Mar
11
2008

Sadece teşekkür etmek istemiştim; bilseydim eğer yazdıklarımı sitende herkese açacaksın şöyle mükellef bir methiye düzerdim, ama artık buna gerek kalmadı.
Ben İlahiyatçıyım, hem de kaynakları orjinallerinden okuyabilecek kadar bu işe emek harcamış, ama geleneğin geride bıraktığı kalın sis örtüsü nedeniyle kafası ve kalbi bir türlü aynı çizgide buluşamamış bir ilahiyatçı. Ne kadar acı değil mi… Senin yaptığın operasyonu on kere, yüz kere denemiş ve her seferinde hastayı ameliyat masasında kaybetmiş bir ilahiyatçı. Sadece Allah’tan korktuğu ve şeytandan sakındığı için değil, biraz da insanların levminden ve kınamasından çekindiği için gönlünü sadece kendine ve ajandalarına açabilen ve yakınlarından sıyrık muamelesi gören bir ilahiyatçı. İyiki ilahiyatçı değilsin. İlahiyatçı olmak bizim memlekette bu konularda yazmaya ve konuşmaya gerçekten engel. Hatırı sayılır üstadlardan Hüseyin Atay ve Yaşar Nuri Öztürk hocaların kendi camialarında neler yaşadıklarını yakından bilenlerdenim. Belki de ilahiyatçısın, senden öncekilerin başına neler geldiğini bildiğin için işin içine biraz da muziplik katarak reklamcılık işini icad ettin. Ama her neysen belli ki adam gibi adamsın, lütfen başladığın işin arkası gelsin. Bizim üstadların yapamadığı ve de yapamayacağı, yapabilme ihtimali de olmayan işlere kalkıştın, iyi de yaptın. Senin sesin bizimkilerden daha net duyuluyor o taraflara. Belki de reklamın iyisi kötüsü olmaz, onun için… ne dersin…
Allah uzun ömürler versin, aklına sağlık. Hani ışık göze fazla gelince ışığa rağmen göremezsin ya, bu kadar çok övgü de inşaallah sende akıl tutulması denilen şeye sebep olmaz. Çünkü gördük ki, iyi işler yapmaktasın ve daha yapılacak/yapabileceğin çok iş var.
SENİ SEVİYORUZ BE KARDEŞİM…  RÜZGARI ARKANA ALMIŞKEN YOLA DEVAM… Sevgiyle ve hoşça kal.

…. / Öğretmen
….. Lisesi Müdürü
Ankara Ünv. İlahiyat Fakültesi

Written by buRAK in: okuyanlar |