Mektubumu okuyorum.. Mutluyum…
Mucizelere inanıyorum!..bu satırları size en bir güzel ruh halimle, huzura ve mutluluğa ermişliğimle yazıyorum :) sonsuz samimiyetimle..
anlatmak istediğim çok ama çooook şeyler var ama hangi birini yazabilirim ki..kimseleri detaya boğmak istemem ama şunu söyleyebilirim yaşadıklarımız kesinlikle tesadüf değil asla değil..
2008 yılı benim için anlatmakla bitmez. Kendimce çok derin şeyler yaşadım. çok düşündüm, bazen okudum, bazen kayboldum, bazen buldum ama sonra tekrar kayboldum. inandım, vazgeçtim sonra farkettim ki inanmaktan başka yolum yok. Hayatımda ilk defa ramazan ayı için ’11 ayın sultanı’ denmesinin nedenini idrak edebildim. Severek gönülden oruç tutabildim. Hem de bana hiç yük olmadı. Kendimi ayrıcalıklı hissetim ki bunları bu şekilde yazmak ve yaşamak pek benim hayat tarzımla bağdaşmıyor inanın. Biliyormusunuz ben şimdi bir sonraki ramazan ayını iple çekiyorum. Baş ucumda artık Kuran’ı Kerim var artık. Yüksek sesle çekinmeden ben Kuran-ı Kerim okuyorum diyorum yakınımdakilere ki onlarda bunun çekinilecek birşey olmadığını düşünebilsinler. Tüm bunlar olurken en başından beri yanımda TDG vardı. Sitede paylaşılanlar, çok yakın iki dostum, ailemden bir iki kişi ve bir de dünyanın en fedakar annesi, annem vardı. Ama ben yine de puzzle ın parçalarını bir türlü tamamlayamıyordum. Kendimi dersine iyi çalışmayan bir öğrenciye benzetiyordum. Herşey bana açıkça gösterilmeye çalışıyordu ama ben anlamıyordum işte!.. Bir türlü olmuyordu!..neden..neden..neden??? Sorduğum sorulara çok ilginç ve de açıkça yanıtlar alıyordum (küçük mucizeler, belki de meleklerin yardımı) ama elime geçen yanıtlarla hangi yoldan gideceğime karar veremiyordum bu defa da. Karar verememe sancısı! Yolun sonu karanlık mı aydınlık mı? Korkuyordum!..Adım atamıyordum!..Korku!..Tüm kötülüklerin anası olsa gerek..
Ve sonra birgün ve bu defa da hayatıma aynı aileden KDK lar girdi. Haydaaa hadi bakalım..e tamam bir de bunu deneyelim..kartları çalıştıralım bakalım neler olacak..bazen anlamlı bazen de anlamsız gibi gelen bir sürü yanıtım oldu, çok ciddiye alamadım başlangıçta..ama sonra şunu farkettim gerçekten ama gerçekten ihtiyacım olduğu anda!, hatta düzeltiyorum ‘çaresiz’ hissettiğim anlarda kartlar çalışmaya başladı..ben kendimi açtığım anlarda kartlarda bana açık olmaya başladılar..ve öyle zamanlar oldu ki tamamen kartlardan aldığım yanıtlara göre bazı adımlar attım. yeni adımlar attım. risk aldım. hayatıma etki edecek önemli adımlardı bunlar. ve sonuç %100 başarılıydı. bence, ben, kendim, bizzat KDK lar için inanılmaz iyi bir örneğim:)bu kartlar çalışıyor arkadaşlar!
yaşadılarım ve yaşayacaklarım için, hayatım için şöyle düşünüyorum artık…’çile yok heyecan var’:)
Hep bunu istemiştim içinde olduğum ve aylardan çıkamadığım bu mağaramdan çıkmaya başladıktan sonra neler yaşanacağını merak ediyordum ve şimdi zamanı geldi. heyecanlı ve de mutluyum. mutluyum, mutluuuu :) yaşayacaklarım beni korkutmuyor sadece ve sadece beni heyecanlandırıyor..
yapımda ve yayında emeği geçen herkese çok çok çok teşekkür ediyorum :)Sevgili buRAK şu güne kadar sana teşekkür ettiğim yazılarım olmuştu (aslında seni anlayamadığım ve sana kızdığım zamanlar bile olmuştu..)ama bu başka..bu başka..çok çok teşekkür ederim..ve şu güne kadar TDG yi çok kişiye anlatmaya çalıştım onlarada ışık olabilmesi için umarım onlarda kendi ışıklarını bulabilirler, bunu gönülden diliyorum.
Yeni projeleri okudum az evvel. Dona’nın neden sana geldiğini tahmin etmek hiç de zor olmuyor inan bana. Bence çok güzel projeler ve çok güzel yansımaları olucak, yürekten inanıyorum.
ve KDK lar elime geçtikten sonra bana en çok çıkan kartı paylaşmak istiyorum sizlerle..MEKTUBU OKU kartı – E4.
‘Anlayabildiğin hiçbir şey sana acı vermez. Acı, içinde sana yazılmış olan bir mektubun saklı olduğu şişedir. Farkındalığı yüksek insan, acı şişesini açar ve içindeki mektubu okur. Acı öğretmendir ve senin mektubu okumanla birlikte onun dersi bitmiştir. Sınıfı terkederken yerini haz öğretmene bırakır.’
Sevgiyle kalın,