Otomobil hikayesi…
Bu site bir platform dostlarım. Kuşkularımızı giderme platformu… Hepimizin içinde bir şeytan var bunu biliyoruz. Dona, bu şeytanın aslında bizim karşıt görüş meleğimiz olduğunu öğretti hepimize. İçimizdeki kuşkuyu da merakı da tetikleyen o. Bize düşen, onun bize verdiği kuşkulara karşı harekete geçmek. Düşünmek, düşünmek, düşünmek… Ve sonra da doğruyu bulmak.
Geçtiğimiz 3 gün boyunca Tanrı’nın doğum günü’nü okudum. Birkaç aylık bir aradan sonra. Ve şunu gördüm. Gerçekten herşey çok açık : ) O kadar net ve o kadar keskin ki, içimizdeki kuşku sihirbazı köşeye sıkışıyor, kıpırdayacak hiçbir yeri kalmıyor. Sıkıştığı o duvarda tek bir köşe-bucak var kendini atabileceği. Size kuşku vermeye devam edebileceği tek bir yer… O yerin tepesinde “Kim bu buRAK özDEMİR?” yazıyor.
Benim kötü bir insan olmam, benim yamuk bir insan olmam, benim yanlış bir insan olmam… Bu olasılıklar onun elindeki tek doğrulanma şansı. Yeni tanışıyoruz ve haklı olarak beni tanımıyorsunuz da. İşte buRAKozdemir.com bu yüzden var. Bu yüzden günde 16 saatimi bu siteye ayırıyorum.
Ben sizden kendimle ilgili kesin, sorgulamasız, kayıtsız-şartsız olumlu bir kanaat de istemiyorum. Düşünelim, düşünelim, düşünelim… Gelin buRAK özDEMİR’in kim olduğuna, nasıl biri olduğuna hep beraber karar verelim.
Aslında doğru olan benim kim olduğum değil benim ne söylediğim. Kitapta yazılanlar “bence”nin ötesinde, somut ve delillere dayalı düşünceler, bunu biliyorsunuz. Ancak… Hayatta doğruların yanında bir de gerçekler var… Benimle ilgili merak mutlak doğru olmasa da bir gerçek. Bu gerçeği sevgiyle kabul ediyor, öpüp başıma koyuyorum. Bu kitabı taşıyabilmek için benden beklenen her türlü fedakarlığı yaptım, yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim.
Ben hayatımın kapılarını seven, sevmeyen herkese açıyorum. İçinizdeki kuşku şeytanına lütfen söyleyin.
Buyursun gelsin, ben buradayım, onu bekliyorum…
Bugün içinde yayına girecek olan otomobil hikayemi okuduktan sonra ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Hepinizi çok seviyorum.
buRAK