Tem
30
2007

Aile bağları…

Babam bizdeydi, üstüne bir de ananem geldi. Oh değmeyin keyfime : ) Ananemin Tosun’u “herufcuk da herufcuk” diye sevmesini özlemişim… Ananemin kankisi benim de pek sevdiğim Pakize teyze, oğlu, gelini pek beğenmişler TDG’yi onu anlatıyo. Saçımı seviyo tontonum, “Sen ne kafalı çocuksun” diye… Hep soruya bana. O kadar yazıyı nası yazdın? diye. Sonuna kadar olmasa da epey okudu. Odanda kitap ta yoktu ki diyo (depoda kalmıştı hepsi). Senin (fırında) mücverlerin uğurlu geldi anane diyorum. Kaygana Mucizesi diyorum. (Kaygana Karadeniz stili bir omlet. Dehşet bişi.Biz aslen Garadenuzluyuz da…)

Bu arada çok güldürdü beni. Onu ne zaman kızdırmak istesem anane Başbakanından memnun musun? diye sorarım. O da demediğini bırakmaz. Ama hemşerin derim. Aman sen de ber der. Böyle hemşeri olur mu? Tansiyon ilacıma para veriyorum onun yüzünden.

Güldüğüm nokta bu değil. Buna senelerdir gülerim zaten. Asıl matrak olan şey… Babamdan öğrendi bizimkisi az önce. İlacına, rapor almadığı için para ödüyormuş meğersem : ) Bir kere rapor alsa gereken herşeyi veriyormuş devlet. Hakkatten mi? dedi şimdi mi söylenir bu der gibisinden…

Kardeşimle, kuzenlerimle hep konuştuğumuz bir konudur. Babamlar da annemler de çok kalabalık ailelerdi. Dayılarımız, teyzelerimiz, amcalarımız, halalarımız oldu hep bizim. Hepsini çok severdim, hala da çok severim. Ama devir değişti şimdi. Ekonomik şartlar vesaire… Küçük aile modeli hakim artık ve bizim (potansiyel) çocukların ya halası olacak ya amcası. Ya teyzesi olacak ya dayısı. Hepsi aynı anda değil…

Bizim kültürümüzün aile bağlarına, kalabalık aile modeline hastayım ben.
Belki de o yüzden 8 çocuk istiyorumdur : )
sevgiyle
buRAK

Written by buRAKozDEMIR.com in: tanrı'nın doğum günlüğü |