Çok sayıda mail geliyor efendim. Bunlar da Ya-si-va’lar… yanıtı sitede var’lar : )
Site çok büyük kayboluyoruz diyorlar, ki bunda da haklılar.
Daha önce hadi hadi sorularımıza cevap istiyoruz mailleri geliyordu, şimdi ise çok sayıda cevap var, istediklerimize ulaşmak çok vakit alıyor eleştirileri almaktayız. Zaten ben insanoğlunu oldum olası sevmişimdir: )))
Şaka bir yana yeni başlayan biri için, okuması haftalar sürecek bir içerik oluştu sitede. Giriş sayısı olarak baktım, 1000 adet giriş olmuş. Ki bunların 200′e yakınını arşivde yer işgal etmesin diye yayından çıkarmışız.
Aşağı doğru uzanan, bööyle tulum şeklinde bir site istiyordum. Aşağıya doğru ilerleyen 5 adet sitemiz mevcut şu an : )
Bütün bunları neden anlatıyorum? Arzediyorum efendim.
Malum. 19 Ekim 2007 günü, TDG’mizin birinci yaşgünü. Bu yaşgününün şerefine yeni bir kitap çıkarıyoruz : ) Site yazılarını kitap yapıyoruz lakin, dümdüz bir kitap yapmıyoruz. Sürprizleri sevdiğimiz, düz işlerden hoşlanmadığımız için. Okuyanlar, okumayanlar, bendenizin yazıları… Hepsini kurguluyoruz, bakalım ne çıkacak içinden : )
Kitabın adını kapağı hazır olunca açıklayacağız.
İsmi bizim pek bi hoşumuza gitti bu arada.
19 ekim kitabı, bizim için iki adet görev üstlenecek efendim;
1- Hazırlayıcı kitap olacak:
Tanrı’nın doğum günü isminden çekinen dostlarımızın elleri kitaba uzandığında hayatları film şeridi halinde gözlerinin önünden geçmeyecek, kitabın adında Tanrı kelimesi geçmediği için : ) Okuması kendinden caiz bir cilt olacak efendim… Kitleler için TDG’ye doğru ön bir basamak olacak. Bu kitaba basarak TDG’ye uzanacak dostlarımız. Ben kimim, bizler nasıl insanlarız, bu kitap nasıl bir kitap sorularına yanıt almak, çekingen dostlarımıza çok iyi gelecek. Sizler de duruma göre, TDG için hazır olmayan dostlarınıza 19-ekim-kitabını tavsiye edebileceksiniz.
2- Tamamlayıcı kitap olacak:
Yeni kitabımız TDG sonrasında okunduğunda, TDG’nin daha da yerli yerine oturmasını sağlayacak. Tanrı’nın doğum günü etkisini sağlam ve sürekli kılacak.
Bu kitabın en çok hoşuma giden tarafı, gerçekte onu hep beraber yazmış olmamız. Kitabın yazar adı olarak, benim adımdan ziyade hepimizi yansıtacak bir özne kullanmak istiyorum. Yayınevi ve daha ziyade yayıncılık camiası bakalım bu fikri nasıl karşılayacak, eski köye yeni adet durumları malum : )
Bu kitabı okuyan-yazan-okumayan herkes yazmış olacağız ve bir cümbüş şeklinde bir arada olmak bana çok heyecan veriyor. Bu sitede hep beraber ağlayıp, hep beraber güldüğümüz bir çok satırlarımız oldu, bunları kitap sayfası üzerinde görmek de ayrı bir keyif olacak.
Son dönemin yeni alışkanlıklarından biri de site yazılarının çıktı alınıp dosyalanması. Kütüphanede saklamak konusuna da şık bir çözüm getirmiş olacağız. Bu arada şunu da söylemem lazım. Site yazılarımın üzerinden bir kez daha geçeceğim. Daha önce paylaşmıştım. Yazılarımın üzerinden geçmek en büyük keyfim diye. Sitede sıcak-servis olduğu için bu mümkün olamıyordu. “Rende metodu”mu uygulayabileceğim : )
Özetle, herşeyiyle özel bir yaşgünü hediyesi hazırlamakla meşgul olacağız önümüzdeki günlerde.
Bu arada tasarımcı Hale’miz, MSN’den hatta bağlandı hemen biraz önce. İlustrasyonları yapamıyorum, bir türlü konsantre olamıyorum diyor. E. H. kitabı gecikti, yeni bir tasarımcı bulmamız gerekecek. Neyse…
19 ekim kitabında, okuyanlar-okumayanlar yorumlarını Başak hazırlıyor. Başak’tan en çok istediğim şey, kendi hikayesini yazmasıydı. Sonunda ikna ettim kendisini, kitapta yer alacak bu hikaye. Şu anda yazıyor. Okuduğunuzda bana hak vereceksiniz.
Gelişmeler şimdilik bunlar. Matkap sesinden ve evişlerinden kafam kazan gibi oldu. Okuduğunuz yazının edebi değeri sıfırın altında farkındayım : ) Maksat bilgi paylaşımı efendim. Bugün elimden gelen bu kadar.
sevgiler
buRAK