Kartların bana ne demek istediğini anlayamıyorum…
Sevgili yazan, hayal eden,tasarlayan, uğraşan ve sonuçlandıran yanımız, sevgili buRAK’ımız,
Benim bir sorunum var KDK’larımla. Kartlar yaklaşık 1 haftadır bende ve 1 haftadır sorduğum soruların herhangi birine aldığım cevabı anlayabilmiş değilim. Çektiğim kartlar öyle alakasız görünüyor ki… Örneğin uzun zamandır kilo vermeye uğraşıyorum ama vermek bir tarafa alıyorum kiloları. Soruyorum: Ben neden kilo veremiyorum. Çıkan kart şu: Yaşam tek bir ömre sığmayacak kadar uzun. Tanrı’yı yargılamak için ise henüz çok erken. Buradan şu cevabı mı çıkarmalıyım: Geçmiş yaşamlarımdan kaynaklanan bir sorun var ya da yergılama enerjim yüzünden kilo veremiyorum… Ya da başka bir örnek; eşim bir süredir iş arıyor ve görüşme yaptığı bir işe içi çok ısındı ve o işi istiyor. Buna odaklanarak soru sorduğunda ona, “İletişim dili savaş olan insanlarla iletişim kurmanın yolu onun senin de silahının olduğunu bilmesinden geçer…” kartı çıkıyor. Ya ben çok yüzeysel düşünüyorum, ya da sorularımı yanlış soruyorum ya da başka bir şeyler oluyor. Yoluma biraz daha ışık tutabilir misin?

Hmmm… Önce şunu söylemem lazım, kartların açıklaması konusu, şahsen benim çok temkinli olduğum bir konu. Zira kart açıklamalarına bir girersek hiiiç çıkamayacağımızdan eminim : ) “Benimki ne diyor?” eğilimi, sistemi bir anda kontrol dışına çıkarabilir. Öncelikle şunu bilmemiz lazım. Sorunsalımız neyse, onun cevabı bizim kendimizde var. Bu Bir. Elde var Bir. Kart çalıştırmak, bizde olan fakat bi türlü nereye sakladığımızı bilemediğimiz o sorunsalın çözümselini, ruhsal evimizin içinde araştırmaktan başka birşey değil.
Şu anda farkında olmalısınız, bir dalgalanma var. Kartlarımızla ilgili. Onu birazdan yazacağım. Bu bir coşkunun eseri. Bu coşkunun, tarif edemediğimiz o muazzam deneyimin de kaynağı: Evimizi araştırırken, insanüstü güçlerimizle karşılaşıyor olmamız. Coşkunun nedeni de bu. UNUTTUĞUN GÜÇLERİNLE YÜZLEŞMEK.
Gelelim yukarıdaki, ilk başta anlamlandırılamayan kart çalışmalarına. Sonlarına “olabilir” koyarak yazacağım çünkü bizim ideolojimizde, kişilerin hayatları ile ilgili ahkamı sadece kişilerin kendisi kesebilir. Ben senin bedenine bürünüp senin ayakkabılarını giyip, senin hayatını yaşayamam. Tanrı’nın doğum günü’nde VEKALETEN TEKAMÜL olmaaaz : )
Şu konu çok önemli. Sorunla çözüm arasında ilişki kuramıyorum. Özetle “ben anlamadım” olgusu. İnsan bilmediğini gerçekten bilemez. Yani çözüm, hiç aklına gelmemiş birşey OLABİLİR. Nedenini biliyor olsan, zaten kilo almazsın. Demek ki karşına çıkacak olan şey bilmediğin birşey. Demek ki seni bir sürpriz bekliyor. Çözüm ilk duyduğunda “A evet” diyeceğin birşey OLMAYABİLİR. Daha ziyade “Aa bu da ne?” diyeceğin birşey OLABİLİR.
Televizyondaki medyum tiplemelerine dikkat edin. Şöyle bir “mesleki” numara geliştirmişler. Senin falına bakıyor di mi. Bakıyo bakıyoo ve şöyle diyo sana: “Sen çok iyisin herkesi de kendin gibi zannediyosun”. Nasıl güzel bir yıkama-yağlama söylemi dimi :) Sana çok iyisin diyor. Diğer herkese de kötü diyor. Süper bi sistem. Karşı taraf da bu sen iyisin “analizini” duyunca ne dese beğenirsin: Aaa bildi!
:) Bizim düşünce sistemiz bunun tammm tersini söyler oysa. “Bir sorun varsa bu sendendir.” Sorun sensin. Ben seninle uğraşırım, diğerleriyle ilgilenmem. Sen çözülürsen herşey çözülür çünkü. Bu yüzden, kendini özeleştiriye açmayan dostlarımıza, kartlarla hiç vakit kaybertmeyin o falcıya gidin derim ben : ) Kişisel devrim, iğneyi de çuvaldızı da kendine batırmakla ilgili bir süreç.
Ben neden kilo alıyorum sorusuna, bizim kartlardan şöyle bir yanıt gelmez. Sabah öğününe dikkat et, öğlen kızartma yeme aman akşam çok yiyip yatma e mi çocuum : ) Bunlar çıkmaz ama bu sorunsalın ruhsal izdüşümleri çıkabilir. Bu arada, Tanrı kelimesini gördüğün yerde, onu çıkarıp yerine HAYAT kelimesini koyabilirsin. Aldığın sonuç muhteşem olacaktır : ) Dostumuz “Hayatı” bi konudan dolayı suçluyor OLABİLİR. Kilo almanın bir nedeni olmayıp, başka bir konunun çıktısı olarak kilo alınıyor OLABİLİR. Bu konu, suçluyor, yargılıyor olmakla ilgili OLABİLİR. Bu yargulamanın ucu bucağı olmayabilir, bu iş tanrıya kadar uzanıyor OLABİLİR. Çok istediğimiz o işin bir bedeli olabilir, bu bedel de oradaki bir takım insanlarla savaşmayı göze almak OLABİLİR. Hani savaşabilecek kadar çok istiyor musun sorusu… O kadar çok istemiyorsan, o zaman uğruna savaşabileceğin bir başka iş iste kendine deniyor OLABİLİR. Görünen o ki kartlar mükemmel çalışıyor. Sıfır hatayla : ) Ve de
olabilir.