Kulakçıklar…
4. baskıdan itibaren kapağın kulakçıklarında değişikliğe gidildi. yazarın özgeçmişinin olduğu kulakçık ilk yani sol kulakçık oldu. Sağ kulakçıklarda bundan böyle okuyucu yorumları olacak. Dönüşümlü olarak…
4. baskıdan itibaren kapağın kulakçıklarında değişikliğe gidildi. yazarın özgeçmişinin olduğu kulakçık ilk yani sol kulakçık oldu. Sağ kulakçıklarda bundan böyle okuyucu yorumları olacak. Dönüşümlü olarak…
buRAK kardeşim merhaba;
Çok özür dilerim, henüz tanışmamış da olsak ve yüreğinden gelen dizelerden oluşan kitabını henüz bitirmemiş de olsam, benim de yüreğimden kardeşim diye seslenmek dışında başka bir hitap samimiyetsiz geldi.
Kitabınla öylesine doluyum ki henüz ortalarında iken, neredeyse tüm çevrem Tanrının doğum gününden haberdar. (daha fazla…)
Okuyucularımız farketmediklerini söylüyor lakin benim gayet farkında olduğum bir durum var. Dünyayı detaylardan görmek… Başak olmak böyle bişey. Ufacık tefecik yazım hatalarından bahsediyorum. 4. baskı öncesi yeni bir gözden geçirme yaptık. Ben, Banu, Bahar, Handan, Murat Güdücüler, … C., … D. yazım hatası avına çıktık. (daha fazla…)
Yorumcu: Valla buRAK bey şöyle bir önokuma yaptımda giriş müthiş ama Cenab-ı Allah üzeriden rant elde etme fikri bence yanlış..Kitabın adı çok yanlış…İhlas süresini bence derin bir anlamda okuyun yazık etmeyin kendinize, sadece kitabın adı ile bile akılları karıştırmayın, inanlara saygı duyun, zira inanmak zordur inanmamak kolay. İnanmak beraberinde binlerce soru getirir, kabullenmek getirir siziz bu soruları kendi içinizde ve Kuran-ı Kerim rehberliğinde çözeceğinize inanıyorum. Kaleminiz güçlü daha faydalı alanlarda yazın, sizde ışık var.. Kitab-ı okumak yada okumamak gibi birşey yoktur.. Mina Urgan ın dediği gibi “karpuz kelek çıkarsa yemek mi zorundayım” misali Allah cc. sizi doğru yola eriştirsin Başarılar Yazar: Karpuzsuz yaz geçmez. İyi bir karpuz yiyicisi, karpuzun tatlı olup olmadığını hemen anlar. Bence sizde o sezgi var. Giriş bölümünde de yeteri kadar ipucu. sevgiyle buRAK
CİNSEL PİYASA TANRISI:
ESTETYA
Kazılarda ortaya çıkartılan çok katlı alışveriş merkez kalıntısı Akmerkhis’in o devrin görkemli yapılarından biri olduğu tahmin edilmektedir. Yönlendirme okları çok abukça yapıldığı için ne yazık ki iç mimariyle ilgili tam bilgi edinmek mümkün olmamıştır. Ancak, bilinen Estetya’nın en sevdiği günün Cumartesi olduğudur. O gün herkes en güzel kıyafetlerini giyer ve o güne has olmak üzere güzel kokardı. (daha fazla…)
Bu site bir platform dostlarım. Kuşkularımızı giderme platformu… Hepimizin içinde bir şeytan var bunu biliyoruz. Dona, bu şeytanın aslında bizim karşıt görüş meleğimiz olduğunu öğretti hepimize. İçimizdeki kuşkuyu da merakı da tetikleyen o. Bize düşen, onun bize verdiği kuşkulara karşı harekete geçmek. Düşünmek, düşünmek, düşünmek… Ve sonra da doğruyu bulmak.
Geçtiğimiz 3 gün boyunca Tanrı’nın doğum günü’nü okudum. Birkaç aylık bir aradan sonra. Ve şunu gördüm. (daha fazla…)
İnanmadığın birşeye başkalarını nasıl inandırabilirsin?
Rakip markadan aldığın otomobille…
Bu cümleleri hatırlıyorsunuz…
2000 yılıydı sanıyorum. Bende bembeyaz bir Peugeot 306 vardı. Müşterim olan otomobil firmasına gittiğim otomobil işte oydu. Müşterim kim miydi? Fiat : ) Fiat’ın CEO’su camdan görünce manzarayı olanlar olmuştu tabi. Çok sağlam bir zılgıt yemiştim. 1 ay vakit vermişti bana. Üzerinde Fiat yazan bir otomobil beğenmek için. (Peugeot’umu halama satmıştım. Halâ halamdadır yavrucak) Ben de efendim aşağıdaki arabayı beğendim.
Fiat olan, Fiat olduğu anlaşılmayan..
Bu arabayla evliliğim biraz görücü usulü gibi olmuştu ama, sonra aramızda çok büyük bir aşk başladı. İnsan arabasına söz verir mi seni hiç satmayacağım diye? Ben vermiştim. (daha fazla…)
Bitirene dek 6 gün boyunca “off” durumdaydım. Dünya hayatına bir faydam olmadı :) Hala rüya gibi…6 yıl boyunca tasavvuf(!) toplantılarına katıldım. “SIR” dır deyip paylaşmadıkları herşey bu kitapta. Efendilere söylenenler… Bizim efendi okusa ne hissederdi diye merak etmekten de kendimi alamıyorum : ) İslam’la yollarımız bir süre önce ayrıldı. Benim Tanrım bu kadar korkunç olmamalıydı… Sayende benim sevgi dolu Tanrımı buldum. Okurken kaç kere kitabın elimden düştüğünü (şaşkınlıktan), kaç kere kahkahalarla güldüğümü, kaç kere sevinçten zıpladığımı sanırım tahmin edersin…
Haftanız muhteşem geçsin. O korkunç sınavı atlatan tüm kardeşlerimize de geçmiş olsun.
Haftasonu yoğun bir “bilgilendirme” altındaydım. Uzun bir aradan sonra.. Bunları klavyem döndüğünce buradan paylaşacağım. O yüzden bir gözünüz burada olsun. Kahvaltı sonrası hemen “muhafazakar kesim ve Tanrı’nın doğum günü” konulu yazıyı yayına hazırlamaya başlayacağım.
Aylar sonra kitapevi gezdim… DR’da çok satanlardaydı bunu söylemişlerdi. Remzi Kitabevi’nin çok satanlar listesinin ise 33. sırasında bir kitap gördüm. Adı Tanrı’nın doğum günü’ydü : ) 33ü görmek benim için çok önemliydi, 1. sıradan da önemliydi… Çıktıktan tam 8 ay sonra bir kitabın o listeye girmesinin bazı dostlarımız için bir anlamı olmalı. Tırmalaya tırmalaya gelen bir kitap. Ben haftasonu Tanrı’nın doğum günü’nün ayak seslerini duydum…
sevgiyle
buRAK
70 yıl yaşayacağımızı varsayalım ve 70’ten çocukluğumuzu yani 12’yi çıkaralım hep birlikte. Bilinçli bir biçimde tüketebileceğimiz bir 58 yıl kalıyor elimizde. 58’i de 365 gün 6 saatle çarpalım. İnsan ömrü dediğimiz şeyin matematiksel karşılığıyla karşılaşmaya hazır mısınız? Hazırsanız buyrun: 21.184 gün.
Ne kadar az geldi değil mi? Oysa ne kadar da uzun geliyordu bize yıllar…
Anne karnı… Çocukluk… İlkokul… Lise… Üniversite… İş hayatı… Evlenme… Boşanma!.. Emeklilik… Torunlarla oynamak… Bunların hepsinin 21 bin 184 güne sığması size acıklı geliyorsa sıradaki hesapla yeni bir dumura uğrayacaksınız. Kemerleri bağlayın. (daha fazla…)
“Tanrı’nın doğum günü’nü sorduk kitapçılarda. Bulamadık tabi…”
Bu mesajlar artık hayatımın bir parçası oldu.
Bu konuda sizden bir ricam var.
“Kalmadı” diyen kitapçıların adını bizim yayınevine bildirmenizi istiyorum.
siparis@guzeldunya.com… ye.
“O kitap bizde yok” diyenleri değil, buraya dikkat. “Kalmadı” diyenleri.
Yok diyenler, dünya görüşü konusu.
Kalmadı diyenler ise stok sorunu.
Bu işi çözmek niyetindeyim.
Eğer bu sorunun altında bizim dağıtımcıların imzası varsa…
Bazukayla geliyorum söyliim.

Tuncer Bey yazmış:
“Dini vecibeleri yerine getirmeye çalışan bir dostum kitapla ilgili yorumlarımdan meraklanıp kitabını okumak istiyor, ancak okuyup da kendi içinde çelişkiye düşmemek için Diyanetten fetva istedi, cevabını bekliyor. Gelince sanada iletirim. : )”
Efendim, tanıdığınızı hiç bekletmeyelim. Fetva hattı daha önce Tanrı’nın doğum günü ile ilgili bir açıklama yapmıştı. (daha fazla…)
Kitabın popülist bir kitap olduğunu düşünmüştüm kitapçıda ilk gördüğümde..
Özellikle ismi, batı tarzı bir kitap ismi olduğu için antipatik gelmişti.
Allah değil “Tanrı”, hem de “doğum günü”, tövbee : D Ama kitaba şöyle bir göz attığımda içinde Kuran’ı Kerim’den bir çok ayet ve yapılan yorumlar olduğunu gördüm. Pişman olacağımı düşünerek kitabı satın aldım. (daha fazla…)
Tebrik ediyor ve beyninin içindeki herbir sinir hücresine sempati duyduğumu bilmeni istiyorum. Genç bir grafiker olarak bahsettiğin şeylerin kronik bir reklamcılık hastalığı olduğuna kanaat getirdim… Allah sonumuzu hayır eylesin :) bi de tanrı’ya iyi ki doğdun diyorum.. ayrıca başarılarının devamını diliyorum, takipteyim, sevgilerimle…
tanrının doğum gününü 3 gün önce aldım ve soluk soluğa okuyorum. sanırım kitap alırken bile tesadüfe yer yok. sabah anneme bile sayfalardan bir özet geçtim annemin de görüş alanını genişleten bu kitap için sonsuz teşekkürler. sevgiyle

Şu anda saat 18.18… Gazete bayileri kapanmaya başladı bir bir… Gece olduğunda geçtiğimiz haftanın Aktüel dergisi tedavülden kalkmış olacak. Bu gece röportajı koyacağız siteye demek istiyorum : )
Kafam şiştiği zamanlarda bilgisayardaki müzik programlarıyla uğraşmak hoşuma gidiyor. İki kaval bu programlarda yaptığım parçalardan birisi. Bir gözümle prodüktörlere göz kırpıyor falan değilim aman yanlış anlaşılma olmasın :) Maksat paylaşım olsun. Huzurlarınızda iki kaval…
NOT: linki tıkladığınızda açılan sayfanın en altındaki free butonunu tıklayın.
yorumcu: KUR’ÂN 6. surenin 128. ayetinde insanların farkında olarak veya olmayarak CİN etkisi altına girmeleri gerçeğine şöyle işaret eder: “… EY CİN TOPLULUĞU, İnsanların EKSERİYETİNİ hükmünüz altına aldınız!..” Kendilerini Tanrı, evliya, peygamber tanıtan binbir türlü güçlü cinni varlıkların insanların cogunlukla zeki olanlarını hükmü altına aldıgını biliyoruz. Saygılar
yazar: Bu “sen cinlenmişsin” konusu çok popüler bir suçlamadır. Bilirsiniz peygamberimize de böyle denmişti. (daha fazla…)
Tayfun isimli site ziyaretçimiz şöyle yazmış:
“Hayatım boyunca Kur’an ve dini kitapların veya içerikli kitapların para karşılığı satılmasını anlayamamışımdır…”
Tayfun Bey’in bir ömür içinden çıkamadığı bu soruya hemen yanıt verelim ki, ziyaretçimizin zihninde yeni konulara yer açılsın.
Bir eser iki türlü yayılır efendim.
1- Satılır.
2- Dağıtılır.
(Üçüncü bir yol çalınmaktır)
2. yol yani dağıtım, misyonerlerin yada cemaatçi yayınların izlediği bir yoldur. (hem parayla kitap satmak hem de misyoner olmak suçlamasına aynı anda maruz kalmak sanıyorum yeryüzünden bir tek bendenize nasip olmuş bir durumdur ) (daha fazla…)
Dostlar, Tanrı’nın doğum günü şu anda piyasada bulunamıyor. Bunun nedeni ne dağıtımcılar, ne kitapçılar. Neden biziz , yayınevinden aldığım malumata göre kitap yetiştiremiyormuşuz efendim : ) Matbaamız dört nala TDG basıyor imiş şu an, yeni baskılar yarın bol bol dağıtılacakmış. Bilgilerinize efendim.
sevgiyle
buRAK
Kayınvalde bizde… Operasyon var evde. Benim dünya yemekleri içinde en sevdiğim yaprak sarmadır. İçeride yapraklar sarmalanıyor şu an, heyecan dorukta.
Sarma operayonu için gerekli yaprak mühimmatını tedarik etmek için çarşıya gittik. Eve dönüyoruz. “Corvette”le… Eve yaklaştığımız sırada bir baktık ki… (daha fazla…)