Genç…
Selamlar buRAK abi, bunu yazıp yazmamak üzerinde çok düşündüm. hoş, şimdi de kararımda emin değilim gerçi ama yine de düşüncelerimi ve bi takım şeyleri seninle paylaşmak istedim, başta zamanın olmak üzere, sabrın ve açık görüşlülüğün için şimdiden çok sağol. :)
öncelikle söylediklerimi lütfen ama lütfen anlamaya çalış çünkü bazı yerlerlerde çok karmaşık olucak :) şimdiden söylemesi :)
belki haberin vardır, senin ve tdg’nın hakkında biçok bilgi ve düşüncelere yer verilmiş geçenlerde hatta dün baktım,tdg’yı OKUYAN, altını çiziyorum okuyan bazı kişiler, kitap hakkındaki düşüncelerini belirtmiş, “orijinalliği tartışılır…ne biçim iş bu” derken bi yandan da “süper bi kitap, mükemmel ötesi, hayatımın kitabı!” falan da denmiş, tamam abartıyo olabilirim, ama eğer siteye girip bakarsan insanların ikiyüzlü davrandıklarını görebilirsin. lütfen, amacım ne seni, ne okuyanları, ne de kitabı kötülemek, ama sadece hatırlatmak isterim, “kitabınızı çok çok çok beğendim mükemmel süper bi iş başarmışsınız!” gibi uç yorumlar yazan insanların içlerindeki gerçeği, dürüstlüğü de bi düşün. tekrar ediyorum, bunları yazmamdaki amaç asla kötü değil, inan bana. öyle olsaydı oturup yazmazdım bile, objektif bi bakış açısıyla söylüyorum gözlem ve düşüncelerimi ki başka bi bakış açısından da görebil. “ne biçim genç bu, resmen laubalilik!” diye düşünüyo olabilirsin ama hayır sadece samimiyet bu : ) diyosan ki “yok ben bunların zaten farkındayım niye tekrar söylüyosun?” zamanını aldım. olsun, sağlık olsun : D
kitap hakkındaki düşüncelerime gelince (mesajım biraz uzun oldu farkındayım :/ )
dona’yla konuşma şeklin biçok insanın aksine beni şaşırtmadı. hayır gerçekten şaşırtmadı, öylesine söylemiyorum, internet çağı gençlerindenim ben de, ondandır belki : ) kitabı 2 kere okudum, ilham kaynağım oldu, biçok kişiye Tanrıyı hatırlatan bi araç oldu. bunu kaçıncı gere okuyosun bilmiyorum ama cesaretin ve temiz kalpliliğin sayesinde öğrenmesi/bilmesi/hatırlaması gereken herkes kitabı okudu. okumayanları, yukarda da yazdığım gibi okuyup da aksi yönde eleştirenleri, (iki)yüzlüleri yargılama, zamanları geldiğinde, onlar da bize, sevgiye katılıcaklar. bu arada, konudan da saptım, kitabı sevdiğimi söylemiş miydim? : )
buRAK abi, umarım zamanını fazla almadım. kaçıncı kere diceksin ama bunları sevgi ve samimiyetle yazıyorum. 3. taraftan (zaman taraflar olarak ayırma zamanı değil, bunu da biliyorum, ama başka türlü anlatamazdım) diğer 2 tarafa dair küçük bi kuşbakışı sadece. her zaman fikirlerine açığım, konuşuruz, tartışırız. zaman bulabilirsen ne mutlu yeni düşüncelere. tekrar çok sağol. kendine iyi bak :) Her zaman sevgiyle.