Kişisel devrim kartları ne derece gerekli…?
Eserlerinizden TDG beni gerçekten etkiledi ve sarstı diyebilirim.Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Son yayınlanan KDK ise bende birsürü soru işareti bıraktı(-belki anlamamış ,özünü kavrayamamış olabilirim…).Neden buna ihtiyaç duydunuz, fal değil ama fala benziyor, kendin yorumla diyorsunuz ama çok da birşey anlaşılmıyor.Daha çok TDG nin özeti gibi, oradaki sözler kartlara yerleştirilmiş gibi…Kısacası üzülerek belirtiyorum ki TDG’den sonra hayal kırıklığına uğradım.Beni bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.İnşallah sizi kıracak incitecek şeyler yazmamışımdır. Sevgiyle kalın.

Durduk yerde gelip size bi pusula versem. Bu da ne şimdi dersiniz. Anlamsız gelir. Muhtemelen bırakırsınız elinizden. Yada hatırım içn tutarsınız, bugün yada yarın mutlaka bir köşede unutur gidersiniz.
Peki ben size o pusulayı, siz ormanda yolunuzu kaybetmişken verirsem o zaman ne yaparsınız? Sevinçten ne yapacağınızı bilemezsiniz… Size yolunuzu o kaybettiğiniz o ormandan çıkış yolunu göstermiş olurum. Gerçekten sevinçten ne yapacağınızı bilemezsiniz.
Pusula aynı pusula. Fakat iki sahnede insanda yarattığı etki bambaşka. Kişisel devrim kartlarımız da birer pusuladır. Kartları sevip-sevmeyeceğinizi, onları yaşantınıza ne kadar monte edeceğinizi belirleyen nokta, sizin bir pusulaya ihtiyacınızın olup olmadığıdır. Bizim yola çıkış noktamız, herkesin bu pusulaya ihtiyacının olduğu noktasıdır. Fakat siz yada bir başkası ihtiyacım yok diyebilir. Haklı olabilir. Haksız da olabilir. Bir insanın pusulaya ihtiyaç duymaması için şu ikiden biri gerçektir mutlaka:
Sizin bir pusulaya ihtiyacınız yok çünkü siz hareket etmiyorsunuz, yolculuk halinde değilsiniz. Pusulaya hiç ama hiç ihtiyacınız yok. Sizin için bir duvar saati yeterli.
Ya da nereye gitmekte olduğunuzu çok iyi biliyorsunuzdur. Kararlı bir şekilde planlamanızı yapmışsınızdır. Düğümleri çözmüş, engelleri devre dışı bırakmanın yolunu bulmuşsunuzdur. Hızla ilerliyorsunuzdur. Bu yüzden pusula bir anlam ifade etmiyordur. Diğeri değil fakat bu şık başımızın üstündedir. Halihazırda zaten yürümekte olan bir kişisel devrim varsa, bize KDK özelinde gerçekten ihtiyaç yok demektir. Böyle birşeyden incinmek bir yana çok büyük mutluluk duyarım. Ne güzel benim dostlarım, okuyucu ailem büyük kararlar alan, ilerleyen devrimci insanlar derim.
Kendini ikinci durumun içinde gören bütün dostlarımıza tavsiyem, gerçekten hareket halinde olup olmadıklarını mutlaka sorgulamalarıdır. Gelecek yıl bugün, gene aynı noktada olmayacağınızdan emin olun derim. Gelecek senden emin olmanın yolu da oldukça basit. Şu soruyu kendimize sormamız yeterli:
Geçen yıl bu zamanlar, gene şu anda bulunduğun yerde miydin?
