Ara
04
2008

Dünya kıpır kıpır…

Beklemek şiirini sevip herkesle paylaşmanıza sevindim. Niyetim burayı bir nevi şiir sitesine dönüştürmek değil ama, yine de yıllar öncesinden, okur okumaz çok sevdiğim, hatta ezberleyecek kadar içime işleyen bir şiiri sizinle paylaşmak istedim.

Nerdesin

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşığıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.

Ahmet Kutsi Tecer

Yıllar önce bu şiiri okurken tutkulu bir aşka denk düştüğünü sanırdım. Şimdi de çok farklı değil düşüncem. Ama bugünün tek farkı, artık bu aşkın bir insana olduğunu düşünmemem. Dolayısıyla sizinle de paylaşmak istedim…

Bu akşam çok sevdiğim Heroes dizisinin yeni sezon ilk bölümünü seyrederken, artık dünyanın diğer ucunda da aynı özden beslenen fikir akımlarının iyiden iyiye su yüzüne vurmaya başladığını düşündüm. Bu örneklerin tesadüf olduğuna inanmıyorum tabi ki. Bu tarz film ya da dizilerin dayandırıldığı felsefeler, toplumda filizlenen eğilimlerden, etkinliği artan düşünce akımlarından ve bunların etkisiyle şekillenen öngörülerden beslenirler. Matrix örneğinde olduğu gibi… Onlardan etkilenme sebebimizin, sadece özel efektler ya da cazibeli oyunculardan kaynaklanmadığı aşikar.:) Dolayısıyla Heroes dizisinde sarfedilen bazı cümleler, bana o kıtada ivme kazanmakta olan görüşler hakkında biraz fikir verdi. Bu tür yapımların insanlarda kırılım yarattığını ve bir kabullenişe kapı araladığını düşünüyorum. Bir hocamızın zamanında söylediği bir söz geldi aklıma; “Sanat hayal eder, Felsefe üzerinde düşünür ve Bilim gerçeğe dönüştürür…” Birbirine ne kadar anlamlı bağlanıyor değil mi? Aslında varolan, bulduğu her araçla kendini gerçekliyor, her vesile insana ulaşmanın bir yolunu buluyor. Önemli olan bakarkör olmamak. Velhasıl, gözümüzü kulağımızı açık tutalım. Belli ki farklı frekanslardan daha nice örnek, yakında bizde alışkanlık yaratacak… Tek diyebileceğim; gel artık 2009, GELl!:) (Tabi şu merakıma kalp yetireceğimden endişe duyduğum projeler eşliğinde… Nerdesin? Bekletme! Sabır… Sabır… Sabır…):)

Written by misafir in: tanrı'nın doğum günlüğü |