Mar
24
2008

Dün ve bugün…

Bir Temmuz ayı idi TDG ile tanışmam. Dönüp baktığımda dopdolu geçen sekiz ay geri de kalmış. Deniz filmini seyredince eski “Ben” le şimdi ki “Ben” gözümün önüne geldi.
Geçmişimden beni koparıp tek başıma denize atlamama sebeptir TDG nin deniz filmine konu olan on yedinci bölümü.
Yıllardır eski kişiliğimi terk edip yeni kişiliğime adım atmak istediğim her seferde güvendiğimi zannettiğim insanlar buna müsaade etmediler. Her değişmeye çalışmam da bana sen bu halinle çok iyisin dediler. Sadakatli olmakla övünen benim gibi sağılmaya hazır ineği de bulamazlardı zaten. İyi de kardeşim tamam ben sağılmaya hazırdım da siz benim kendim olmama müsaade etmiyorsunuz dediğim gün, TDG nin deniz filmine konu olan bölümünü okuduğum gündür.
Aldım elime kalemi …
Beni sevdiğini söyleyenlere sadece deniz filmindeki yazıyı gönderdim ve altına not düştüm.
“Ben artık tek başıma denize atlıyorum. Ya yüzmeyi öğrenip sizden uzaklaşacağım. Yeni kişiliğimi bulacağım. Ya da boğulacağım. Ama her halükarda sizden uzaklaşacağım. ELVEDA deyip yazıyı postaladım.
Ne mi oldu? Hakikaten yalnız kaldım. Bir baktım ki denizin ortasında yapayalnızım. Etrafımda yardımıma gelecek kimse kalmamış. Korktum. Ağladığım, ben şimdi ne yapacağım dediğim zamanlar oldu. Belki boğazıma su kaçtığı zamanlarda…
Ama ayakta durmayı öğrendim. En olumsuz şartlardan olumlu neticeler çıkarmayı bildim. biliyordum ki içinde bulunduğum deniz beni er ya da geç hedefime götürecekti. Buna inancım sonsuzdu.
Bugün hala yüzüyorum eskiden korktuğum o denizde… Hem de tek başıma.
Biliyorum ki denizin bittiği yerde beni bekleyen sevgilim var. Eskiden küçücük bir dereye bile topuklarına kadar yanında biri olmadan giremeyen bana, koskoca bir deniz de yüzme cesareti verdiği için TDG ye ve onu bize ulaştıran dev yüreğe hayatım boyunca minnettar kalacağım. Sevgiyle…

Written by misafir in: okuyanlar |