Haz
04
2008

bu RAK öz DEMİR…
“bu öz”. öz bu. öz burada. insanda da, eşyada da her şeyin özü önemli. suretin ardındaki özü görebilirsen üçüncü gözün sana rehberlik edecektir. birileri görmek istemediğimiz, sadece görünüşe aldanışlarımızın arkasındaki özü, gerçeği bize haykırıyor. hem de asırlardır değişmeyen, doğruluğunu sonsuza kadar devam ettiren Allah’ın kelamıyla. ama hala biz insancıklar suretle ilgileniyoruz. savaşlara giren devletlerin, bir resim olsalar bile ışıklarını kaybetmeyen devrimcilerin, “Ne olursan ol, yine de gel.” diye bizi çağıran özün; suretinden ötesini göremeyen yüzyıl insanımızı uyandırmak için çığlık atıp ama cam kavanozlarla sesi kıstırılan insanların hep suretlerini görmeye çalıştık. özünü anlayamadık, göremedik. perdenin arkasını aralamak zor geldi. şimdi birisi sana kalkıp yüce kelimelerin, cümlelerin, sayıların özünü sunuyor. sense oralı bile olmuyorsun. bildiğinin ötesine gitmek bile istemiyorsun. Allah, kelamında sana mantığınla, aklınla hareket etmeni söylüyor. ama sen kendini herşeyden aciz bırakıp görüneni kurcalayıp mantığını bir kenara bırakıyorsun. biz neden böyleyiz. neden düz bakmaktan öteye geçemiyoruz. bütün bunlar eğitimle mi oluyor? hayır. biz insanız ve insan olduğumuzu her defasında hatırlıyoruz ama karşımızda duran kişiyi kendimiz gibi görmeden öyle saplanıp kalıyoruz ki.

Written by misafir in: okuyanlar |