Umutlar mutluluğa dönüştü…
Sorgular dururdum ve çoğu zamanda paylaşamazdım. Anlaşılamamaktan korkmaktı beklide nedeni.İçimde öyle bir sevgi vardı ki hiçbir zaman Allah Korkusu hissetmedim, hata yaptığım zamanlarda da duyduğum tek şey mahcubiyet olurdu, bilirdim YARADANIMIN beni affedeceğini, O o kadar yüce ve merhametliydi ki bu çocuğunu anlayacaktı,sadece büyümeye çalıştığımı görecekti. Bazen onu anmayı unuttuğum uzun zamanların ardında utanarak ondan af dileyerek mahcupça açardım ellerimi. Her şeyi içtenlikle içimizle konuşmamız gerektiğini de bilirdim. Tüm bunları nerden biliyordum onu bilmiyordum sadece öyle hissederdim. Dinim ruhumu şekillendiriyor ideolojim ise toplumdaki duruşumu belirliyor derdim. İki Mustafa vardı hayatım da benim için önemli olan. Birini o kadar iyi tanıyor ve anlıyordum ki onu tanıdıkça vatan sevgim kat be kat yükseliyordu. Ama diğer Mustafa da aklımı karıştıran bir yerler vardı.Veda hutbesinde kendisi için dua etmemizi istiyor olmasını yadırgardım, koskoca peygamber niye aciz kulların dualarına ihtiyaç duyar ki derdim. İşte içimde eğreti duran bu duyguların rahatsızlığının tavan yaptığı bir dönemde girdi hayatıma TDG. (Ve biz biliriz ki hiç bir şey tesadüf değildir.) Sorguladığım sorular sıraya dizilmiş, satırlarda cevap bulmuştu. Bir solukta sindirdim. Ruhum özgürlüğe kavuştu adeta . Şükürler olsun Peygamberime vesile olduğunuz için . Bu bizim size sıralayabileceğimiz teşekkürlerden sadece en önemlisi ve sıralasak her sayfa için tekrar etmemiz gerekir. Diliyorum tüm yolunu arayanlar tez zamanda huzura erişebilir.Dostlukla merhaba…