Eyl
18
2007

Çok anlamlı bir mektup… Özgür’den…

Sizinle ilk Aktüeldeki röpörtajınız sayesinde tanıştım. Okudum çok kızdım. kim oluyor bu adam bu ne cüret, kendine peygamber havası vemişş, zaten Ahirzamanda sahte mehdiler çıkmayacakmıydı diye düşündüm. İnternetten sitenize girince size epey ağırda bir mail yazdım. Çünkü sitede yakışıklı resminiz ve olumlu okuyucu yorumları var.Ben siz kim oluyorsunuz yakışıklıresim bir kaç ilahi söz ancak genç kızları kandırısınız mealinde bir mail yazmıştım. :) Eşim de ertesi gün Almanyaya gidicek, yapma dedi bir kere de kendine hakim ol, yanlış bulduğun şeyi belirtmek için, düzeltmek için atlama ben gidicem yalnız kalıcaksın sanalda olsa gereksiz polemiklere girme dedi. Hmmm pekii hadi güzel gönlün kırılmasın kocacım dedim ve maili göndermeden sildim.

Eşim gittikten 1 hafta sonra ben hastanede ölüm tehlikesi ile kadın doğumda yatıyordum. Annem hasta söyleyemem, eşim uazkd kafasının meşgul olmaması lazım engel oluyorum herkese kendi annesine bile, noluurr söylemeyin üzülmesin araştırması yarım kalmasın çıkar gelir şimdii : ( . Ne güzel dostlarım varmışki beni hastanede yalnız bırakmadılar. Hele ortağımm 40 derece ateşle yatarken başımda ağlaya ağlaya, soğuk kompres yaptı 3 gün. : ) Neyse çok uzatıyorum çünkü sizi bulmamın bana ait öyküsünü anlatmak istiyorum. Önce kısa bir tebrik maili yazayım istiyordum ama dün uzun zamandır okuyamadığım gelişmeler bölümünde evliliğinizle ve kitapla ilgili samimi bir kaç yazınızı okudum. :)

Hayran olduğum kitabının yazarı ne kadar da içten ve mütevazi. Okuyamasanız da ben yazayım dedim. Efendim hastaneden çıktım. Ağır bir durum atlatmakta olduğum için 1 ay kadarda evde yattım. Eşim dönmüştü. Yazık başındaki beyazlar artarak dönüştü. Çünkü durum ciddi olunca ona haber vermek zorunda kalmışlardı. Ben evde yattığım o ilk ay çok öfkeliydim. Neye neden bilmiyorum. O neşeli kırılgan insanın yerinde huysuz ve ve kavgacı bir kadın gelmişti. Sonra evde internette öyalanırken sitenize tekrar girdim.ve kitabınızı okumak için müthiş bir istek duydum.Akşama kitaba başlamıştım bile. Açıkcası ilk 200-250 sayfayı az dikkatli ve önyargılı okudum kimi yerde ee ben zaten bunu biliyordum bu ayet bana bunu çağrıştırmıştı zaten dedim kimi yerde Allah ile kurguda olsa nasıl böyle laubali bir uslupla konuşur diye kızdım.

Ama kitap ilerledikçe içimde önce bir yangın sonrada maltem hissettim. Kitabı bitiridiğimde eşimin tüm merakına rağmen iki saat hiçbir şekilde ağzımı açamadım. Derinnn bir şok ve düşünme içerisine girmiştim. Bu yazılanlar tüm dostların yazdığı gibi yıllardır, eşimin ve benim konuştuğumuz ve kendimize dinen düztur edindiğimiz düşüncelerle bu kadar nasıl örtüşüyordu. Yani yazılanları zaten hep hissediyorken, yazılı ve Ayet açıklamalamalrıyla gepgerçek karşımda durması açıkcası beni resmen sarstı ve salladı. Kitabınız bitireli yaklaşık 4 hafta oldu ve ben bu derin düşünme halinden dün akşam çıktım ve kitabı 2. kez eşime sesli olarak okumaya başladım. Eşim de benim gibi ilk başta çok agresif yaklaştı, ee zaten biliyoruz bunu, ne var burada olağanüstü olan dedi. Okumaya devam ettim. Ve en sonunda ona benim kitabı okurken geçirdiğim evreleri anlattım ve bana güvenmesini kalbini ikilemeden objektif okumayı teklif ettim. Sizin sitenizde kendinizle ilgili yazdıklarınızı, içtenliğinizi, samimiyetinizi, kitapta aslında hepimizin kalben bildiğimiz hisettiğimiz gerçeklerin, Ayetlerle açıklanıp kanıtlandığını anlattımm. Durdu baktı ve peki o zaman devam edelim.:) Devam edicez..

Sizi buraya yazan ortak fikirleri paylaştığımız dostları, herkesi yolda gördüğüm, duyduğum, herkesi çok sevdiğimi hissediyorum. Beni uyandırdınız.benim günüm yeni başlıyor inşallah sizinle tanışma mutluluğuna da erişirim. Konuşup sormak istediğim o kadar çok şey varki ilk önce muhakkaki iyi bir açıklamanız vardır. Kitapla ilgili öncelikle bir büyük çelişkim var. KIsaca, hem sorgu yok mahkeme yok diyorsunuz, hem de Dona size başkanlığını İsa mesihin yapacağı mahkemelerin kurulacağını ve insanlığa zulum edenlerin yargılanacağını diyor. Kitapla ilgili en büyük çelişkim budur efendim. Umarım aydınlanırım. BU arada dostların güvercinlerle ilgili anılarını okudum. Çok ürperdim. Çünkü hem benim eski büromun hemde evimizin müdavimi güvercinlerimiz var. Bizden kaçmayan gözlerini gözlerimize gözlerini dikip uzun zun bakan. O zaman anlam verememiştin ama sanırım şimdi anlamaya başlıyorum. Neyse buRAK bey eşimle adaşsınız ayrı bir sempatim var size sanırım tüm buRAKlar nurlu doğuyor.:) İzmire yolunuz düşerse dostlarınız olduğunu bilin. Ben dostlarımızı arttırmak için çabalıyorum. İlk önce sevdiğim bizi anlayacak insanlara kitabınızı tavsiye ediyorum.Aslında müvekkillerimden tahsilat yapınca hepsine hediye etmek istiyorum kitabınızı. Benim elimden alıp okuyup hafiflesinler istiyorum.Sizi ve herkesi Allaha emnat ediyorum. Işığınız bol olsun güzel dost. Umarım bir gün karşılaşırız. Karşlaşmasak da birlikteyiz zaten. Sevgiyle kalın… Özgür

—-
Yalçın Bey mail atınca Özgür’ün bir de sorusunun olduğunu hatırladım. Ya-ki-va diyorum, yani yanıtı kitapta var : ) Okudukça anlaşılan konulardan biri bu. Sevgiyle / buRAK

Written by buRAKozDEMIR.com in: tanrı'nın doğum günlüğü |