet sahibi O’dur. (Şura)

41 Seni yalanladılarsa şöyle söyle: “Benim yaptığım bana, sizin yaptığınız size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım.”
42 ıçlerinde sana kulak verenler de vardır. Peki, sağırlara sen mi işittireceksin? Hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa!
43 Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körlere sen mi kılavuzluk edeceksin? Hele, kalp gözleriyle de görmüyorlarsa!
44 Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Ama insanlar öz benliklerine zulmediyorlar.(Yunus)

10 Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı-alçak,
11 Alaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,
12 Hayrı engelleyen, sınır tanımaz-saldırgan, günaha batmış,(Kalem)

26 Güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Dahası da var. Onların yüzlerine kara da bulaşmaz, zillet de… Cennetin dostlarıdır onlar; sürekli kalıcıdırlar orada.(Yunus)

26 ınkâr edenler, kalplerine öfkeli taassubu, o cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise huzur ve mutluluğunu resulünün, inananların üstüne indirmişti. Onları, takva kelimesine bağlı tutmuştu. Zaten onlar buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir. (Fetih)

62 Gözünüzü açın! Allah’ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.
63 Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.
64 Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah’ın kelimelerinde değişme/değiştirme olmaz. ışte budur o büyük kurtuluş. (Yunus)

99 Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların tümü toplu halde mutlaka iman ederlerdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın!
100 Allah’ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.(Yunus)

45 Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara sadece Kur’an’la öğüt ver.
(Kaf)

51 Şu bir gerçek ki, biz, resullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında hem de tanıkların ayağa kalkacakları gün mutlaka yardım edeceğiz.(Mümin)

89 Artık sen onlara aldırma. “Selam!” deyiver. Yakında bilecekler.(Zühruf)

21 “Bana inanmadınızsa bari benden uzak durun!” (Duhan Suresi)

Bu ayetlerin çoğu bir müslüman kardeşimle aramda geçen iki yazışma sırasında
Kur’an’ın bana yardımcı olan ayetleri. Daha önce Kur’an’ı baştan sona birkaç kere okumuştum ama Kur’an’da nerde ne yazdığını bilen bir insan değildim. Fakat, yazışmanın olduğu sıralarda Kur’an’ı rastgele açıp hergün birkaç sayfa düşünerek okuyordum. Yazışmadaki ayetler tam da o günlerde okuduğum ayetler olduğu için bunları hatırlayıp maile koymak benim için hiç zor olmadı.

Sevgiyle kalın,
Elif

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
13:54

Küçük bir kardeşim oldu…

Mert çok özel bir çocuk. Hani yazdım ya dün, içerideyken içimden adını duyduğum bilgisayarın başına geldiğimde de onun adıyla gelen maili bulduğum kişi. Annesi Oya hanım da bizim çok özel okuyucumuz. Ona da içsesi Mert için beni aramasını söylüyormuş. Böyle bir sıradışı durumumuz var Mert’le. Annesinden rica ettim, bizi tanıştıracak.

Bir de sitesi var bu özel çocuğun.
http://www.mert.sup.fr/
Sitesine bayıldım. Yaşama sevincine. Mizah anlayışına. Çok bilge bir çocuk o.
Mert’cim, sen dört dörtlüksün. Galatasaray’lı olmanın dışında hiçbir kusurun göremedim.
Beşiktaşlı buRAK abin
bjk.jpgmert.JPG

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
16:08

Para konusuna biraz daha açıklık getiriyoruz… Leyla’ya…

Sevgili buRAK,
Bazı meraklarımı gidermek için sana bu maili atıyorum. Muhtemelen beni hatırlarsın. Siteden tavsiye ile TANRININ DOĞUM GÜNÜ isiml kitabınızı okumaya başlamıştım. Hala da okuyorum. Ben dahil kitabı okuyan bir çok kişi bu kitabı birilerine tavsiye ediyor.
Ancak kitapta bir bölüme geldim ki sorgulama yönüm gelişti sanırım. Dona hesabınıza aylık 100 bin dolar + KDV olmak üzere 6 aylık peşin yatırmış idi.
Kitabının 21.00.-YTL olduğunu ve hergün birilerine tavsiye ettiğimizi düşünecek olursak pahalı buluyorum.
Bu konudaki düşüncelerini merak ediyorum. Selamlarımla…
Not: Bunu sorgulamam kitaptan şüphe duyduğum için değildir. Kitapta anlatılanlara % 100 inanıyorum.

Sevgili Leyla,
Bu vesileyle şu para konusunu biraz daha açıklığa kavuşturalım. Ülkemizdeki yayıncılık piyasasının gerçeklerini paylaşalım hep birlikte. Hayatında bir yazarın gelir gider tablosuyla bu kadar şeffafça ilk defa karşılaşıyor olmalısın hazır ol : )

Efendim kitabımızın kitapçılardaki satış fiyatı 21 YTL.
Kitabımızın yayınevinden DR gibi, Remzi gibi büyük kitapçılara toptan satış fiyatı ise yaklaşık 11 YTL.
Yani aradaki 10 YTL ile ile bizim hiçbir ilgimiz yok : )
Kitapçılar 11 YTL kazanırken, diğer yanda Tanrı’nın doğum günü’nün yazarının telif ücreti sadece 2 YTL.
Geriye kalıyor 8 YTL kalıyor. Yayınevine. Gerçekten kalıyor mu acaba? Kitabın matbaa maliyeti kitap başına yaklaşık 4-5 YTL.
3 YTL kalıyor : ) Bu paranın içinden vergi, kira, elektrik, kargo, eleman vs. vs.’den ne artıyorsa onlara o miktarda bir kar kalıyor. Gerçekten kalıyor mu acaba?

Türkiye’de kitap piyasası çek ile döndürülen bir sistem. DR ve Remzi dışındaki kitapçılardan yayınevimizin kitabın ücretini tahsil etmesi, teslimat sonrası bir yılı bulabiliyor. Aylar önce sattıkları 2. baskı TDG’lerin ücretini 2008′de ödeyecek olan kitapçılarımız var.

Biraz bizim yayınevimiz Güzeldünya ile ilgili bilgi vermeliyim. Güzeldünya, Tanrı’nın doğum günü’nü yayınlamak için kuruldu. Kariyerli, gelir durumları son derece iyi insanlar. Onlara TDG’nin bilgisayar çıktısını verdim. Bu kitabı size emanet etmek istiyorum dedim. Okudular ve ertesi gün yönetici oldukları şirketlerine istifalarını verdiler. Bambaşka bir dünyaya, çok vahşi ticari bir dünyaya girdiler. TDG’yi görev bildikleri için. Güzeldünya, pırıl pırıl, idealist ve sermaye gücü olmayan insanların kurduğu bir yayınevi. İsim babası da benim. Kitap entelektüel bir eşya fakat Türkiye’de yayıncılık hiç de entelektüel bir pazar değil. Kumaş ticareti yapan zihniyet, aynı zihniyetle burada kitap ticareti yapıyor. Kitap yada kumaş onlar için hiçbir farkı yok.

Ben de ilk yazarı olarak Güzeldünya’nın her zaman arkasında durdum . 3000′lik ilk baskının telifinden vazgeçtim örneğin. Onlara destek olmak amacıyla. Siz piyasayla uğraşın, dik durun, biz önemli değiliz dedim. Ben ve eşim bu süreçte deyim yerindeyse simit yedik. Ben askerden döndüğümde epey bir süre kendimize ait bir evimiz olmadı. Ananemdeki tek kişilik yatağımda yattık. Düz yatınca sığmıyorduk, yan dönerek uyuduk. Huzurla. Görev bunu gerektiriyordu çünkü.

Ben Remzi Kitabevi’nin yazarıydım belki bilirsiniz. Türkiye’nin en büyüklerinden biri. Gurur duyduğum bir çatıydı. Ancak terketmek zorundaydım. Çünkü TDG bir görev kitabıydı. Yayınevim ise çok doğal olarak ticari bir müessese. Kitabın ve yayınevinin öncelikleri çatışabilirdi. Yayın sürecinde ben askerde, elim kolum bağlı olacaktım ve bu riski göze alamazdım. Kitap “edit” edilebilirdi.

Remzi gibi Türkiye’nin en elit yerlerinde kitabevleri bulunan bir yayınevinden çıksaydık 1- Satış olarak bugünün çok önünde olurduk. 2- Ödeme olarak şahsen ben çok daha güçlü bir para akışı içinde olurdum. Baskı yapılmasının üzerinden tam 3 ay geçtiğini, Remzi paranı hesabına geçtiğinde anlarsın, hiç şaşmaz. Fakat bu riski dediğim gibi göze alamazdım. TDG’nin yayıncısı olacak adresin birincil önceliği kitabın selameti olmalıydı. Beni çok seven, benim çok sevdiğim (Fevzi Bey hariç) yayınevimden ayrıldım. Hala bana kırgın olduklarını görüyorum. Düşünsenize ilk başlarda koca Remzi, 12 kitabevi için toplam 3 tane 5 tane kitap siparişi geçiyordu : ) Onların elinde büyüdüm, onlara çok şey borçluyum ve birgün neden böyle bir seçim yapmak zorunda olduğumu anlayacaklarını biliyorum. Sevgili Ömer Bey’in özellikle.

TDG ailesi olarak Güzeldünya’ya çok şey borçluyuz. Yoklukların içinde acımasız sektör dinamikleriyle boğuştular, boğuşuyorlar. Bol bol simit yiyerek. Bu fedakarlıklarının karşılıklarını da fazlasıyla alacaklar bundan da eminim. Ben askere gittiğimde ortada bir şirket bile yoktu. Döndüğümde sizler vardınız. İşte bu ara ve zor dönemden başarıyla çıktılar.

Sevgili Leyla, kitabımızın bir gerçeklik düzlemi var. Bir de kurgu düzlemi. Benim Maseratimin olduğu, malesef Dona’nın 600 bin Dolar peşinat ödediği bilgisi malesef kurgu düzleminden geliyor : ) Gerçeklikten değil.

Bir nokta var. Akıllardan geçen. Bunu da açıkça dillendirelim istiyorum. “Kitap internetten bedava olarak yayınlanamaz mıydı?” Şunu bilmenizi isterim. Bu bizim her zaman B senaryomuzdu. Kitabımızın satışını engelleme konusunda biliyorsunuz çok şeylerle karşılaştık. Bunu aşamasaydık yada kitabımızı toplatmak gibi bir cüret sergileselerdi, buradan bir düğmeyle TDG’yi milyonlara ulaştıracaktım. Elim klavyede bekliyordum, nöbette. Şükürler olsun ki buna gerek kalmadı. “TDG İnternetten milyonlarca defa indirildi” dediğimizde bizi ciddiye almayacaklardı. Ne denli güçlü ve kalabalık bir topluluk olduğumuzu onlara asla anlatamayacaktık. Bu yüzden demiştim; Onlar için göğe doğru uzanan bir satış grafiği çizeceğiz diye. Bazı insanlar kitabın içeriğine iman ediyorlar. Geri kalanı ise Tanrı’nın doğum günü’nün başarısına iman edecekler. Tanrı herkese sizler gibi birinci grupta yer almayı nasip etsin. Bir de ufak da olsa bir bedel ödemek daha önce söylediğim gibi TDG okuma sürecini hayırla tamamlayan bir süreç.

Gelelim benim 2 YTL’me. Bundan vaz geçebilir miydim acaba? Dün sabah gözlerimi açtığımda eşimi yatakta midesini tutmuş kıvranırken buldum. İlacı bitmiş. 1 dakika içinde eczanenin kapısındaydım. Eczacıya biliyor musunuz ben insanlık için çok hayırlı bir iş yapıyorum, bir kutu Lansor lütfen diyemezdim. Ben diyemezdim, insanlardan istemek bünyeme ters olduğu için. O da vermezdi muhtemelen : ) Bireysel olarak hayatını sürdürmek için herkes gibi ben de paraya ihtiyaç duyuyorum. buRAK bey sizden ADSL ücreti almayalım demiyor Telekom. Otobüse bindiğimde şöför beyin, Ooo buRAK beyler de gelmiş demediği gibi.
Şu anda yayınevimizle olan para ilişkimiz günü geldiğinde kiramızın ve ev faturalarımızın ödenmesinden ibaret. Bunun üstünü istemiyoruz. “Biz önemli değiliz, bizi düşünmeyin. Piyasaya karşı dik durun bize yeter”. İlkemiz bu. İnşallah ileride bolluk ve bereket, hepimizin evine ulaşır. Alnımızın terini harcarız seve seve.

Biliyor musunuz? Bizim okuyucularımızın içinde maddi gücü çok yüksek olanlar da var çok düşük olanlar da. Onlarca kitap alıp hediye edenler de var, maaşından her ay bir tane hediye etme imkanı olanlar da. Bunun üzerine çok düşündüm. Kısıtlı imkanların TDG için seferber ediliyor olması, dostlarımızın bizim yüzümüzden yediklerinden içtiklerinden geri kalabileceği ihtimali beni mutsuz etti. Günlerce düşündüm ne yapabiliriz diye. Bu bize yayıncılık sektörüne bir yenilik sunma imkanı verdi. Yayınevinden okuyucuya toptan satış… Leyla’cığım sen ve diğer dostlarımız diledikleri zaman Güzeldünya’dan DR kitabevi hangi fiyata kitap alabiliyorsa aynı fiyata TDG’yi edinebiliyorsun. Kargo ve KDV kısmını ekleyince 14 YTL’yi buluyor. Ve üstelik toptan adet miktarını 3′e kadar düşürmeyi de başardık. İmza günleri düzenlemeyişimiz de telafisi oldu bu bir yerde. Bu kitaplar istendiğinde imzalı gönderim yapılıyor biliyorsun.

Bu toplu satış her açıdan iyi oldu. Okuyucu 7 YTL indirimle sahip oluyor kitaba. Yayınevi de burada gelen kitapların gelirini doğrudan bize bırakıyor, ay içindeki harcamalarımızla ilgili harçlığımızı bu direk satışlardan elde ediyoruz. Diğer yanda yayınevi için de çok iyi oldu. Bize bıraktıkları bu satışları telif alacaklarımızdan düşüyorlar. Telif yük olmaktan iyice uzaklaşıyor.

Artık daha fazla nasıl şeffaf olunabilir bilmiyorum dostlarım : ) Bana sorulabilecek her soruya hazırlıklı olduğum, huzurla cevap verebileceğim için buradayım. Her detayı düşünerek yola çıktığım için bu kadar gönlüm rahat. Kafalarda oluşabilecek her soru işareti, açıkladığımda bana daha fazla güven olarak geri dönecek bilgiler içeriyor bu yüzden.

Tanrı’ma şükürler olsun. Doğruyu gösterdiği, bunun yanında ne pahasına olursa olsun bana doğruyu seçecek gücü verdiği için.
Hepinizi çok seviyorum.
Benimle ilgili aklınıza takılan herşeyi lütfen bana sorun.
Sorun ki birbirimize güvenmek için daha çok sebebimiz olsun.
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
17:10

Sitemizle ilgili yeni planımız…

Bir dolu insan, bir dolu dost var buluşup, birşeyler paylaşacabileceğimiz. Paylaşmaktan zevk alacağımız. Benimkisi bir tür oruç. Evde kapalı, inziva bir hayat. Şikayetim var mı? Asla. Buluşmak için yayınevinden bir şekilde telefonumu alıp çok sıkıştıranlar oluyor. Bir dostumuzla buluşmam demek, gelmesiyle gitmesiyle benim bir günüm demek.
Benim bir günüm demek, o gün bin kişinin benden yana tek satır okuyamaması demek.
Buna hakkım var mı? Yok…

Zaten dışarı çıkmaya mecbur kaldığımda başıma neler geldiğini çok iyi biliyorum. Döndüğümde beni bekleyen onlarca “Neredesin sen?” maili.

Bir yanda biz de insanız ve insan zaman zaman gezmek isteyebiliyor. Seneler sonra denize ayağını sokmak mesela. Bir hafta sizden izin istesem bana izin verir misiniz acaba? Hiç sanmıyorum : )

Siteyle ilgili kafamda bazı planlar var. Daha akışkan, sadece benimle yürümeyen bir yapı. İki editör adayımız var. Onları devreye sokabilirsem, ben vaktimi sadece yeni yazılar üretmeye verebileceğim. Yeni bir teknik bir altyapı kurduktan sonra.

Bir Macbook ayarlayacağız editör 1′e. Onun PC’sini de editör 2′ye kaydıracağız kısmetse. Bir de ben dışarıdayken GPRS üzerinden siteye yazı yazabilmek istiyorum. Buna göre bir altyapı oluşturacağız.

3.000 Euro tutacak bir yatırım bu. Madden destek vermek istiyoruz diyen dostlar var. Maddi destek kullanamıyoruz, ilkelerimizin ışığında. Zaten biz herkesten manevi destekten başka birşey beklemiyoruz. En güzeli de bu zaten. Manevi katkı, harca harca asla bitmiyor…

Yayınevini bir yokladım. En sevimli ses tonumla. İleriki tarihe bir çek verseniz, teliflerden düşmek kaydıyla falan. I ıhh. Zaten dediğim gibi onları asla sorlamıyoruz. Ne yapmalı ne etmeli?

Benim için çok ama çok değerli birşeyi satışa sunmaya karar verdim.
Tanrı’nın doğum günü’nün yazıldığı bilgisayarı…
Bu yavru benim son 3 yılımın her karesine şahittir.
Neler gördük neler yaşadık…
Nurtopu gibi bir Apple Powerbook.
Tanrı’nın doğum günü bilgisayarı.
Ebay/gittigidiyor.com’da yakında satışa sunulacak ve linkini buraya koyacağım.
Kendisinin ileride epey değerli bir nesne olacağı da hepimizin malumu.
Bizim altyapı ihtiyacımızı karşılasın bu yeterli.
Emanetin yeni sahibine şimdiden hayırlı olsun.
sevgiyle
buRAK
Not: Her an, günübirlik denize ayağımı sokma girişimlerim olabilir onu söyliim dedim : )

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
17:11

Ayper’den…

sizi sevgiyle selamlıyorum.kitabınızdan sonra çekim yasası hakkında ki yorumlarınızıda ,size katılıyorum çünki insanlık kolayı seçme aşamasındayken bu egolarını yükseltmekten başka bir işe yaramıycaktır.kendilerini tanrı zannedenler çıkacaktır.ama bazende düşünüyorumda …..buda bir ayıklanma süreci olabilir gibi farkına varanlar ve varmıyanlar gibi sınav bu sanki çark sisteme uygun olmıyanları öğütüyor gibi . size çalışmalarınızda başarılar

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
25
2007
17:12

Eyil’den…

buRAK bey sevgiler,ben reiki ile uğraşıyorum kitabınızı büyük bir zevkle okuyup notlar aldım.bu kitabı yazarken knalmı oldunuz bunu merak ediyorum.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |