Tem
16
2007
13:43

Burcu’dan…

harika bi kitap kesinlikle herkesin okuması gerektiğini düşünüorm önce sonuna kadar okuyup sonra yorum yapmalılar… yazar olarak sana da hakkını teslim etmeliyim sorduğun sorular,yaptıın yorumlar harika! sana tüm kalbimle inanıorm: ) belirtmek istedim..

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
13:46

Aydın’dan…

Özümde sakladığım, eleştirisini yapmak ne kelime; sormaktan korktuğum, cenneti ne kelime! cehenneminde bile yerimin olmadığını düşündüğüm, aklımın uzanabildiği her tarafta milyonlarca soruyla sevmeye çalıştığım sevgilimi, canımı, cananımı, herşeyimi, YARADANIMI benimle tanıştırmaya vesile olan sevgili gönül dostu abim-abilerim. (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
13:46

Tanju’dan…

Okuyorum,insanlara tavsiye ediyorum. sağol.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
13:47

Bahar’dan…

Gercekten adı ile çok ilgimi çeken bir kitap oldu enkısa zamanda okuyacagım umarım ulasabılırım kıtabınıza! Size hayatınızda basarılar dılıyorum..

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
14:38

Offff…

Dostlarım kalbim sıkıştı, çok kötü oldum… Bizim …, okuyucu yorumlarını film yapmış. Rock müzik duymak istiyorum artık filmlerde diye sitem etmiştim, al sana müzik demiş. Nothing Else Matters çalıyor arkada, önde de sizler konuşuyorsunuz. Ben perişan tabi… Kişiliğime şekil veren 2 şarkıdan biri, sizden gelen o mukaddes enerjisiyle birleşince of of of…
…’den rica ediyorum. Bütün yorumlar film olsun. Müzik bize iyi geliyor… Arkada gene o müzik. Gene o müzik… Ben fazla konuşmiim en iyisi siz aşağıdaki ekrandan TDG/Okuyucu yorumlarını bir izleyin. sevgiyle / buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
17:57

Develer… (Bu nefis fotoğraf Gülay’dan)

Siyah olan gölgeler.
Beyaz olan develer.
Resim tam yukardan çekilmiş.

develer.jpg

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
18:24

Elif’le…

Elifcim sağol varol. Biz ne kadar kaçınsak da TDG ile Secret karşı karşıya geliyor. İnsanların zihninde.
Bize de zaman zaman böyle bir çift söz söylemek düşüyor. Tabi ki bir kitaba karşı mücadele etmiyoruz.
Ancak mücadele ettiğimiz zihniyetlerin bir ürünü de Secret. Önümüzdeki süreçte, yolumuza çıkan tüm öğretileri
spesifik ve somut olarak deşifre edip yolumuza devam edeceğiz. Sen bu konuların içindesin ancak bazı insanlar için düşünceleri soyut olarak ifade etmek yetmiyor. Onlar için daha net ve adresi belli ederek konuşmak gerekiyor. Ben de bunu yapıyorum. Görevimin bir parçası olarak.

sevgiyle
buRAK

Sevgili buRAK,
Bir kaç gündür biraz yoğun çalıştığım için siteye göz atamamıştım. Az önce oturup okudum. Senin duruşunun ve ilettiğin bilgilerin çok dikkat çekeceği, içinde bu bilgileri arayanlarca hasretle, susamışçasına karşılanacağı kesin. Elbette bir o kadar da tepki gösteren olacaktır. (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
19:57

Küçük bir yanlış anlaşma…

Çok sevgili bir dostumuzla tahmin ediyorum aramızda yanlış anlaşma olmuş. Zaten daha önce de biliyorsunuz, dostlarla biraraya geleceğimiz bir pazar kahvaltısı paralı bir konferansa dönüşmüştü kulaktan kulağa. Gelinen noktada giriş için somut bir ücret bile telaffuz ediliyordu : ) (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
20:22

Cumartesi gecesi…

Sevgili aile dostumuz Nihal Abla telefonda “buRAK’cım TDG’yi okuyan arkadaşlarımla seni bizim evde biraraya getirmek istiyorum” dedi günlerden bir gün. “Peki Nihal Ablacım” dedim. “Daha sonra aradı sayı artıyor giderek bilgin olsun” dedi. “Peki hiç sorun değil” dedim. Sonra da menüyü saydı. İşi biliyor tabi menüyü saymaya paroladan başladı. Parola: Zeytinyağlı yaprak sarma : )

Cumartesi geldi çattı. Kapıdan içeriye adım attım ki karşımda 40-50 sevgi dolu dost var : ) Bendeniz konuşmaya başladığımda sanıyorum saat 9 falandı. Baktık saat sabah 3 olmuş. (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
21:10

Bir rüya görmüş…
TDG’yle ilgili…
Birazdan yayında…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
21:16

Rüya..

EŞİMİN BU GECE GÖRDÜĞÜ RÜYA

Eşim TDG yi okuyor.

Ancak kitap sayfaları yazılmamış.

Hangi sayfayı okumaya başlarsa o sayfa kendiliğinden yazılmaya başlıyor.

Ama diğer sayfalar yine boş.

Her bitirdiği sayfadan sonraki sayfa yine aynı şekilde kendiliğinden doluyor.

Ve SES ona şöyle diyor;
YÜCE KUDRETTEN BAŞKA BUNU KİM YAPABİLİR?

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
21:30

İstek üzerine diğer sitemizden transfer bir diyalog…

yorumcu
Yazar efendi Allah cezanı versin!
yazar
Allah ile konuşurken emir kipi kullanmayınız.

Ahiretiniz açısından.

Sevgiler

 

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
21:46

doğum günü sitesi…

Diğer sitemizdeki soru-cevap başlığını kaldırdık dostlar. Güncelleyemediğimiz için, tüm mesaiyi Tanrı’nın doğum gün-lüğü’ne ayırdığımız için atıl kalmakta. Güncel tüm içeriklerimizi blogumuzdan takip edebilirsiniz.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
16
2007
22:01

DİKKAT DİKKAT!

Dona’dan “Secret” ile ilgili çok önemli bir açıklama geldi, geliyor!
Şu anda kalem altında.

Bu açıklamayı sizden ulaştırabileceğiniz herkese ulaştırmanız istenecek.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
02:01

DONA’NIN SECRET BİLDİRGESİ..

Ben
Nedir bu Secret olayı? Biz Tanrı’nın doğum günüyüz ve kendi yolumuzda yürüyoruz. Neden karşı karşıya geliyoruz? Sevmiyorum ben başka birinin eseriyle ilgili olumsuz yorumda bulunmayı. Herhangi bir gazeteci sorsa, cevap vermeyeceğim. Neden reddedemeyeceğim gazeteciler üzerinden gelerek Secret hakkında yorumda bulunmak zorunda bırakıyorsun beni? Neler oluyor?

 

Dona
Mistik felsefe, tehlikeli bir atakla karşı karşıya. Bundan haberdar olmak isteyeceğini düşündüm. Haber vermeseydim sonsuza kadar bana söylenir dururdun ☺

 

Zararsız görüntü veren bir kitap… İnsanlara istediği herşeye kavuşabileceğini “müjdeliyor”. Satış rekorları kırmakta. Ne güzel sır açıklanıyor, kitleler hayallerine kavuşuyor. Daha doğrusu siz öyle zannediyorsunuz…

 

Kitleler hayallerine kavuşmuyor küçüğüm. Kitleler tarihin en büyük hayal kırıklığına doğru sürükleniyor. Secret’la sırrın kendisi ifade edilmiyor. Sır sadece ima ediliyor. Sırrın gerçek hali, Tevrat’ın ve İncil’in değiştirilmesinin altında yatan “sır”dır. Kitleleri koyun sürüsü olarak yönetmenin felsefesi, kitleleri sürüleştirmek için son kozunu oynuyor. Şimdi bu oyunu deşifre etmenin vakti…

 

“İstersen olur” bu tanrısallığın sloganıdır.
Evet, istersen olur. Tabi, sen bedelini ödemeye hazırsan… Kitapta sana verdiğim “Ama… kartı” bilgisini hatırlamalısın. Sana bu bilgiyi vermeden seni hayal kurmaya teşvik etseydim ne olurdu biliyor musun? Yıkılırdın. Kurduğun hayaller gerçek olurdu, sen onlarla ilgili ödemen gereken bedelden önceden haberdar edilmeden.

 

Sır bilgisi kitlelere eksik verildi.
Ve insanoğlu, hayalleriyle birlikte yükleneceği yükten bihaber.

 

Sır Edison’dan emsal verdi. Ben sana Graham Bell’den örnek vereceğim.

 

Dünyayı değiştirecek ve size büyük servet kazandıracak bir icadın mucidi olmak ister misin sorusuna kitleler hep bir ağızdan Evet! yanıtını verirler.

 

Aynı kitlelere zorlu ve başarıya ulaşacağından asla emin olamayacağın bu yolda karşına çıkacak tüm travmaları yüklenmeye hazır mısın sorusunu sorduğunda, aynı kitleler hemen homurdanmaya başlayacaktır.

 

Graham Bell… Telefonun mucidi, milyonlar insanın yerinde olmak isteyeceği Graham Bell en büyük hayalini gerçekleştirmişti. Yıllarca mahkeme koridorlarında süründürüldü. Telgraf endüstrisi tarafından… Graham Bell, bu bedeli yüklenmeyi kabul ettiği için Telefonun mucidi Graham Bell oldu. Freud’un patatese talim etmeyi kabul ettiği için Freud olduğu gibi…

 

Talih oyunlarına düşkün bir toplum düşün.
Büyüğüyle küçüğüyle istisnasız her talihli,
ikramiyeyi kazandıktan sonraki bir ay içinde ölseydi…
O toplum piyango bileti almaya devam eder miydi?

 

Küçüğüm dünyanın karanlık yüzü , mistik felsefenin temeline dinamit koydu. Bu yolun sonunda kaybeden şu an neyin olup bitmekte olduğunun farkında olmayan, tüm dünya mistikleri olacak. Hayal zannedilen hırsların gerçekleşmesiyle beraber gelen travma, öfke krizleriyle evlerde kütüphanelerin alaşağı edilmesine, evlerdeki mistik kitapların yakılmasına kadar sürecek. En büyük hırsını gerçekleştirip zengin olan baba, bedel olarak evladını verdiğinde ona iyimserlikten, olumlu düşünceden bahsetmek için sana saldırmasını göze alman gerekecek. İnsanlar spritüel olan hiçbirşeyi duymak istemeyecekler.

 

Kitleler hayallerine kavuşturulmuyor küçüğüm.
Kitleler, tarihlerinin en büyük hayal kırıklığına hazırlanıyor.
Bu yolun sonu toplumların hayal kurmaya tövbe etmesine çıkıyor.

 

Secret, aynı zamanda kozmik mekanizmaya dönük tarihin en büyük sabotajı…
Bir insan grubu kozmik yasaları nasıl sabote edebilir? Bunu çok merak ettiğine eminim.

 

Kişinin beyni bir çarktır. Ben istiyorum dediğinde bu çark dönmeye başlar. Bu çark döndükçe, isteklerin ve onun bedellerini çekmeye başlarsın. Evrenin gerçek çekim yasası budur. Ve şu anda bilinçlendirilmemiş kitleler, bu çarkı neler olacağını bilmeden döndürmeye başladı. Yaşayacaklarını bilmeden, buna hazırlanmadan. Kozmik yasalar asla durmaz, daima işler. Kitleler eksik bilgilendiriliyor diyerek biz bu yasaları durduramayız. Evren “bilmiyordum”u asla mazeret olarak kabul etmeyeceği için. Tanrı’nın sistemini, Tanrı’ya karşı mücadelede kullanmak… İşte bu sabotajdır. Bugün bu sabotajı hayata geçirenler, tarihten bildiğimiz tanıdık yüzlerdir. İnsanları özgürleştirmek için Tanrı tarafından gönderilen kutsal kitapları, Tanrı’nın bu arzusunu durdurmak kullanan eski dostlarımız: Kabalacılar.

 

Yüzyıllardır sizi biz yönetiyoruz. Şimdi tanrısal özgürlüğünüze kavuşmaya mı karar verdiniz? Bağımsız olmak, zincirlerinizden kurtulmak mı istiyorsunuz? Hadi durmayın! Bir süreliğine de olsa özgürsünüz. Hepiniz hayal kurun. Şunu bilin özgürlük için açtığımız bu kapıdan, birgün mutlaka geri geleceksiniz…

 

Bu durumda bizim yapabileceğimiz tek şey, çarka müdahale etmeden eksik olan bilgiyi ivedilikle farklı kanallardan bireylere ulaştırmaktır.

 

“Bedeller” konusunu gizlemek, kader-dua denklemini yat-kat-arabayla sınırlamak-süslemek… Bu rahmani değil şeytani bir frekansın ürünüdür ve bu şerre kanal olan herkes bunun bedelini “son kuruşuna kadar” ödeyecektir. Çekim yasası…

 

Tekamülün 9. basamağına ait bir bilginin, tekamülün 8. basamağındaki bir dünyaya sunulması yüzyılın ruhsal felaketidir. İstersen olur yaklaşımının bireylerle buluşturulması için, bireyin iki şeye sahip olması elzemdir;
1- Yüksek farkındalık.
2- Derinlere varan arınmışlık.
1
“Kimilerinin sesini duyuyorum. Bu yeni bir bilgi değil. Daha öncelerden yüzlerce kere yazılmış, okunmuş birşeydi. Bunda bu kadar abartacak ne var ki?” diyorlar.

 

Ey yeryüzünün arınmış bilgeleri.
Siz bu bilgiyle, girdiğiniz uzun bir mistik yolda kesiştiniz.
Şimdi kitleler, spritüel tek satır okumamış kitleler bu bilgiyle buluşuyorlar. Daha güzel arabalara binebilmek için… İlaçların satışının süpermarketlere kaydırılmasıdır bu. Prospektüsleri yok edilerek. Yan etkili şifa haplarının, bonibon ambalajında şişelenmesidir.
Mistik pazar büyüyor iyimserliğini derhal terkediniz.

 

2
Çekim yasasının tekamül sürecinden bağımsız olarak, tek başına satışa sunulması… Rab bu yolu asla tercih etmez. O, kişiye kadim bir bilgi vermeden onu bilgiye hazırlar. Arındırarak.

 

Arınma olmadan kişi “çekmeye” başlarsa ne olur… Secret, olumlu düşün olumlu şeyler başına gelsin der. Bu mistik bir yalandır. İnsanlara bu haliyle sunulan çekim yasasının işe yarayacağı tek varlık grubu Meleklerdir. İnsanlar değil… Melekler, nefs sahibi olmadıkları için içlerinde olumsuz hiçbir zerrecik yoktur. Bu nedenle olumsuzu çekmezler. Peki ya insan? Tekamül yürüyüşündeki insanoğlu öyle midir? İnsanoğlu nefs sahibidir, zihin çarkını döndürmeye başladığında içinde arınmamışlılığın olumsuz potansiyelinden ötürü, kendine musibetleri de çekecektir. Denizde attığın oltaya, nükleer atıkların tutulmasıdır bu. Sağlıklı balıklar tutabilmen için, önce denizin temizlenmesi gerekir. Oltasının ucundan olumsuz musibetler çıkan insanlara, “Olumlu düşünseydin böyle olmazdı” demek ve işin içinden böyle çıkmak bu hiç de farkındalığı yüksek bir tavır değildir. İnsanlar için yazılmış kitapların yazarlarının, okuyucularının birer “insan” olduğunun “farkında” olmasında büyük yarar var.

 

Çünkü Polyannacılık, kişiyi arındırmaya yetmez.
Arınma, esaslı ve derinlikli bir iştir.
Kişinin Tanrı ile arasındaki mesele çözülmeden yapılacak hiçbir suni teneffüs,
kişiye kalıcı bir nefes aldırmayacaktır.

 

Kişi neyin hırs, neyin hayal olduğunun ayırdında olmazsa, çekim yasası fitili hayalleri değil hırsları gerçekleştirmek üzere ateşlenir. Doğrusu bu çok ama çok ağır bedelleri beraberinde getirecektir.

 

Bu metin, iyi yada kötü niyetle Çekim Yasası’nı eksik bir şekilde toplumlara sunanlara ve onlara aracı olanlara bir uyarıdır. Bugünden, 17.07.07’den itibaren, isteyerek yada istemeyerek dünyanın karanlık yüzüne hizmet eden bu çabanın içinde olanların insanlık üzerinde yaptığı ruhsal tahribat, gene onların üzerinden telafi edilecektir. Gizledikleri “bedeller” konusu, kendilerine herkesin gözü önünde ödettirilecek bedeller üzerinden okuyucularına anlatılacaktır. Bu iyi yada kötü niyetli kişilerin yaşayacağı kişisel felaketler, ciddi ve dikkate değer bir okuyucu tepkisiyle sonlanacaktır:
“Sen neden olumlu düşünmedin de tüm bunlar başına geldi?”
***

 

Olumlu düşüncenin gücü, bu yola baş koymuş spritüel gönüllerin yükselttiği bir trenddir ve işte Secret bu trendin başaşağı inişinin dönüm noktası olmak üzere tasarlanmıştır. Bir kitap değil bir proje olarak.

 

Hayal kurmaya tövbe ettirilmiş toplumlar,
eskisinden daha da “iyi” Kabala sürüleri haline getirilmek isteniyor ki bu yeryüzünün tüm bilgelerinin rehavet uykusundan uyanıp, oyunu görüp hareket geçmesini gerektiren olağan dışı bir durumdur.

 

Şunu unutma küçüğüm. Gerçek sırrın kitlelere açıklanması “Sistem”in varlığına karşı çok büyük ve dayanılmaz bir tehdittir. Çünkü, Dünya endüstrileri insanoğlunun acizliği üzerine kuruludur. Hakiki sır, aczi ortadan kaldırır ve bu “sistemin” tüm silahlarıyla karşı koyması gereken bir durumdur.

 

Oysa Secret “sırrını” kitlelere “sistem”in kendisi ulaştırmıştır. Kitabevlerine girdiğinde seninle aynı boyda karşında duran devasa Secret panolarını hatırla. Arkasındaki bugüne dek bir kitapla ilgili görülmemiş ölçekteki reklam ve promosyon atağını da hatırla. Bu kitap sistemin göbeğinden geldi. Sistemin, kendisini samimi olarak tehdit eden birşeye bu denli destek vermesi düşünülemezdi.

 

Bu, İsa’nın nefesini ensesinde hisseden Kabalacıların başlattığı bir ataktır.
Bu, İsa’nın gelişini haber alanların, İsa’nın önünü kesmek için başlattığı karşı bir ataktır. “İstersen olur”un gerçek ve kadim sırrını insanoğluna verecek kişi İsa’dır. İsa, toplu inisiyasyon demektir. Kabalist dehanın amacı İsa ışıl ışıl parıldayarak ortaya çıktığında, karşısında hayal kırıklığıyla yoğurulmuş, bedbaht ruhlar bulmasıdır.
Tanrısal özgüvenin yok edilmesidir.
İsa’ya biz bu filmi daha önceden gördük reaksiyonunun verdirtilmesidir.

Küçüğüm Sır, Sırrın dejenere edilmesidir…

 

İnsanlara hatırlatmamızda büyük yarar var. Tanrı’nın doğum günü, daha Secret Amerika’da piyasaya çıkmadan önce yayınlandı. Secret, kitabın son bölümündeki “Huruf-u Mukatta’yı dejenere ederlerdi. Muhammed sırrı onlara bu yüzden vermedi” satırlarının bir kehanetidir.
Sırların dejenere ifşası… Bu kabalistik bir meslektir.

 

Sonsöz…
Bu “kusursuz” plan ilk defa senin ülkende tökezledi. Bu kitabın yayınlandığı bunca ülkenin içinden bu kitap, bir “tesadüfün” eseri olarak Türkiye’de “skandal” kelimesiyle yanyana geldi. Bu kusursuz plan sadece tek bir ülkede tökezledi küçüğüm. Tanrı’nın doğum günü ülkesi Türkiye’de…

 

Bu best-seller’ın Türkiye yayıncısının, bu kadar çok iyi para kazanırken durduk yerde Türkiye’nin birinci gazetesinde neden “yazarla” sahte bir röportaj düzeneği kurma yoluna gittiğini kimse anlayamamıştı…

 

“Bedeller” konusunun gizlenmesine aracı olursan, büyük bedel ödersin.
Kendi “Secret”ını yaşayarak… Mesleki itibarını kaybederek…
Çok para kazanacaksın.
“Ama” bu süreçte itibarın da yok olacak.
Bunu gerçekten istiyor musun?

Sır, hayrın sırrı olsaydı, herhalde önce kendi yayıncısını ihya ederdi,
öyle değil mi?

 

Sanıyorum artık Tanrı’nın doğum günü’nün Secret’la neden karşı karşıya geldiğini biliyorsun ☺ Dostların da öyle. Secret okuyan herkesi, yan etkiler konusunda bilgilendirmek.
Bu, tüm bilgelere verilmiş bir görevdir.

Tanrı’nın doğum günü ailesine sevgilerle
Dona

 

 

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
18:53

Işıl’dan…

Secret… Harika : )
dona T. :) e tanri da bilge olur demi ;=) … secret eger bilgelestiysen hayatta cok guzel bir yasa…adi ustunde CEKİM yasasi…bahsedilen..yani CEKTİGİN durumunda cektigi durumlar olasi :)…. sistem MATRIX gibi yani nasil anlatsam ama anliyorsun..DONA anlatiyor aslinda… (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
18:55

Şükran’dan…

Tebrikler!!!!!!!!
Uzun yıllardır, Kuran’ı Kerim üzerine düşünüp duruyorum ve ayet ayet ne demek istedi acaba diye sorgulayan ben, “Tanrı’nın Doğumgünü” kitabı ile tatmin oluyorum. Kuran kitabının iki düzlem olduğundan o kadar emindim ki; sizin aracı olduğunuz kitab bana cevap gibi geldi.

Tanrı’nın imajını değiştirmekte gerçekten başarılı bir çalışma. Ama bana fantastik bir yazım yerine çok gerçekçi geldi. Ve bu kitap yeni çağ için Tanrı’dan geldi.

Benim de imaj maker’ım olurmusunuz? : ))))

Başarılarınızın devamını dilerim.

- Sevgili Şükran, tek bir “müşterim” var : )
sevgiyle / buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
18:57

Reyhan’dan…

TANRI’NIN DOĞUM GÜNÜ benimde doğum günüm oldu.hislerimi ve yaşadıklarımı anlatacak kelime bulamıyorum.sadece yolunuzun çok uzun ve meşakkatli bir yol onu biliyorum.Allah yardımcınız olsun.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
19:03

Hüseyin’den…

Ben böyle rezalet, böyle bir hayalkırıklığı, böyle bir saygısızlık, seviyesizlik ve çaresizlik görmedim. Hayır hayır, kitaptan bahsetmiyorum. Linç adlı word dökümanından. Bu gün bitirdiğim bu sıradışı, benzersiz kitap için elbette benim de katılmadığım ya da içimin yatışmadığı 1-2 husus var. (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
19:12

(Filozof :) Işıl’dan…

artı İsa nın bir sözü vardır…isteyin verilecektir..diye…ama bu da algıdan algıya değişir…mesela o insanlara balık sundu , sepetteki 3 balık 50 balık oldu..öyle anlatılır ve okuduklarıma göre..orada onun istemesi insanların hayrına, açlık çekmemeleri içindi…İsa peygamberi kamil insan olması adına çok seviyorum :)… ama bu bağımlılık değil…bunlar örnek alınması gereken davranışlar ve İman şekli…yani öyle bir iman varki…öyle bir istiyor ki o balıkların çoğalmasını…sihir gibi birden balıklar çoğalıyor ve ekmekler…orada çok güzel asıl SIR var…inanmanın ve sevginin gücü…ama İsanın ruhsal düzeyi bunu oldurmasını engellemeyecek durumda…vs. vs.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
19:24

Duyuru… İngilizce…

Daha önce kitabın İngilizce çevirisi için gönüllü olan dostlarımız vardı. Bu dostlarımızdan uygun durumda olan biri, Dona’nın Secret Bildirgesi’ni İngilizce’ye çevirme işini üstlenip, beni bu mesaiden kurtarabilir mi acaba? Kolay değil, aldığımız ilk resmi uluslararası görev : )
sevgiyle
buRAK
Not: Bana haber verin ki, çakışma olmasın.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
19:26

Ender’den…

Öncelikle Selam ve selam.. Ne diyeceğimi düşünmeden gidrdimsitenize sevgil buRAK ya datanrının dostu mu demeliyim bilemiyorum.Kitabınız hakkında elbette olumlu yorumlar yapacağım çünkü Tanrıya yapılan haksızlıklardan bunalmış ve çözüm bulamaan birisiy-d-im.Bu vebuna benzer yorumları sıklıkla duyacağınızdan eminim ama sanırm benim geçmişim bu youmu çok daha anlamlı kılıyor,en azından benim açımdan öyle.Dona ile ben de çok konuştum; (daha fazla…)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
19:27

Levent’ten…

Selamlar, Sevgili Dostum, Fikirlerime tercuman olan bu kitap için sana teşekkur ederim. Okurken sık sık benim de konuştuğum kişinin aslında Dona olduğunu farkettim.Bir dönem ben de yeltendim bunu yazmaya ama başaramadım. Çünkü o ara sanırım sistem seninle anlaşmış.:) Zaten bu kadar güzel ve etkili de yazamazmışım ellerine, yüreğine sağlık. Ayrıca Kitabını kendi web sitemde de büyük bir zevkle tanıtıma koydum. Çünkü BİR’i anlamak ve İslam’ın SEVGİ dolu yüzünü görmek isteyen herkesin mutlaka okuması gerektiğine inanıyorum. Özellikle okumadığı halde yorumlar yapan dostlarımızın okuduktan sonraki yorumlarını da görmek isterim. Sonsuz Sevgilerimle,

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
20:33

Dona’nın Secret Bildirgesi’nin filmi birazdan yayında…

“Sizden bunu ulaştırabileceğiniz herkese ulaştırmanız istenecek.” / Dün gecenin sıcak saatlerinden… Dökümanı download etmek için tıklayın.

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
21:04

Bir tane…

Merhaba,Kitabı şimdi gördüm ve ön sözünü okudum.Okurken yüzümde kocaman gülümsemeler oluştu :)Nasılda benim duygularımı fikirlerimi anlatan bi kitap yaşasın sonunda Türkiye’dende böyle bir yazar çıktı insanlar artık daha geniş bakabilecek bu sayede ve kafalarında oluşan tanrının korku veren imaji cidden düzelebilicek tabi anlıyana..Çünkü kitabı daha okumadan sadece ismine bakıp acımazsızca eleştiren insanlara Allah’tan akıl fikir diliyorum çünkü bu dostlarımızın bilinç seviyesi yükselmeden yada kafalarındaki eskiden ögretilme Tanrı imaji değişmeden,olmaz,Çünkü sorgulamaktan korkuyorlar ve onlara öğretilenlerle yetinip düşünmekten korkuyorlar.Halbuki bilseler Daha fazlası daha fazlası var.Tanrı bile Bu kadar acımasız degil Bu dostlarımız bi düşünse aslında Hepimiz Bir’iz.Ve bunu yazanda Allah.2tan bir parca.Kitabın sadece ön sözünü okudugumda benim düsündüklerim oldugunu gördüm Yarın kitabı alacagım ve hepsini okuyacagim.Aslında sizin bu yazdıgınızı dönem dönem gelen ulular veliler sözleriyle insanlara aktarmaya çalıştı ama insanlar sadece söz gibi baktıHiç söylenen sözlerin altında yatan derin manasını çözmeye çalışmadan.Bu sözlerden biride Mevlanaya ait.”Tanrı kimlik değişip aramıza iniyor insanları deniyor.”Aslında Tanrının kimlik degisip aramıza inmesine de ihtiyaci yok Hepimiz O’ndan bir parcayiz ve insanı insanla deniyor.Ancak ozaman içimizdeki Tanrısal öze ışıga ulasabiliriz..Bu da ancak sevgiyle olur.Tüm dünyaya yeterince sevgi diliyorum.Ve bu harika kitap için teşekkür ediyorum :)

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
17
2007
21:15

Gülay’dan…

sevgili buRAK TDG sevgiyle ve ilgiyle okudum. aydınlanma yolunda epey olay yaşamış bir insan olarak çok mutlu oldum çünkü kuran bana reikinin yolunu açtı ve ben reiki aldm içine girdiğim öğretide çelişkilerim oldu kurandan araştırarak kendime göre yanıtları buldum ve 5yıldır reiki yolunda devam ettim. bu günüme ve sizin vesile olduğunuz bu kitaba milyonlarca kez şükürler olsun nihayet bizimde gerçek bilgiyi sunan kuran kaynaklı bir kitabımız oldu açıklandı islamın sırrının karşısında hiç bir sır duramaz. çok çok çok teşekkürler sevgili buRAK…iyiki varın…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
18
2007
12:18

Hüseyin diyor ki…

Az önce nette okuduğum haber : “Perinçek, artık Türk solundan da Hz. Muhammed’i “devrimci” olarak görmesini istedi.” Yoksa o görüştüğünüz siyasi ???

- Hayır : )
Not: Türk solu TDG okuyor, bunu söyleyebilirim :) Herşey çok güzel gidiyor dostlar…

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
18
2007
12:36

Sürpriiiiiiiiiiiiz… Yeni kitap geliyor :)

Hale birazdan bize geliyor… Hale kimdir? Benim sevgili tasarımcı arkadaşım. TDG kapak tasarımını yapan arkadaşım. Hale hangi dönemlerde bize gelir? Yeni kitap gündemimize geldiğinde…

buRAKozdemir.com, herşeyi ilk elden haber verme konusunda deyim yerindeyse cozuttu dostlar. Öyle ki yayınevi de yeni kitap projesini bu satırlardan öğreniyor olacak : )

Huzurlarınızda yeni kitapla ilgili ilk ipuçları…
Yeni kitap TDG’nin devamı mı?
Hayır.
Konusu nedir?
Bilgeliğin eğlenceli kitabı.
Kur’an bu işin neresinde?
Kitabın ilham kaynağı Kur’an’ı Kerim’den tek bir ayet.
Sanatçılar, başyapıtları olmuş eserlerini bir rakipmiş gibi aşmaya çalışır, kendi eserlerine meydan okuma içinde olurlar.
Yeni kitap da böyle birşey mi?
Hayır efendim böyle bir dangalaklık içinde olmayacağım : ) TDG bir yana dünyalar bir yana…
Adı nedir?
E.H.
İsim konusunda gene aynı şeyleri yaşayacak mıyız?
Hem de nasıl :) İsmi duyunca yerinizden zıplayacağınızı söyleyebilirim. Aynı filmi gene göreceğiz. Aşırı tutucu dostlarımız kitabın adına bakıp bendenizi İslamiyet’e savaş açmakla suçlayacaklar. Kitabın içindekileri öğrendiklerinde ise aynı TDG’de olduğu gibi büyük bir mahcubiyet yaşatacağız onlara. Okumadıkları bir kitap onları geliştirecek, önyargılamaya tövbe ettirecek.
Başka ne gibi ipuçları var?
Bilgeliği birazcık yaratıcılıkla birleştireceğiz efendim. Ehem ehem. Güzel birşey olcek.
İddialı birşey mi? Dünyayı değiştirir mi?
Dünyayı değiştirme hayalimize çok değerli bir katkı verecek. Dünyamızın bir yerlerinde birşeyleri değiştirecek.
Kaç sayfa?
Yaklaşık 90 sayfa… Hafifçe birşey. İçinde yoğun görsellik olacak. Gözümüz gönlümüz açılsın.
TDG ile ilişkisi nedir?
Yeni dostlar kazanacağız. E.H. bu yeni dostlarımızı TDG’ye yaklaştıracak.
Şimdilik bu kadar. Çok heyecanlıyım çok : )
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
18
2007
12:41

Don’t Panic I’m Islamic…

Londra’nın en turistik alışveriş merkezlerinin vitrinleri hep bu tişörtlerle dolu. Üzerlerinde ‘Islam is not a militant faith’ (İslam saldırgan bir din değildir), ‘Proudly Muslim’ (Müslüman olmaktan gurur duyuyorum), ‘Islam=Peace’ (İslam eşittir barış) gibi yazılar bulunan kıyafet ve aksesuarların yanı sıra ayyıldız baskılı modeller de revaçta.

İslam dininin hoş karşılamaması nedeniyle bu ürünlerde resimlerden çok sloganlar ve yazılar tercih ediliyor. Minare, rahle gibi desenler de sıklıkla kullanılıyor. ‘I love Allah’ (Allah’ı seviyorum) yazılı ürünler ise daha çok Amerikalı Müslümanların zevkini yansıtıyor.

İngiltere’de terör saldırılarından sonra toplum tarafından dışlanan Müslümanlar kendilerini bu tişörtlerle ifade etmeye çalışıyor. Özellikle şehirli ve genç Müslüman azınlık arasındaki yeni moda, bu tişörtte de olduğu gibi, İslam dinine duyulan bağlılığı göstermek.

- Ben de elimde İngilizce TDG’yle bu tshirtleri giyen kardeşlerimizin karşısına çıktığımda tshirt giyeceğim. Üzerinde
Don’t Panic, I’m Islamic 2… yazacak. “2: too” yani ben de : ) 2. perdeden korkmasınlar diye.
sevgiyle
buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Tem
18
2007
12:52

Hamdi’den…

Sevgili Kardeşim, Secret kitabı ile ilgili yazdıklarına’da bayıldım. Yokluk-Varlık ilişkisini iyi hazmetmek inşaallah nasib olur.
- Benim telefon iptal efendim. Dona’nın Secret bildirgesi, …’nin deyimiyle Dona’nın Secret’a darbesi, spritüel camiada çok büyük bir destekle karşılandı. En çok satan 1. kitap… O kitabı o raftan TDG indirecek. Bu şeytani planı, biz Türk bilgeleri hep birlikte bozacağız ve sanıyorum şu anda kendimizi geride tuttuğumuz uluslararası arenaya da bu onurla birlikte gireceğiz.

Dona 17.07.07′de bu işe el koydu, bize 1-0-0 dedi. Takvimlerden bir TDG kapağı yaptı. Gene …’ye göre TDG’nin kapağı Kabalacılara kapak olsun demek istedi :) Allah sizden razı olsun sevgili Kabala alimleri (rica kipi). sevgiyle / buRAK

yazan: buRAKozDEMIR.com burası: tanrı'nın doğum günlüğü |