Tem
16
2007

Aydın’dan…

Özümde sakladığım, eleştirisini yapmak ne kelime; sormaktan korktuğum, cenneti ne kelime! cehenneminde bile yerimin olmadığını düşündüğüm, aklımın uzanabildiği her tarafta milyonlarca soruyla sevmeye çalıştığım sevgilimi, canımı, cananımı, herşeyimi, YARADANIMI benimle tanıştırmaya vesile olan sevgili gönül dostu abim-abilerim. 28 yıl içerisinde kalıplara gönlünü sığdıramamış, beni yıkmaya-yakmaya hazır kıt’a bekleyen Allah’ı sevmeye çalıştırılmış, gönlündeki yerini bulamamış ben, bugün farklı bakıyorum dünyaya, hayatlara, hayatıma… Neyi ne için yaptığını bilme duygusunu anlatmaya kelimeler yetmiyor… Böylesine bir gerçeği bizlere ulaştırdığı için önce Yaradanıma, sonra size ve vesile olan herkese çok teşekkür ediyorum. Kitap bana ne verdi ve kime ne verir sorusunu kendime sorduğumda cevap beklemeden döküldü dilimden: “Bu aracı kitap, düşüncelerde bir değişiklik bile yapmasa Allah’ı konuşturacak, farkında olmadan her türlü sistem sorgulanacak ve düşünülmeye başlanacak artık; Dünya üzerindeki değiştirilemeyen tek kaynak olan Kur-an’ın içerisindeki o yakan-yıkan! gerçekler! Hatamızı bekleyip bizi cehennemine atma hevesindeki yaradanı kendi özgür bilinçlerle görme-yaşama isteği…

Okudukça çözülecek dokunulamazlılığı olan, ellere alınamayan o karanlık! kitaptaki aydınlıklar. Yılların verdiği bütün dolmuşlukla-doldurulmuşlukla düşündükçe karmaşıklaşacak, kabul edilemeyecek, zor gelecek ama çözülmeye devam edecek. Zor geldikçe güzelleşecek ve daha da içine alacak seni o güzellik. Farklı kaynaklar taranacak, üzerinde sohbetler yapılacak, internet alt-üst edilecek, bildik bilmedik herkese danışılacak ki bu onlar içinde başlangıç olacak bu dönmesi gereken döngüde, bir daha erbabına soralım cümleleri gerçek olacak ve “aklıma sığmıyor” deyip, gönülden bir hamlede çıkarılan TDG tekrar alıp tekrar düşünülecek… Ve o sayısızca yolu olan düz çizgide buluşacak gönüller… Gönlünün neresine koyacağını bilemeyeceğin, Zerrelerine kadar hissedeceğin, Dudaklarından dökülürken farkına bile varmadığın Allah kelimesi yerine ALLAH’IM, Can’ım, Herşeyim veya gönlünün yetemeyerek koyduğu isimleri kuracak artık düşünebilen beynin, bedeninin ruhunun her noktasında…
(Haşa) Madde diliyle milyarlarca-trilyonlarca yıldır var olan fakat senin için bugün doğan YARADANINLA buluşma vaktindir artık… Ve seni bir hamlede bitirmek isteyen dünya artık yumuşamaya başlayacak. Anlam kazanacak herşey. Nedenini bildiğin bir özleme yürüyeceksin korkusuzca… İhtimaller çoktur fakat doğru TEKTİR. İhtimaller seni doğruya götüren yoldur. İhtimalleri sorgulamazsan, kapısı açık kafesinde seni oradan almasını beklediğin fakat kesinlikle gelmeyecek olan doğruya ulaşman sadece umutsuz bir hayal olarak kalacaktır. Kapıyı görmüşken bir de dışarıdan içeri bakalım bence. Bizler için özenle hazırladığı boyama kitabını en güzel ve en doğru renklerle doldurmak dileğiyle… Sevgilerimle Aydın…

Written by buRAKozDEMIR.com in: tanrı'nın doğum günlüğü |