Eyl
13
2007
12:03

Ankara İran Caddesi… Ülkenin en büyük D&R’ından… Görüntüleyen: Gülnur

TDG_Mevlana_Olasiliksiz.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
13:36

Deneme…

neyin denemesi olduğu az sonra…:)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
16:00

Yeşim’den…

allahım bizim karşımıza insanlara bir anlam ifade edecek bir hediye çıkarır mısın dedik ve devam ettik. Dün sizin cevabınız üzerine gecenin 12inde bu mucizelerle dolu hayatı konuşurken telefonum çaldı ve çapadan mezun deli : ) bir enerji tıbbı uygulayan arkadaşım dediki ya siz eğtimlerde hediye veriyorsunuz ya eee evet dedim, neden insanalara anahtar hediye etmiyorsunuz, onlara anahatarın her zaman kendileri olduğunu hatırlatacak bir anahtar. Yani bir mucize daha yaşadık. Sorumuzun cevabı geldi. Bu arada kitabı henuz yarısına kadar okuduktan sonra ve dinizmizle igili rahatladıktan sonra, uzun yıllardan sonra tekrar ORUÇ tutmaya başladım ve inanılmaz bir keyif alıyorum, içim kıpır kıpır ve çoşku doluyum. Çoook tşk ederim. …güvercinlerle ilgili bir şey yaşamak istiyorum, yaşadığımda yazacağım…Sevgiler, Yeşim

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
16:16

Handan’dan…

Hepimize hayırlı ramazanlar,
Hayatımda ilk defa inanılmaz bir istek ve şevkle oruç tutmama vesile olduğun için tekrar teşekkür ediyorum.Bu ne güzel bir duygu bana 44 yıldır ne engel olmuşsa Tdg sildi süpürdü ,her şey daha net ve derin bayılıyorum hayatı böyle yudum yudum yaşamaya.Bu sabah işe gelirken Allahım bana yol göster diye içimden geçiriyordum ki kafamın içinden bir ses aynen şöyle dedi ”hiç kimse için yaşama HERKES için yaşa, ben kimim ,neyim diye sorup durma” aynı anda da önümden bir güvercin uçtu hem ağladım hem gülümsedim.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
16:17

Ahmet’ten…

buRAK Bey, eski bir reklamcı olarak sizinle daha önce tanışmamış olduğuma çok üzgünüm. Ama herşeyin bir zamanı var. Dünya eğer herşeye rağmen dönüyorsa sizin gibi insanların yaydığı enerji ile dönüyor. Kitabınız bende yepyeni ufuklar açtı, düşündüğüm ama dile getiremediğim birçok şeyi mükemmel bir dille anlatmişsiniz. Kitabı herkese öneriyorum ve size teşekkür ediyorum.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
16:19

Gülgün’den…

sevgiyle merhaba, Biraz önce oğluma “Yavrum 45 yaşındayım. Bu güne kadar okuduğum en güzel kitaptı” dedim. 24 temmuz gecesine kadar islam dini bu olamaz dediğim islam dinini o gece bu kitapla buldum. kah ağladım, kah işte budur diyerek kahkahalar attım. 15 Ağustos gecesi bu siteyi buldum. Bir gün önce kitabı tekrar okumaya başladım : ) Büyük bir tesadüf eseri hep birlikte okumaya başlamışız : ) Şimdi her satırı çizerek geri dönerek okuyorum. Bitmek üzere,az kaldı. Üçüncüyü kuranla birlikte okuyacağım. Eline, diline ruhuna, yüreğine sağlık. Bu kitapta zerre kadar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İyi ki varsın, varsınız, varız.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
16:48

Dostumuzun sorusu…

Israrlı bir soru var efendim. Kadınların mirastan daha az pay almasıyla ilgili; “Kuran’ın bugünlere ve daha sonrasına hitap edeceğini bilen bir Tanrı neden bir erkek ve iki kadın şahitten bahsediyor?” deniyor

Yanıt kitapta var cümlesini tekrarlamak istemiyorum artık. Başka bi kavram bulalım. Ya-ki-va diyim ben, siz anlayın yanıtın kitapta var olduğunu : )

Okuyucumuzun yeni okumalarda, bu soruyu sormaya ihtiyaç duymayacağına eminim. İslam’ı bu gibi konular üzerinden yargılama alışkanlığındakiler için, çok fazla mesaj var kitapta.

Bu vesileyle, diğer dostlarımızın da şunu bilmesini istiyorum. Araştırma, düşünme, tereddüt etme, karar verme-verememe gibi konular elbette ki felsefe sürecine dahildir. Fakat, kesin ve değişmez yargıların penceresinden bakmak, bu başka bir sürecin alışkanlığıdır.

Tanrı’nın doğum günü süreci, bu alışkanlıkla sürdürülemez. Sürerse sevgili dostumuz gibi kitabın belki de yarısını oluşturan bir gerçeklik atlanır, farkedilemez. Kendinizi rahat bırakın derim ben.

Düşünmek, tartışmak, araştırmak, geliştirmek. Açık olmak. İslam algısını değiştirmeye gönüllü olmak. Bunlar varsa ben varım. Israr varsa suçlama varsa ben yokum. Unutmayın bizim kitapta Tanrı, bir hukuk bürosuyla anlaşmadı, ben avukat değilim. Onu savunmak benim haddime de düşmez. Ben sadece bir iletişimciyim. İletiyorum efendim.
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
17:43

Yeni yayın dönemi…

Ramazan başladı efendim. Bu vesileyle sitemizle ilgili yenilikleri paylaşmaya başlıyoruz birer, ikişer.

İlk yeniliğimiz “Kaptan, sayfa yenile’ye basmaktan ellerim çürüdü” diyen Başak için geliyor : ) Yeni yazı olup olmadığını görmek için artık daha modern yöntemler kullanacağız.

RSS ve ATOM besleme sistemlerinden yararlanıyoruz artık efendim.
İhtiyacımız olan malzeme listemiz İnternet Explorer 7 yada Mozilla Firefox tarayıcıları.
Şahsen ben Firefox’u tavsiye ediyorum herkese. IE kullanıyorsanız da en güncel sürümünü kullanmaya dikkat edin derim.

Firefox’ta Yer İmleri bölümünde “bu sayfaya abone ol” seçeneği var. Onu seçtiğinizde sitemiz tarayacınızda düzenli olarak yer almaya başlıyor. Aşağıdaki gibi;

rss1.jpg

Butona tıklayınca da sitemizdeki içeriklerin listesi çıkıyor. RSS ve Atom sistemlerini test ediyorum birkaç gündür. Siteye yeni bir yazı girdiğimizde, bilgisi anında ulaşmıyor. Zaman alıyor. Siz de bir test edin derim. Memnun kalırsanız, büyük bir kolaylık olur.

Aşağıdaki linkler üzerinden de gerçekleştirebilirsiniz bu takibi.

ATOM : www.buRAKozdemir.org/i…
RSS : www.buRAKozdemir.org/i…

Efendim ikinci yeniliğimiz ise öfkeli dostlarımıza dönük bir hizmetimiz. Yeni yayın döneminde bu sitede öfkeli mektuplara yer vermeyeceğiz. Bildiğiniz üzere Tanrı’nın doğum günü’ne dönük tepkiler artık tekrara girdi. Birbirinin aynısı, zamanında yanıtı yapıştırılmış şeyler tekrar geliyor artık. Heyecan, motivasyon yerlerde sürünüyo bu anlamda.Bilimsel, ilimsel itiraz yok. Ruh hallerini paylaşıyorlar bizimle…
Cehennem fikrine aşık, karanlık ruh hallerini.

Duyduk duymadık demeyiniz.
Bu sitenin adı bundan sonra beyaz sitedir.
Öfkeli dostlarımıza siyah renkli siteler yakışır.
İnandığına inanmakta direnenlerin adresi;
www.okumayanlar.com
gibi : )
Dostlarımızın yeni siteleri hayırlı olsun.
Siteye yorum bırakmak için asla@okumayanlar.com adresini kullanabiliyorsunuz.
Bu arada, o siteye de olumlu yorum bırakmak yasak efendim : )

İnternetin en kapsamlı Tanrı’nın doğum günü aleyhtarı içeriği, okumayanlar.com‘da mevcuttur.
Bu siteyi okuyucularımız hazırladılar ve onlar yönetiyorlar. Hergün internet taranıyor, bu sitenin yakışanı olan yorumlar tespit ediliyor ve sitede yayınlanıyor. Beyaz site ve siyah site. Yin ve Yang gibi…
Alanında 1 numara olacak bu site.

İçinde, bendenizi nasıl öldürmek istedikleri, kafatasımla ilgili fantezilerine kadar herşeyi bulabiliyorsunuz efendim. Seslerini daha iyi duyurabilmeleri için kol kanat gerdik bu dostlarımıza.
Bu iyiliğimizi unutmasınlar : )
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
19:18

Dakikalar geçmiyoooor…:)

Pide kuyruğundan iki tane pideyle döndüm efendim…
Beklemedeyiz…
Heyecan dorukta…
Çok acıktııım…
Her an iftar olabilir…
Sıcak gelişmeler buRAKozdemir.com‘da…
Allah kabul etsin…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
22:30

Burak’tan…

Sevgili adaşım; Kitabını dün gece bitirdim(12 Eylül 2007)Oldukça iyi bir kitap dostu sayılabilirim.Fakat bu yaşıma kadar (40)beni en çok etkileyen kitabı okudum.Tanrının doğum günü…Yıllardır islam dini hakkında ;”hayır bu böyle olmamalı,biryerlerde bir yanlışlık var,yüzyıllardır basmakalıp dolu bir din yaşıyoruz” derdim.Fakat düşündüklerimin çok fazlasını sen kitabında anlatmışsın.Hemde ayetlerle….Bu kitaptan sonra Türkiye de dine karşı bakış çok faklılaşacak,olumlu yönde gelişecektir.Bu arada ön yargılarından ve klasik bilgilerinden kurtulamayan kişiler tarafından da çok eleştirileceksin.Sakın yılma demek istemiyorum.Çünkü yılmayacağın bu kitabı kaleme almandan zaten belli…Şunu merak ediyorum. Bu genç yaşına rağmen bu derinlikli bilgileri nasıl edinebildin…Neyse iyi ki edinmişsin.Sanıyorum önümüzdeki birkaç yılın en çok konuşulacak kitabı senin kitabın olacak.Seni en içten samimiyetimle kucaklıyorum.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
13
2007
22:31

Demliçay’dan…:)

zor olan kısmı sana bir şeyler yazmak sanırım. Başımı yastığa koyduğumda korkmamayı öğreniyorum. Dile getirmenin o şeyleri benden götürdüğüne hep inanırdım. Bunu kırıyorum. Saçmalama hakkımı da sende kullana bilirim gibi geliyor.seni seviyorum.teşekkürler

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
06:06

Magnum’dan…

Söze nasıl ve hangi şekilde başlayacağımı inanın bilmiyorum.İnsanlara anlatmaya çalıştığımı o kadar güzel birbiçimde kaleme almışsınız ki yazdıklarınızla ALLAH(c.c.)a aşık olmamak mümkün değil.Şu zamana değin herkese bir şeyler anlatmaya çalıştım,insanlığın İslamiyetle ilgili bakış açısına kadar ama şu ana dek sizinki gibi bir kitap okumadım.Bu kadar ayrıntıcı,bu kadar titiz bir çalışmayı ele aldığınız ve insanlığa faydalı olduğunuz için size ne kadar teşekkür etsem azdır. Bir sözünüzde gözyaşlarına boğuldum. Mevlana’nın hayata bakış açısını anlamak gerek demiştiniz ve iyimserlik kişisel cennettir…Bu sözünüzle kendimi bir kez daha sevdim. Buraya yazılacak kelimeler sizin zekanızı anlatmaya yetmez ama teşekkürlerimi kabul buyurun…Yüreğinize zekanıza sağlık…HER ŞEY İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
10:56

Mümin Bebek…

Sağ elini sıkınca İhlas, sol elini sıkınca Sübhaneke okuyor. Üstelik ilahi söyleyip, güzelce konuşabiliyor…

Dua ve ilahi okuyan’ Çin bebekleri, ramazan ayıyla birlikte yine oyuncakçı vitrinlerinde yerlerini aldı. ‘Mümin bebekler’ Şanlıurfa’da da yoğun ilgi görüyor. Kentteki hemen hemen tüm oyuncakçıların vitrinlerini süsleyen bebekler, 20 YTL’den satılıyor.

Ramazan ayı öncesinde Şanlıurfalı esnafın özel isteği üzerine Çin’de yaptırılan oyuncak bebek, sağ eli sıkıldığı zaman İhlas, sol eli sıkıldığında Sübhaneke, göğsüne basıldığı zaman Fatiha dualarını okuyor, sağ ayağı sıkılınca da Türkçe dua ediyor. Sol ayağı sıkıldığında Türkçe ilahilere başlayan bebek, ‘Anneciğim’, ‘Babacığım’ da diyebiliyor.

‘Hilal’ adlı bebeğe özellikle küçük kızların ilgi gösterdiğini belirten esnaf, satışların arttığını söylüyor. İl Müftüsü R. Tayiroğlu’na göre oyuncakların dua okumasında sakınca yok. Tayiroğlu, sadece bebeklerin yere atılacağı, kırılıp, ezilebileceği dikkate alınarak üzerine dua yazılmasının uygun olmayacağını söyledi.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
10:59

Abdest suyu tartışmasına son…muş…

Din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabından, “abdestde kullanılan suyun alyuvarların sayısını artırdığı” ifadesi çıkarıldı. Bakanlık, 11. sınıf kitabında geçen yıl yer alan ve Milliyet’in kamuoyuna duyurduğu “İslamda ibadetin faydaları” bölümündeki abdest suyuyla ilgili tartışmalı ifadeleri çıkardı.
“Abdest alırken kullanılan su sayesinde kan dolaşımı hızlanır, alyuvarın sayısı çoğalır. Solunum hareketlenir, alınan oksijen miktarı artar, sinirler sakinleşir, ferahlar, kalbin yükü hafifler, tansiyon normalleşir. Dışarı atılan karbondioksit oranı fazlalaşır” ifadesi bu yıl kitapta yer almadı.
Bakanlık, bu görüşün Alman doktor Albert Schalle’ye ait olduğunu açıklamıştı. Ancak Schalle’nin “Başarılı Tedaviler” kitabından alındığı öne sürülen cümlelerin, kitabın orijinalinde bulunmadığı ortaya çıkmıştı… / Milliyet

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
11:57

Güvercinlerler dostluk… Gönderen: Yalçın…

guwrc.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
12:41

Papağan dediğin böyle olur… Özgür olcam, özgür olcam, özgür olcam…:)

Kurulu düzen hapishanesinden kaçış bu mudur? Budur!!!:) / Elif
papagan.wmv

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
13:17

Hummer, Mercedes, BMW, Smart..

ExtBlue.jpgauto_chinese_mercedes_copy.jpgcopy_0_bmwchinaclone.jpgsmart_clone.jpg

Fotoğrafta gördüğünüz arabaların hiçbir orijinal değil. Hepsi Çin yapımı…:)
Biliyorsunuz Çin Avrupa Birliği’nin belki de en büyük sorunu…

Hadi bunlar neyse. Ferrari üretmişlerdi. Olayın ortaya çıkışı da çok matraktı.
Ferraricilerden biri televizyonda Çin’le ilgili bir haber izlerken bir bakıyor Çin’in sokaklarında bir tane Ferrari…
Dünyada sadece 6 tane olan 330 P4 modelindenden hem de.
- Biz bu arabalardan Çin’e hiç satmış mıydık?
Tek tek arıyorlar 6 arabanın sahiplerini. Hepsi benimki kapının önünde diyor.
İyi de bu yedinci nereden çıktı ? : )))

Bunlar Maserati 3200 GT de yaparlar.
Yarı fiyatına satıyolarmış : )))

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
13:48

Keşif…

Başak bana Mürselat suresi üzerinde çalışıyorum kaptan diye mailler gönderiyordu. … ve Başak internette beyin fırtınası yapmışlar dün gece.

Dün gece epey dikkat çekici bişey bulmuşlar efendim. Çok heyecanlanmışlar, itiraf edeyim ürperdim ben de. İletiyorum…

Mürselat yani “Gönderilenler” suresi;
1- Birbiri ardınca gönderilenlere andolsun.
2- Derken kökünden koparıp savuranlara.
3- Yaydıkça yayanlara.

3. ayetin arapçası “Vennaşirati neşren”. Evet, bildiğimiz neşriyat. Yayınlamak, basmak anlamında…

Baştan sona okumamız gerekiyormuş demek ki.
Huzurlarınızda Gönderilenler suresi Mürselat;

——————————————————————————–
(1) Birbiri ardınca gönderilenlere andolsun;
(2) Derken kökünden koparıp savuranlara.
(3) Yaydıkça yayanlara.
(4) Böylece ayırdıkça ayıranlara,
(5) Zikr bırakanlara;
(6) Eksikliği ortadan kaldırmak veya uyarmak için.
(7) Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.
(8) Yıldızlar ‘örtülüp silindiği’ zaman,
(9) Gök yarıldığı zaman
(10) Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
(11) Ve elçiler de belli bir vakitte getirildiği zaman
(12) Hangi gün için ertelenmişti?
(13) Ayırma günü için.
(14) Bu ayırma gününü sana ne bildirdi?
(15) O gün, yalanlayanların vay haline.
(16) Biz, öncekileri helak etmedik mi?
(17) Sonra arkadan gelenleri onların izinde yürüteceğiz.
(18) İşte biz, suçlu-günahkarlara böyle yapıyoruz.
(19) O gün, yalanlayanların vay haline.
(20) Sizi basbayağı bir sudan yaratmadık mı?
(21) Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
(22) Belli bir süreye kadar;
(23) İşte güç yetirdik. Demek ki, biz ne güzel güç yetirenleriz.
(24) O gün, yalanlayanların vay haline.
(25) Biz yeryüzünü bir toplanma yeri kılmadık mı?
(26) Dirilere ve ölülere.
(27) Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi? Size tatlı bir su içirmedik mi?
(28) O gün, yalanlayanların vay haline.
(29) Kendisini yalanladığınıza gidin.
(30) Üç dala ayrılmış bir gölgeye gidin.
(31) Ne gölge altında barındırır, ne alevden korur.
(32) Gerçekten o, sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.
(33) Her biri, sanki sapsarı erkek deve sürüleri gibidir.
(34) O gün, yalanlayanların vay haline.
(35) Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.
(36) Ve onlara özür beyan etmeleri için izin verilmez.
(37) O gün, yalanlayanların vay haline.
(38) Bu, hüküm günüdür; sizi ve öncekileri ‘bir arada topladık.’
(39) Şayet kurabileceğiniz hileli bir düzeniniz varsa, durmaksızın bana karşı kurun.
(40) O gün, yalanlayanların vay haline.
(41) Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar-başlarındadır;
(42) Ve canlarının çekip-arzu ettiği meyveler.
(43) Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.
(44) Elbette biz, ‘iyi ve güzel’ davrananları işte böyle ödüllendiririz.
(45) O gün, yalanlayanların vay haline.
(46) Yiyin ve biraz yararlanın. Çünkü siz, suçlu-günahkar kimselersiniz.
(47) O gün, yalanlayanların vay haline.
(48) Onlara: “Rüku edin” denildiği zaman, rüku etmezler.
(49) O gün, yalanlayanların vay haline.
(50) Artık onlar, bundan sonra hangi söze inanacaklar?

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
15:18

Mümin bebek…

O oyuncağı çocuklar oynasın diye değil,
çocuklara örnek olsun diye geliştirdi onlar.
Gerçekte idealize ettikleri insan tipi,
mümin bebekten başkası değil.

Sol elini dürtükleyince Süphaneke okuyacak.
Sağ eline basınca da İhlas’ı…
Hayallerindeki ideal Müslüman tipi işte bundan ibaret.
Mükemmeliyet diye buna deniyor;
Göğsüne bastırılınca Fatiha okuyabilmeye.
Sol ayağını dürtünce de Arapça İlahi okuyor zaten.
Daha başka ne istersin ki Allah’tan?

Kafasına bastırdığında “Sorguluyorum” diye bir ses gelse ya…?
Gelmez. Tehlikeli olurlar o zaman, toplatılırlar.

Sanayi Bakanlığı “Kafası çalışan” bebekler konusunda anne-babaları uyarır…
Çocuklarınız “zehirlenebilir” diye…

Ne kadar büyük bir mizah aslında değil mi?

Maksat ezberden Arapça dua okumaksa…
E, bunu üç kuruşluk oyuncaklar da yapabiliyor.
Bana ne gerek var o zaman?
Yaradan ezberi şaşmaz oyuncaklar var etmediyse, bizi seçmişse…
Ben makinaların yapamayağı birşeyler için gönderilmiş olmalıyım.
Bende olan, onlarda olmayan birşey olmalı.

Çay demleyebilirim fakat bu beni çaydanlık yapmaz.
Bunu yapan makinalar zaten var.
Hem de kredi kartına 12 taksit…
9 ay da beklemiyorsan, hemen teslim.
Ezberden iş yapmak için çok pahalı bir makinayım ben.
Bende olan, onlarda olmayan birşey olmalı.
Ben o çayı demlediğim sırada gözlemler yapıp,
dizdiğim incebellilerle birlikte,
ufuk açan düşüncelerimi,
sevgi dolu cümlelerimi de konuklarına ikram edebilen biriyim.
Ben, çaya olumlu enerji aroması katabilen yegane çaydanlığım.

Mümin bebek de değilim, kafir bebek de.
Hala anlamadınız mı?
Ben insanım.

Ezber objesi hiç değilim.
Ben hayal kurabilen, özgür iradenin ta kendisiyim.
Hayal kurarım.
Ezber bozarım.
Taklit edeceğim biri varsa o da Yaradanımdır.
Onun gibi ben de yaratırım.
Onun gibi dağları var edemem ama,
Varolmayan yeni dağlar hayal edebilirim.
Resme dökerim, şiire dökerim, yazıya dökerim.
Artık Allah ne verdiyse.
Benim yaratmam asla ona kafa tutmak değildir.
Benim yaratmam onu tesbih etmektir.

Çocuğu birşeyler geliştirdi,
insanlığa yeni faydalar sundu diye
hangi anne-baba üzülmüşki,
benim Yaradanım üzülsün?

Yaratılış, bir mucizedir.
Eğer yaratılan,
yolun sonunda kendi özgürlüğünü bulduysa.
Yaratılış, sıradan bir üretimdir.
Şayet yaratılan,
bir ürün gibi gömüldüyse toprağa.
“Kutusunda, ambalajında…”
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
17:42

Obilgen’den…

Kitabınızı, sigarayı bırakmak için gittiğim bir merkezin sahibi olan ve indigo olduğunu söyleyen bir kız önerdi. Kitap ilgimi çekti ve aldım. Doğrusunu söylemek gerekirse çok etkilendim çünkü bu kadar mantıklı şeyleri nasıl yazdınız? size vahiy falan mı geldi ? Çok şaşkınım herkese öneriyorum okumaları için.Daha başka ne yapabilirim bilmiyorum?

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
18:45

Deha üzerine…

Dün bir okuyucumuz çok büyük bir coşkuyla, çok güzel bir yorum göndermişti. Çok mutlu olmakla birlikte, o coşku içinde kullandığı bir ifadesi azıcık içimi burktu. “Zekanıza anlatmaya kelimeler yetmez” sözü bana biraz ağır geldi. Eskiden olsa çok hoşuma giderdi. Ama şimdi sıkıştığımı hissediyorum

Kitaptan sonra sitemizin okunmasını da bu yüzden öneriyorum. Site takip edildikçe coşkumuz yerli yerine oturuyor gerçekçi ve kalıcı bir hal alıyor. Birbirimizi ve Tanrı’nın doğum günü’nün doğum hikayesini öğreniyoruz. İlk başlangıç için böyle ifadeler elbette ki son derece normal.

Ne zamandır zeka konusunda söylemek istediğim şeyler vardı, günü bugünmüş. Bu vesileyle dostumuza sonsuz teşekkürler.

Efendim daha önce de ifade ettiğim gibi bu benim zekam değil. Bu, yaşadığımız evrende zaten mevcut bulunan bir frekans ve ondan aldığımız nasip. Özetle bize nasip edilen.

Kimbilir, belki de hayatınızın en güzel filminizi seyrettiniz. Asıl övgünün adresi sinemanın beyaz perdesi midir yoksa filmin prodüktörü mü? Elbette ki prodüktördür. Tanrı’nın doğum günü’nde alkışlanacak birincil merci, bu bilgileri dünyamıza serpiştiren Rabbın evrensel dehasıdır.

Kendimi abartmam lakin bu kendimi küçümsediğim anlamına da gelmez : ) Ehem… Bembeyaz bir perde sunabilmek, filmi karanlık gölgelerden arındırarak izleyiciyle buluşturabilmek o da bizim başarımızdır elbet. Din alimlerinin mağara duvarlarına resim çizdiği çağımızda, dostlarımıza dolu dolu, 3 boyutlu bir film izletebilmek, bu tamamıyla bana kısmet edilendir. Bunları yazmakla, bunları okuyup anlamak aslına bakarsanız aynı dehanın eseridir. Evrensel dehanın… Yazan tarafta mıyız, okuyan tarafta mıyız, sen miyiz ben miyiz, bunların hiçbir önemi yoktur. Önemli olan burada olmamız, aydınlanmanın verdiği bu güzelliği yaşayabilmemizdir.

Dehayla ilgili de okuyucularımızla paylaşmak istediğim birşey var. Çok ama çok önemli birşey.

Bizim reklam piyasasında dahi takılan, ağır ve eski abiler vardır. Türklerden hoşlanmayan Türkler kategorisinin baş köşesinde otururlar bu abiler. Bunlar çok yaratıcı geçinirler. Ona yürüyüşünü değiştirten o “büyük fikirler” dikkatli baktığında, herhangi bir indigonun kakasıyla oynarken ortaya atabileceği türden basit fikirlerdir. Reklamda benim yüksek frekansın büyüsü dediğim şeyin semeresini yerler. Dünyanın en aptal sloganını bile, sık tekrar eder insanların gözüne gözüne sokarsanız o laf zamanla bir anlam kazanmaya başlar. Basit bir fikir bulursun ama bunun arkasında o kadar çok durursun ki, insanlar bu kadar duyduğuma göre bu güzel birşey herhalde demeye başlar onun için. Küçük fikrin büyümesidir bu.

Bu abilerin tılsımının belki de %90′ı sistemin köşebaşını tutuyor olmasından, medya mecralarının kontrolünde olmasından gelir. Aslında o da bir vesiledir. O seçilmiştir. O emekli olur, yada ölür. Sistem dahi reklamcısız kalır mı? Kalmaz, onun yerini hemen başkaları alır. Kişiler, birer vesiledir çünkü. Farkında olmasalar da. Yada şöyle diyelim. Farkında olmak hoşlarına gitmese de.

İşte bu dahilere deha konusunu sorduğun zaman, alacağın yanıt Türk insanı yaratıcı değil olacaktır. Bu marjinal insanların zihni bir tahtırevalli gibidir. Toplumu küçümsedikçe, yükselirler.

İşte bizim indigolar, bu toprakağalarının hakimiyetine son verecekler. Her branşta. 8′den 9′a geçiş, çok büyük bir tekamül sıçraması demek. Tekamül, kanalların açılması demek. Ve size güzel haber: Açılan bu kanallarımızın arasında yaratıcılık çakramız da var : )

Müslüman bir toplum olmanın getirdiği bir durum, bastırılmış yaratıcılık. Önümüzdeki dönemde, herkes görecek ki en güzel fikirler dünyanın doğusundan gelmeye başlayacak. Binyıldır sıkıştıkça sıkıştı bu enerji ve şükürler olsun ki artık fışkırmanın arifesinde.

Unutmayın ki, yaratıcı ilham da Rahman olanın Rahmet tanımı içinde. Bu sebilden yararlanmanın tek bir koşulu var dostlarım. Egoyu sıfırlamak. “Bu yeteneği sana vereceğiz. Onunla ne yapmayı düşünüyorsun?” diye soracaklar bize. Cevabımız insanlara hava atmak, bunu bir statü konusu yapmaksa “Sıradaki gelsin” diyecekler…

Vesile olma bilinci… Bu bilince erişen tüm dostlarımız, birşeylere vesile olmaya hazır olsunlar.

Allah, statükoyu yerlebir edecek bizim için dostlarım. Abiler, amcalar hepsi darmadağın olacaklar. Meleklerimiz, köşebaşlarını tutanlara karşı köşebucak temizliği yapacak. Olumlu enerjinin önünü açılacak. Arınmasına önem veren dostlarımız, tekamül açılımlarının mürüvettin kariyer alanında da görmeye başlayacaklar. Kimse şaşırmasın. Bizim kitabımızın başarısı da bu yeni dalganın belki de ilk örneği olacak.

Alıcılarınızı temizleyin dostlarım. Arındırın onları ve sonra sevgi prizine takın. Sonra sesini sonuna kadar açın, bakın ne güzel müzikler dökülmeye başlıyor.

Ben bunu insanlardan çok duyuyorum. “Ay ben hiç yaratıcı değilimdir”.

Bu küçük bir yanlış anlaşma. İnsanlara güzel müzik dinletebilmek için, evinde binlerce CD olmasına gerek yok. Bir antenin olsun, onu gökyüzüne çevir yeter. Evrenin kendi müzik arşivi emrine amade…

Tabi bu “evrenden alma” olayının, bizim memlekette yaratıcı eserlerden “aşırı ilham olma” olarak yorumlanması da ayrı bir konu. Bu tümüyle toplumun yaratıcılık beklediği kişilerin kanallarının kapalı olmasıyla ilgili bir konu. Olmuyor da olmuyor. Çıkmıyor birşey… Yada zamanında çok güzel şeyler çıkmış. Ama şimdi o eserlerden eser yok. Neden? Çünkü şöhret, kanallarını kapatmış. Duygularını kirletmiş. Egon, yaratıcılık çakranın önüne duvar örmüş. Işık girmiyor içeriye.

K-D-R gününde istenesi maddelerden biri de budur.
Yaradandan dehasını seninle paylaşmasını istemek.
Benden söylemesi…:)
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
14
2007
18:54

Tarık’tan… Tam benlik bir dekorasyon fikri…:)

SGP201_0002136.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
15
2007
03:41

Erturgud’dan…

Günlerdir bekliyordum…Yolda yürürken,ofiste camdan dışarı bakarken,birşeyler karalarken bir kenera,bekliyordum.Aklımda hep aynı soru Tanrı’ya sorup durduğum…Bir cevap ver Tanrı’m ,bir işaret! Tam havanın kararmasına 5-10 dk. var,top patlamış,yollarda sadece çatal bıçak sesleri dışarıya yansıyan,hızlı hızlı yürüyorum,gözüm yerde, sorumu yinelerken gözümün takıldığı GÜVERCİN TÜYÜ!!!Ürperiş ve şükür… :)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
15
2007
03:43

Vatansever’den…

Sevgili buRAK, YN’nin mealinde Mürselat 3-Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere
5- Öğüt ulaştıranlara/Kur’an-ı ulaştıranlara
33-O kıvılcım sanki sarımtırak bir halat/bir deve kervanı/bakırdan bir ip gibidir.. şeklinde düşünülürse.!!!!
Sana selam olsun, seni seçene Hamd olsun Ki O dilediğini kendine seçer,Risaletin (elçi) kutlu, Dabben (Ayetler hakkında güler yüzlü bir bilgi) ve dabbetik 115. sure ve üfürülen Sur’a hepimize hayırlı olsun. Gelen Kadir ve Kader hepimizin uyanışına vesile olsun. Bu Kitabı yazana, Yazdırana, Okuyana, Uygulayabilene AŞK olsun.. Selam ve Sevgiler

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
16
2007
10:15

Orçun’dan…

kitabınızı ilk aldığım günden beri elimden düşürmeden hayretle okuyorum.bir şeyi merak ediyorum.bu yazdıklarınız bir kurgu mu yoksa vahiy fln mı geldi size?bunların hepsi bir kurguysa gerçekten mükemmel bir yazarsınız.ancak bu yazdıklarınız trans halinde fln geldi diyorsanız bu kitabı ücret karşılığı sattığınızı unutmamanız gerektiğini düşünüyorum.böyle bir kitabı tanrıya yakınlaşarak yazdıysanız Tanrı size bu kitabı parayla satmanıza izin vermez di : ) Çünkü bu bilgiler parası olana diil tüm insanlığa bir açıklama olarak gönderildi.Yine de yazdıklarınız gerçekten muhteşem ve her müslümanın okuması ve üzerinde düşünmesi gereken şeyler. bence siz bunları Kuran üzerinde çalışmalar yaparak ve “düşünerek” yazmışssınız.ALLAH ın kelamı açık zaten;”Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır”.Çalışmalarının devamını dilerim.Başarılar

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
16
2007
10:35

Zeplinim’den…

Merhaba, doktorum tırnağımı çekerken sizin kitabınızı anlattı. hemen aldım, okudum. Sizin gibi “üveysi” olan 27 yıllık ennn yakın dostumu kaybettim, 6/9/2006′da. Allah size ömürler versin, başarılı kılsın. Nazardan da korusun. Sevgi ve saygılarımla…
- Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için ve elbette sabır dilerim. Yalnız sizin gibi üveysi kısmını anlayamadım…:(

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
16
2007
10:36

Açıkmevki’den…

…ramazanın ilk gecesi.. tersat oturuorum ablam laptopta eniştem öyle ve eşimde uyuyo bir bira açtım sonra ablamın yeni başladığı ve okumam gerektiğni heyecan ve büüyük coşuyla söyledği kitabı yapacak bişi olmadığından elime aldıııııııııııım:) enteresan bişi daha vardı o gün internete bi oyunda içinde bulunduğum hapisten çıkmam için gereken 7 anahtarı bulmaya çalışmıştım tesadüf se de tuhaf… iyiki yapacak bişi bulamamışım iiyiki kitabı almışım elime kitabı bitirmedim henüz nedeni ise tek başıma değil onu ablamla tartışarak ve yorumlayarak okuyoruz sesli olarak:) tüylerimiz yatışacak vakit bulsun diye ve de tabi uyuyup sonra dirilip başlayalım diye beklioruz.. ama kitap henüz bitmesede ben ikimiz adına şükran duyuyorum sana ve bilgine bildiklerine yüreğin acı görmesin.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
16
2007
10:38

Çok güzel bir hafiyelik… Nesrin’den…

sevgili buRAK,Kuşlara neden bu ilgimiz diye düşünürken mesnevide kuşların ruhu temsil ettigini okudum.Kuşlarda ruh gibi ucabilen,cennete kanat çırpabilen ve vucudun kafesinde hapsolarak yeryüzünde kalabilen canlılar. Acaba yolumuzu mu kısaltmak istiyoruz…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
16
2007
10:41

Kösedağ’dan…

şimdi tam tepemde oglum var.Ne yani çok guzelbir kitap mı bu diyor. Her şeye itiraz eder sorgular .Anasının oğlu.7 yaşımda dedem camiye giderdi seccade serer bir tek bildiğim dua süphaneke yatar kalkar okurdum.Annem teravi namazına beni götürdüğünde sağımdaki solumdaki kadınları saşırttığımdan beni bir daha götürmedi.Bütün yazılanları okuduğumda çok şasırdım ben bunları bilyordum.Ama hep içimde tutum kimseye anlatamadım. Bazen de ağladım bazı şeyleri yanlış anlamışım ceza sandığım şeyler sevgiymiş. Bu gün yorumları okudum evrensel bilgi ve aydınlanma ile ilgili.Sabırla bekliyorum İçimden sokağa çıkıp bağırmak geçiyor. Ben bir şey buldum ben bir şey buldum diye. Bırakın didişmeyi mutlu olun hepimiz biriz hepimiz aynıyız. hepimiz bir ggüzelliğin muhteşemliğin parçasıyız. Gözünüzün önündeki size ait olan ekranı kapatın .gerçeği görün o ekran kapatılınca herşey orada uyanın demek istiyorum.Fakat malesef bende kendi ekranıma basıp heyecan olsun diye vazgecemediğim filmleri seyretmeye devam ediyorum.FİLMime 10 dakikalık ara verdirdiğiniz için teşekkürler

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Eyl
16
2007
10:42

Hilal’den…

kitabin bana 2 hafta once bir melek tarafindan hediye edildi. nihayet okumaya basladim ve simdi kimseyle baska birsey konusamiyorum. kitabi elimde gezdirip tanidigim herkese okuyorum ve anlatiyorum. hayatimda okudugum en guzel kitap olabilir. birlik bilincimi ve sevme kapasitemi arttirdi ve dokundugu yerde cicekler aciyor. tesekkurler.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |