Ara
04
2008

Ötürü…

“Yaratılanı severim, Yaratandan ötürü..”

Yunus Emre’nin bu sözünün, Tanrı’nın doğum günü’nden sonra artık miadını dolduğunu düşünüyorum.  Yaratılanı severim, Yaratandan ötürü. Nedenmiş? Yaratan güzeldir. Ama yaratılanın kendisi de güzeldir. İnsan güzeldir. İnsan, kendi başına da sevilmeye layıktır. İnsan sevmek için Tanrı’yı sevme şartı aranamaz.

Mevlana her zaman başımın tacı olmuştur. Fakat, çok değerli bir düşünür olmakla birlikte, Yunus’u biraz marjinal bulmuşumdur. “Tanrıya olan aşkının”, tekamülün önüne geçtiğini, kişiye, hayattan, dünyadan ve insanlardan kopukluk getirdiğini gözlemişimdir.

Şu anda buradayız, bizim dünyamız burası.
Evrende bir Tanrı olmasa bile,
Yaşanmaya ve sevilmeye değer bir yer burası…

Buraya kadar, Yunus’un sözünün orijinaline itirazdı. Anlamı kaya kaya, yüzyıllardan geçerek kavuşturulduğu şu anki kullanımı var bir de. O itirazım kat kat. Bu sözün, günlük hayattaki kullanımın içinde, insan sevgisi göremiyorum. Bir çocuğa “sana babanın hatırına katlanıyorum” demek gibi. Çocuğun kendisine sevgi yok. “Körolmayasıca insana”  yaratanın hatırına katlanma var.

Hayvana “mahluk” diyen sevgiyi unutmuş dünya görüşünün, bir başka çelişkisi bu. Çünkü yaratılanı gerçekten sevse yaratandan ötürü, mahlukat demez, hayvanları da sever. Bu sözü, hep insanlardan bahsederken kullandıklarını gördüm. Nedense, “Yaratılan”la hayvanları kastettiklerini hiç görmedim. Yoksa dinciler, hayvanları Tanrı’nın yaratmadığını mı düşünüyor, o yüzden mi onları sevmiyor, bu sözün kapsamında görmüyor? E iyi de, bu “evrim teorisi”nin bakış açısı değil mi? Hayvanları Tanrı’nın yaratmadığını söylediği için evrimci ateistlere neden kızıyolar ki o zaman?

Rahim ayrı güzel,
Rahman ayrı güzel,
Hayvan ayrı güzel, Bitki ayrı güzel.
Hepsi birbirinden bağımsız güzel,
Herbiri ayrı ayrı sevilmeye değer.

Yaratanı severim ben;
YARATTIKLARINDAN ÖTÜRÜ…
sevgiyle
buRAK EMRE : )

Written by buRAK in: tanrı'nın doğum günlüğü |