Koyu gri…
Kitabı ilk okuduğumda çok etkilendim. mesafeli yaklaşıp sorguladım. Böyle sırlar yumağını bir kişinin çözebileceğine inanamadım. Arkasında bir görüş, bir topluluk olması gerekir diyordum.Ancak buna rağmen Kitap bana çok şey kattı. Artık kutsal kitabımdan (Kuran ı Kerim) bahsedebilir olmuştum. Çünkü TDG yi okurken Kuran ayetlerini de okumaya ve radyodan ayetleri dinlemeye başladım.12 yaşındaki kızım bile bana “baba sen böyle şeylerden bahsetmezdin, devamlı Kuran dan bahsediyorsun” demişti. Arapçayı, Kuranı ve dinimizi iyi bildiğini zannedenlerle bile konuşabilir olmuştum. Şimdi kitabı ikinci kez okuyorum. Belli sırların çözülmesindeki mantık çok hoşuma gitmesine rağmen, sonradan indigo gibi sırlar beni biraz zora ve çelişkiye soktu. Şimdi daha dikkatli okuyorum. Ancak geçenlerde eşi bu kitabı okumuş olan ve bana da kitabı eşinin tavsiye ettiği bir öğretim üyesi arkadaş, kitabın arkasında falanca grubun olduğunun söylendiğini ifade etti. Ve ben şimdi çok sıkıntıda ve üzgünüm. Daha önce bir yazıda gri yanınız olarak yazan arkadaş gibi ben de beyaza çalan griden daha karanlıktaki grilere doğru gidiyor hissediyorum. Kolaylıklar gelsin…

Gri terimi gittikçe hoşuma gitmeye başladı. Bütün grilerimizi selamlarız bu vesileyle. Açık yada koyu gri yanımızı Zaman Tüneli’ne bekliyoruz en kısa zamanda. Bu konuların hepsi gündeme geldi. Bunları bize de söylediler. Sonra da cevaplarını aldılar oturdular yerlerine. Hepsinin sitemizde kayıtları mevcuttur efendim. Ateist kesimler bizi bilimum tarikat, cemaat ve grupların üyesi olmakla suçlamaya çalıştı. Biz o tarikatler, cemaat ve gruplardan tehditler alıyorduk o sırada. Onlara göre de Amerikan ajanıydık çünkü. He bi ara da buRAK özDEMİR diye birisi yok söylentisi hakimdi : )
Neler gördük neler. Bunların hiçbirisi sürpriz olmadı. İslam’la ilgili bir konuyla ortaya çıkarsan bunlara hazırlıklı olacaksın. Bunlar sürpriz olmaz da kitapla ilgili kafanızı bulandıran arkadaşınızın “öğretim üyesi” olması şaşırttı beni. Akademisyen falan diyince insan, bilimsel, deneysel, araştıran birilerini bekliyor. “Olduğunun söylendiğini ifade etti” gibi ifadeler, dedikoducu teyzelerden hatırladığımız bir üsluptur. Kendileri tezlerini de “filanca bana böyle dediydi” referanslarıyla mı hazırlamış acaba merak ettim şimdi: ) Sevgiyle