9 Ekim gündüzü ve gecesi…
gündüz maske ile denize bakarken yaklaşık 3 kg lık bir ahtapot gördüm. zıpkını daha sonra getirtip avlayıp karaya çıkardım. iyi pişsin diye çarpılır 40 ile 60 kez taşa neyse çarpıp eve geldim ellerimi yıkarken alyansımı düşürdüğümü anladım. koştura koştura geri gittim. “allahım buldur bana bu yüzüğü” diye içimden geçiriyorum. 1 dk geçmedi ahtapotu çarptığım yerde alyansımı buldum. “allahım nolur bulayım” deseydim bu kadar kısa sürede bulamazdım sanırım. dilemenin yolunu biraz emir verir gibi dilemesini TDG den öğrendik. Allah’a kararlı olduğumuzu anlatmalıyız, öyle değil mi? Gece ise 3-4 gibi karabasan olayı denen şeyi yaşadım yatakta kardeşim bir karakol komutanı ve bir arkadaşımda aynı şeyi yaşamış dün gece tesadüfen öğrendim. gece aynı saatlerde …

Sevgili kardeşim, sen o ahtapota vurdukça ben burada kötü oldum (40-60 kez). Ahtapot acı hisseder mi, bilinç durumu nedir bir bilgim yok. Fakat ben, bu davranışın ahtapota değil sana zarar vermesinden endişe ederim. Bir canlıya vuran bir canlı olmak, sen farkında olmadan, içten içe zehirler seni. Ve bunun maliyeti bizden mutlaka ama mutlaka tahsil edilir. Çok iyi bir hayvansever olduğunu bilerek, ızgara bir ahtapot için bu meblağı ödemeye değer miii değmez mi iyi düşünmeli derim ben. 9 Ekim ve düşen alyans, kimbilir belki bunun işaretleridir… 