Kişisel kıyam…
Maya takvimi başlıklı yazın için teşekkürler… Anladım ki insandan beklenen tek şey var, bildiği ya da bilemediği tüm hayatının sahibinin kendisi olduğunu idrak etmesi. Diğer her şey oyuncak kalıyor bunun yanında, egonun tutunacak dalları misali. Peygamberin sünnetini izlemek, bilmem kim hocanın müridi olmak, Atatürk’ün vasiyetinin takipçisi olmak, 2012’yi bekleyen en uçuk spritüalist olmak, felsefi açılımlarla uğraşmak, kurtuluşun bunlardan geçtiğine inanmak v.s… Bunlar gerçek sana ulaşmana engel olmamalı.
Bu büyük ruhların getirdiği açılımlar insana köstek olmak değil destek olmak içindir. Fakat günümüzde bu öğretiler üzerine öyle farklı ve öyle çok sözler ediliyor ki öğretilerin özü kaçmış durumda. Hal böyle iken insan tek birine saplanıp kalmakla diğerlerini inkarla murada erecek gibi görünmüyor. Amaç hayatının tüm sorumluluğunu hissetmek şartlardan ve durumlardan üstün olabilmek, özgür olduğun idrakine ulaşmak ve sadece O’nun kulu olduğunu anlamak ise diğer her şey ancak bu anlayış yolunda değerlendirildiğinde işe yarar. Ama onlar birer amaç olduğunda en büyük ayak bağına dönüşmekteler.
2009 için hem kişisel hem de toplumsal anlamda heyecanlıyım gerçekten. Umarım idrakimizin yükseleceği ve potansiyelimizi ortaya koyabileceğimiz bir yıl olur. Bu anlamda edindiğim her amaç, sorgular sonucu anlamını yitirirken içimdeki ben tüm azgınlığı ile hayatıma çökmüş ve başarı hırsı beni sarmış durumda. Ancak izleyici yanım bu kez saplantı derecesindeki takıntılarımdan beni kurtarmakta. Önemli olan bu dinamikleri anlamak diyor bir yanım. Beni neyin kamçıladığını görüyor, aslında sevgisiz ve egoist bir düzeydeki kamçılayan kuvvet ile, yaratıcı enerjiden gelen üretkenliğimi birbirinden ayırmayı başarıyorum galiba bu sefer. Çok şükür…. :))) Projeler konusunda da yardım edebileceğim bir husus varsa elimden geleni de yaparım.