Cumartesi gecesi…
Sevgili aile dostumuz Nihal Abla telefonda “buRAK’cım TDG’yi okuyan arkadaşlarımla seni bizim evde biraraya getirmek istiyorum” dedi günlerden bir gün. “Peki Nihal Ablacım” dedim. “Daha sonra aradı sayı artıyor giderek bilgin olsun” dedi. “Peki hiç sorun değil” dedim. Sonra da menüyü saydı. İşi biliyor tabi menüyü saymaya paroladan başladı. Parola: Zeytinyağlı yaprak sarma : )
Cumartesi geldi çattı. Kapıdan içeriye adım attım ki karşımda 40-50 sevgi dolu dost var : ) Bendeniz konuşmaya başladığımda sanıyorum saat 9 falandı. Baktık saat sabah 3 olmuş. Arada “Terledi çocuk biraz nefes alsın, ara verelim” sesleri geldi. Mola işaretiyle beraber tam ayağa kalkıyordum ki, bu sefer de önümde imzalanmak üzere uzatılmış bir dolu kitap buldum. Kan-ter içinde haldır haldır karaladım TDG’lerimi. Oh dedim şöyle bi kalkiim doğruliim yerimden, hava aliim. O sırada da “hah tamam işi bitti, hadi devam ediyoruz” sesleri duydum. Daha doğrulamadan yerime geri oturmuş bulundum : )
Dostlar sordu ben cevapladım. Çok güzel bir gece yaşadık. Sevgiye ve bilgiye doyurduk birbirimizi. İlk geldiğimde şöyle birşey söylemiştim. “Okuduğum etkilendiğim kitapların yazarlarını karşımda görüp hayal kırıklığına uğradığım, “tüh be keşke görmeseydim de büyü bozulmasaydı” dediğim çok olmuştur. İnşallah bu gece başınıza böyle birşey gelmez demiştim : ) Dediklerine göre tam tersi olmuş, ehem : ) Rezzan Abla, 5 gün seni böyle kıpırdamadandinleyebilirim dedi ehem II tabi : ) Ahmet Abi günündeydin, çok formdaydın dedi. Kamil abi “ilhamlı konuştun” o kadar soru yağmuruna bi kere teklemez mi insan dedi, bunlar ehem ehem listesi tabi : )
Dostlar sözlü olarak da sizlerle buluşmayı çok arzu etmek istediğimi söylemek istiyorum bu fırsatla. Bu konuda çok kısıtlarımız var, dostlarımızın anlayış ve destek göstereceği türden kısıtlar bunlar. Neyse ki kendi televizyon kanalımız var. Youtube’dan bahsediyorum efendim : ) Böyle şeyler yapacağız, cismimizle de biraraya geleceğiz. Günü geldiğinde tabi.
sevgiyle
buRAK