Şub
12
2008
17:31

Birimizin doğumgünüymüş bugün… Çok süper yıllar herkese…:)

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
12
2008
19:00

Kedi bunaltma videosu…:)

[flashvideo filename=wp-content/uploads/flash/kedi-bunalt.swf /]

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
12
2008
20:32

Haberler üzerine…

Dicitürk’e geçtik tekrar. Bu yeni apartmanda Desımart’a izin vermiyomuş yönetici. Aynen reklamdaki gibi. Fakat bi arıza oldu dicitürk’te, ki bu hiç sürpriz diil bizim için. Show TV ve Kanal D’yi göstermedi bi süre. Anahaberde beğendiğim belki de tek kanal, Kanal D. Fakat izleyemedik bi süre.

İşte o günlerden birinde, başka bir kanalın ana haberlerini izliyorum. Kusura bakmasınlar, habercilik anlayışı “Domatesin kilosu olmuş şu kadar para” üzerine kurulu bi haber merkezi. Adını da veriim efendim, ATV Haber. İzlediğim haber fiyaskosunun konusu şu: İran, Türkiye’ye doğalgaz vermiyor. Elde mikrofon, vatandaş ne diyor bu işe haberciliği. Vatandaş endişe içinde.

Türkiye, prime-time’da “Aaa niye vermiyo yavrum, versin ama ayıp” diye demeç veren teyzeler izliyor. Bunun adını habercilik koymuşlar. Aynı günlerde bir başka adam, tematik bir kanalda “önemsiz” bir tarihi gerçeği açıklamaya, sesini duyurmaya çalışıyor kendi çapında. Türkiye, Mavi Akım’la Rus doğalgazını getirme yolunu seçti oysa Türkmenistan, gazı şu kadar kat ucuza verecekti diyor. Hatta Türkmenbaşı doğalgazın parasını almayız, sizin Merkez Bankası’nda rezerve tutarız. Ortak yatırım yaparız falan demiş. Hangimizin haberi vardı? Bizimkiler tercih etmemişler. Neden? Bileniniz var mı?

Varsa yoksa “Vatandaş ne diyor?”.  Teyze zaten seni izliyor birşey öğrenmek için, sen de teyzeye teyze izletiyorsun. Bunun adı hem de başarılı habercilikmiş efendim. Bu haber dairesinin yüzünü başka bir televizyon, hem de milyon dolar ödeyerek transfer etmiş. Bu haber dairesinin, popülist olmaktan bile uzak, vatandaş-domates-teyze çizgisini kurana da büyük yazar demişler, oturtmuşlar başköşeye.

İşte o haberleri izliyorum. İran vermiyor da vermiyor doğalgazı. Kılız ya İran’a… Nefret ediyosun haberi izleyince. Ayakkabısının arkasına basan Ahmedinecad görüntülerini görünce, savaş açasın geliyor. Oysa… Tarihi günler yaşanıyormuş, Ortadoğu’ya kar yağmış ilk defa, çölde insanlar donarak ölüyormuş bunlar bir cümle geçiyor haberin içinde. Amigo, elinde mikrofon, vatandaşı doldurmakla meşgul o sıra. “Versene kardeşim niye vermiyorsun gazımızı.”

Bu arada, asıl fiyasko henüz başlamadı daha şimdi geldi sıra. Bu haber bülteninden tam 2 saaat önce, bir haber televizyonuna “son dakika” haberi gelmişti oysa. Ben izlemiştim. İRAN, DOĞALGAZ VERMEYE BAŞLAMIŞ, SORUN ÇÖZÜLMÜŞTÜ. Bu gelişmenin üzerinden, hem de 2 saat geçmesine karşın izlettiler vatandaşa “İran gaz vermiyor, sonumuz felaket, donarak ölücez hepimiz” haberini. Neden? Hazır yapılmış haber “ziyan” olacaktı çünkü. Ne emek vardı gerçekten de üzerinde…

Fiyaskoyu haberci dehasıyla nasıl formüle ettiler onu biliyor musunuz? Önceden hazırladıkları yanlış haberi izlettiler insanlara. Haber bitince de spikerin önüne bir kağıt gelmiş gibi yaptılar.”Şu anda elimize geçen bir son dakika gelişmesini vermek istiyoruz sayın seyirciler. İran doğalgaz akışını başlattı…”

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
13
2008
01:29

Durum anlaşıldı…

Babam bile sordu, oğlum başörtüsü yazısı nerde kaldı diye. Sitenin haberleş düğmesi “başörtüsü yazısı ne olmuş bi sor bakalım düğmesi”ne döndü : ) Durum anlaşılmış, mesaj alınmıştır efendim. Bugün saydım. Üzerinde mesai harcamakta olduğumuz proje sayısı 6 çıktı. Kafa kazan gibi oldu malum. Bir de bu konuya, bizim ele alış biçimimizle girince içinde uluslararası ilişkiler olması lazım, tarih, ayet var, toplum, Başbakan’ın karakter tahlili bunların hepsinin de fazlasının olması lazım. Bu örtünün altında çok şey gizli, ondan uzadı birazcık efendim. Diğer yanda da meclis oylamasının tamamlanmasını istedim. İki noktada da ön-testini yaptım yazının. Kendi içinde dedikleri aynen çıktı, onayımızı aldı. Aynı Kuzey Irak yazısında olduğu gibi, yazımız çözüm önersin, söyledikleri yapılınca da sorun çözülsün istiyoruz. Bu gece ve yarın finalleyelim. 14 Şubat’ta da yayına girelim, söz olsun. Sevgiyle

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
13
2008
04:08

…Sen iyisi mi sor vebmastırına xxxx kurma imkanımız var mı bu merete diye. Varsa kurdur yoksa millet kuduruyo ona göre :) Elinizden gelen güvenlik önlemini alın. Söyleyin xxxxxx muhakkak. Hiçbi şeye yaramıo falan filan demesin. Bu siteyi hacklemek için diş bileyen güzel ama küçük heykırlar var :) Nese Kolay gelsin. Niyetim ukalalık değil uyarmaktır ;)

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
02:12

Kelebek zamanı…

kendimizi bir kurt zannettiğimiz zamanda koza örmüşüz etrafımıza.Korktukça korkularımızı öfkelendikçe öfkelerimizi.tek tek .sonra koza etrafımızı sarmış.nefes alacak yer kalmamış.bakınca etrafa sadECE ördüğümüz koza varmış.koza bize bakar biz kozaya yaşam bundan ibaret sanar dururmuşuz. derken değişim başlamış kanatları çıkmış kurdun ama o farkında değilmiş bir kelebek olduğunun.içi bunalıyormuş sıkılıyormuş kozası dar geliyormuş.derken taaa taaaa(borazan sesi oluyor bu)kurtcuk sen kelebeksin çık artık o kozadan sen cocuklugundan beri getirdiğin korkularını endişelerini bırak.Bak kurt bile değilsin artık demişler(DİYEN TDG) Kelebek bakmış koza bana dar bu kanatlar güzel uçmuş gökyüzce.lay lay(buda kelebek şarkısı)KÜÇÜK BÜYÜK TÜMÜMÜZE İTAFEN.

yazan: misafir burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
02:20

KİTAPA YENİ BAŞLADIM KİTAPI YANIMDA TAŞIYORUM HER FIRSAT OKUYORUM MİSTİK BİR HAVA VAR KİTAPIN DİLİ ÇOK İYİ OKURKEN BAZEN GERÇEKTEN BU ADAM TANRIYLA KONUŞTU DİYORUM KENDİMCE BAZEN SÖYLEYEMEDİKLERİMİZİ DÜŞÜNDÜKLERİMİZİ CESUR BİR ŞEKİLDE DİLE GETİRMİŞSİNİZ ELİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK YARATAN SİZE ANLAT DEDİ VE SİZDE ANLATIYORSUNUZ BAŞKA NE DENİLİR BİLMİYORUM

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
14
2008
03:53

Kurbağa mı at mı…?

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
06:09

Sonuna kadar be buRAK…

Sevgili buRAK, destek demişsin… Olmaz mı, hem de sonuna kadar… Sen öyle bir aşka baş koydun ki, koymuşsun ki, değil destek savaşsa savaş, ölümse ölüm…. sitemize yazan ve kitabımızı okuyup farkedenler , gerçeği özleyenler, aşka, sevgiye, asilliğe, saygıya, huzura, mutluluğa hasret kalanlar…Biz buyuz…Aşk insanlarıyız…Özlem ve hasretle yanıyoruz… Bu yola baş koymuş birisine nasıl destek olunmaz…Bu arada okumayanlar.com dakileri de anlayışla karşılıyoruz. Anlıyoruz onları… Yollarımız, deneyimlerimiz farklı ama hepimizin varacağı yer TEK… O olmak …
Yanındayız buRAK…Sonuna kadar…Sevgiye selamlıyorum yüreğini, cesaretini….Binlerc şapka çıkarıyorumm sana , eşine, kadromuza ve binlerce aşka gönlünü koymuş tüm dostlarımıza….

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
14
2008
06:35

Çok uzun oldu yazı çok…:)

Ama sanıyorum en güzel yazımız oldu. Sevgiyle, paylaşmak üzere.

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
13:44

Love…

[flashvideo filename=wp-content/uploads/flash/LOVE.swf /]

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
16:01

Doğrudan O’na…

Sevgili buRAK abi dün Tanrı’nın doğum gününü kutladım ve sana çok teşekkür ederim çok güzel bir organizasyon yapmışsın. Ben 8 yaşında İmaj radyoda bilim kadını olucam ve Tanrı nerde onu bulcam demiştim yayını falan kesmişlerdi =)) ama buldum aslında hep biryerlerdeydi ama göremez olmuştum. Şu an daha derin hissediyorum ve yazdığın kitaba çok şey borçluyum bu halimde değişebilir tabi ama sevgi hep kalıcak.Umarım barış için hep gücümüz olur
Sevgilerimle. Bide Dona neyi ifade ediyor?Kitaptan anlam çıkaramadım cevap yazarsan sevinirim.Tekrar çok teşekkürler kendinize iyi bakın.

yazan: buRAK burası: okuyanlar |
Şub
14
2008
18:01

duyuru

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
19:41

Yazı bitti…:)

Ben hemen çiçekçiye fırlıyorum efendim kimse farketmeden. Hatta yolda da kimse elimde çiçek taşıdığımı farketmese ne güzel olur… Neyse. Dönüşte son bi defa okuyup, sonra doğruca yayın… En son saydığımda 20 sayfa olmuştu, o yüzden işlerinizi halledin, vaktinizi ona göre ayarlayın derim ben. Akşam epey şenlenecek ortalık : )

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
22:52

“Örtü” birazdan yayında…

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
23:26

“Örtü” sizindir…

Önce pdf formatında… Siteye aktarımı 5-10 dakika zaman alacak.

Örtü/buRAKozdemir.com download

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
14
2008
23:55

Örtü…

Takdim

Her Turk bu yaziyi mutlaka okumali ve anlamali!!!

Uzun zamandir bekledigimiz bir yaziydi ve ne ilginctir ki gec saatlere kadar bir turlu okuyamadim…

bu yaziyi her Turkun okumasi bir gorev bence… hemen butun gazetelerin en on sahifesinde yayinlanmali ve televizyonlarda haber sipi-KER-leri bu yaziyi bastan sona tek tek okumali canli haber bultenlerinde!!!

haber dedigin budur iste… her yonuyle analizi yapilarak, beyin ve yurek suzgeclerinde suzulerek kaleme alinandir haber…

aynen TDG uslubunda yazilmis bu yazi da… tekrar tekrar okunmasi lazim… her cumlenin tek tek sindirilmesi lazim…

yine hepimizin icindekileri muhtesem bir sekilde kaleme doktun can kardes buRAK…

yuregin ve kalemin hep boyle piril piril parlasin…

bugun ne cicek, ne baska bir hediye, ne de allanip pullanmis bir sevgililer gunu sozu istemedigimi coook onceden haber vermistim beyfendiye… ortu yazisini okuduktan sonra ~ortulu yada acik farketmez, bu yazi Turk kadinlarina sunulmus mukemmel bir sevgiler gunu hediyesi~ diye dusundum…

tesekkurler guzel kardes…

Edit: 28 Şubat’a 2000 yazmışız. 1997 olarak düzeltildi efendim.

http://www.buRAKozdemir.org/ortu/

Download linkleri

Örtü html

Örtü word

Örtü pdf

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
15
2008
13:13

İzin konusu…

Örtü yazımız alıntılanabilir, paylaşılabilir hatta yayınlanabilir… Kaynak gösterilebilirse makbuleye geçer tabi. Kimsenin tek tek izin talep etmesine gerek yok efendim. En başından Örtü sizindir demiştim : ) Sevgiyle.

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
00:06

Ben geldim ben…:)

En son yürüyüşe çıkmıştın kaç gün oldu dönmedin mi mesajları gelmiş :) Buradayım efendim. İzin yazdım kendime. Örtü yazısı mutlu sonla bitti peşinden de her yeri bembeyaz örtü kapladı. Offf ne mutluluk ama. Böyle bir gevşeme. Böyle bir tembellik hali. Emre geldi, doğumgünü Kitapçısı’nın sitesi için çalıştık bugün ama olsun. Bol bol film. Bol bol romantizm. Bol bol kartopu. Bol bol kedi mıncıklama. Hayat buna denir işte : ) Pazartesi işimin başındayım efendim. Şimdi kısa bir kartopu molası. Sıpa’yı biraz çimdirdikten sonra tabi.

yazan: buRAK burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
18:02

Yeni nesil yazar’a…

Teşekkür ederim -Dünya adına-..Deihu2020(Dünyanın En İyi Halkla İlişkiler Uzmanı…

yazan: misafir burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
18:03

Dona veren demek, sonsuz ve kayıtsız şartsız veren. Sevgiyi, şefkati, gücü, bilgiyi, mutluluğu, arınmayı ve sınırsız olanın verebileceği tüm mükemmelikleri, hem de ayırt etmeden, hepimize eşit olarak. Bizlerin onun bu muhteşem verişinden alırken ki farklılaşmamızı ise, engin bir merhamet ile izleyen.

yazan: misafir burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
18:04

Şenlik başladı bile…

HARİKA……
OLAĞANÜSTÜ…
Bu site tüm yaratıcı potansiyelleri taşıyor ve de taşıyor (her iki anlamı da içeriyor). Üstelik müziğimiz eşliğinde yazıyorum bu satırları, heyecanla….örtü olan resim ve müzik birbiriyle çok uyumlu, öyle ki ben de uyumlandım. Sevgiler…

yazan: misafir burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
18:05

Yazını şimdi okudum.Emeğine sağlık.Kendimizi çağdaş zannettiğimiz halde olaya at gözlükleri ile baktığımızı bize gösterdiğin için teşekkürler

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
18
2008
18:05

Muhteşem….

Sevgili buRAK…Muhteşem örtü yazısı… Muhteşem… Diyecek kelime bulamıyorum. Tek kelimem M U H T E Ş E M … Daha sonra daha çok yazabilirim ama şu an sadecediyeceğim bu… Sevgiler….

yazan: misafir burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
18:05

Sonunda…:)

Tam uyumak üzereyken aklıma geldi ve “Başörtüsü yazısıııı!” diyerek bilgisayarın önüne atladım. İyi ki hatırladım, beklediğimize değmiş, ellerine sağlık buRAK’cım. Tek dileğim bir an önce tüm insanlığın kitabımızı okuması ve gerçek Kur’an’ı anlaması. Öncelikle de şu siyasetçi denilen tarafımızın okumasını diliyorum:)
Sevgiyle

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
18
2008
18:06

Tebrikler…

buRAK Kardeşim aklınıza,gönlünüze,ellerinize sağlık,Sevgiyle…

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
18
2008
18:07

BuDuR!!

Tek kelimeyle:h@riK@..:))
€LL€rİN€ S@ğLıK…

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
18
2008
18:12

Muhafazakârlık üzerine…

Efendim yazıyı okurken farkettim ki, “muhafazakar” bir ailede yetişmiş bir erkek çocuğuyum ve 2001 yılında hayaller süsleyen bir üniversiteyi kazandım. Eğer ki kız çocuğu olsaydım, muhtemelen ülkemizin o sınav sonuçları itibariyle en başarılı birkaç öğrencisinden biri olmama rağmen ya okuyamayacaktım ya da her gün psikolojik işkenceye maruz kalacaktım. Ve her iki durumda da son 5-6 sene içinde yaşadığım devrimi yaşayamayacak. TDG veya başka bir pencereden bakamayacaktım. Doğruluğu yanlışlığı diğerleri tarafından tartışılabilir ancak benim için tartışılmaz olanlar asla var olamayacaktı. Asla kendi inancım olmayacaktı. Hadi minicik bir ihtimal de olsa olsaydı bu devrim, ben üniversiteye gitmeyip annesinin yanında koca bekleyen bir kızken. Ne aileme, ne çevreme karşı durup da değişemezdim. Benim olmayan inançları yaşıyormuş gibi yaşayabilirdim sadece. Şu gün itibari ile bile ailem benim inançlarım ve düşüncelerim hakkında detay bilmemekte. “Muhafazakar” bir kesimde yetişmek nasıl birşeydir? Yaşamayan bilmez. Birşey bilseniz bile, söylemeniz halinde çok sağlam şeylerle karşı karşıya kalırsınız. Belki abartmak olacak ama her karşı çıkışınız kaptanın TDG yazması kadar cesaret gerektirir. (daha fazla…)

yazan: misafir burası: tanrı'nın doğum günlüğü |
Şub
18
2008
18:14

merhaba buRAK özDEMİR , erdinmi ? yoksa kendinmi yazıyorsun bunları bilmiyorum ama çok ta önemli değil eline sağlık. kitabı okudum 2. tura başlıcam daha önce kuran okurken aklıma takılan ayetler bir bir aydınlandı sayende saol saol da yaa nasıl olurda kimse soyleyemez bunları ne kadar bağlıyoruz düşüncemizi fikrimizi elimizdekine birde yadan yukarıdan bakmayı hiç denememişiz yüzyıllardır. insan gözünün önünde olan bir şeyi kaybederde ararya deli gibi sonra bir bakar önünde onun gibi hissediyorum ama enteresan olan bu arama sureci bin yılı geçmiş ilahi şaka bu galiba :)evet ne diyecektim diyecektim ki başörtüsü ile ilgili yazın manyak güzel olmuş olmuş yazıyı forward ettim tüm listemesevgiler

yazan: misafir burası: okuyanlar |
Şub
18
2008
18:14

BUDUR…

BUDUR! TAMDIR! BUTUNDUR! BEKLENENDIR! SEVGIDIR!Bu’RAK varligin SU GIBI HAYAT VERIYOR! sukurler OLsun, bilene bildirene, sukurler OLsun yazana yazdirana! Seni COK seviyorum, SEVGILI. (sevenim, illa sevenim, SEV-illa’yim).

yazan: misafir burası: okuyanlar |