Kasım
30
2008
Pazar

21:15

Nihayet KDK…

Nihayet almaya cesaret edebildim KDK’nı…
Yolgösterici kitapçığını okudum, daha da korktum buRAKcan.
Uzun zamandır yaşadığım geçiş dönemi sancılarına dair, hayatımda soracağım soruları soramıyorum.
Kullanma klavuzu bile o kadar etkileyici ki, alacağım cevaplara cesaretim yok.
Kartları elime alıp sorularımı ne zaman sorarım bilemiyorum.
3 vakte kadar inÅŸallah…

notu Nihayet KDK...

Sayıyorum. Bir, iki ve üç. Vakit geldi : )

Kasım
30
2008
Pazar

21:14

Bilmem anlatabiliyor muyum…?

Bu size özel… (çok hoÅŸuma gitti, özel olmasınn : )

Beklemek

Beklemek bizim yaşamımız
Vapur beklemek
Gün beklemek
İnsan beklemek
Çiçeklerin açmasını
Gecenin geçmesini
Sayfaların dolmasını beklemek
Beklemek sayrılığa dönüşmesin
Yönetmesin bizi beklemek
Kardeşleri var çok güçlü
Ümit etmek ve ertelemek
GeliÅŸini beklemek
Uyanmanı beklemek
Çözülmeni beklemek
Başka bir yerde yaşamayı beklemek
Anlaşılmayı beklemek
On beÅŸinde beklemek
Kırkında beklemek
Beklemek mi bizim yaşamımız
Beklemek bizim yaşamımız

Bülent Ortaçgil

En merak gıdıklayanı da buRAK özDEMİR’in projelerini beklemek…:)

Kasım
28
2008
Cuma

15:39

21. Yüzyıldayız… Dişçilerde halâ matkap…

Kasım
28
2008
Cuma

01:01

Proje 1 ÅŸu an ambalaj aÅŸamasında…

Kasım
27
2008
PerÅŸembe

06:48

40 binlerdeyiz artık… Tanrı’nın doÄŸum günü 25. baskı…

Söylemeyi unuttum. Geçen gün DR’ciler biÅŸey söylemiÅŸti. Tanrı’nın doÄŸum günü 2007 ve 2008′te hep ilk 100′deymiÅŸ. Kendini o ÅŸekilde kabul ettirmiÅŸ. Bilgilerimize efendim. imza 40 binlerdeyiz artık... Tanrının doÄŸum günü 25. baskı...

Kasım
27
2008
PerÅŸembe

05:50

Request of information…

Dear Mr. özDEMİR,

I am sorry I do not have the skills to write to you in Turkish. I am a scholar in Australia and I am majoring in Islamic Studies. Recently a few of my friends were talking about your book and it has raised my interest greatly. I wish to read and reach the knowledge you have transferred so many people but unfortunately language can be a great barrier in terms of literature. I tried to search to see whether a translation had been made but i have been unsuccessful. Is there an English version of TDG? Even a chapter or an abstract would be of great use for me if not the whole book. I would be very pleased if you could inform me on the issue. Thank you very much in advance.

With Kind Regards,

notu Request of information...

Mektup Avustralya’dan. Üniversitede İslami araÅŸtırmalar yapan bir kardeÅŸ. Birkaç arkadaşı ona TDG’den bahsediyormuÅŸ : ) “İngilizcesi yok mu TDG’nin?”. TDG olarak yazması da ayrı bir güzellik tabi : )

Kasım
27
2008
PerÅŸembe

05:41

Çılgın kediler ve yedek parça desteÄŸi…

Daha önce yazdığım mailin siber uzayda kaybolmuş olma ihtimalinden yola çıkarak tekrar yazmak istedim.

Benim çılgın kedi KDK’larımdan birini kaybetti. Yer yarıldı kart içine girdi sanki. Daha önce boÅŸ KDK kutusu gönderebileceÄŸinden bahsettiÄŸini hatırlıyorum. Kaybolan kart sorununa çözüm önerini öğrenebilir miyim?

notu Çılgın kediler ve yedek parça desteği...

Çözüm önerim şu: Kaybetmeyin : ) Şaka. Yedek parça sistemini kurduk. Kart takımları bozuldu, birer birer ayrıldı. Fakat bunların sunumunu henüz formüle edemedim. Çılgın kedileri haylazlıklarını telafi edelim derken, birer birer kart satışı gibi bir noktaya gelirsek burası felç olur. Birkaç gün daha müsade efendim, elbet bir yolu vardır.

imza Çılgın kediler ve yedek parça desteği...

Kasım
27
2008
PerÅŸembe

02:11

Çok heyecanlıyım çok… Yeni projeyi bugün

Paylaşıyoruz…:)

Kasım
26
2008
Çarşamba

20:13

YaÄŸmurda yürümek de… MuhteÅŸem…

Kasım
26
2008
Çarşamba

04:46

Günlüğü istediÄŸi gibi göremeyenler…

Browser’da çerezleri (cookie) silmek bir çözüm olabilir. DiÄŸer bir çözüm www.buRAKozdemir.com da günlüğe tıklayarak günlüğe girmek olabilir. Bir çözüm de bu linke tıklamak olabilir: h

Kasım
25
2008
Salı

14:04

Farkina Varmak…

Daha once bir kac defa tesebbus etmeme ragmen ilk defa yaziyorum. TDK beni kendimle tanistirdi. Aslinda 2000 yilinin Ocak ayinda basliyan ve hala devam eden bir degisimin icinde idim, ama yasadiklarimi neden yasadigimin farkinda degildim. Aslinda 2000 yilindan once hic birseyin farkinda degildim. oyle yasayip gidiyordum tipki icguduleri ile yasayan diger canlilar gibi. Hayatima giren ve buyuk ve kotu etkiler yaratan (degerli)insanlarin(o zamanlar nefret ederdim) bana beni tanitmak icin gorevlendirilen insanlar oldugunu ancak TDK’yi okuduktan sonra daha iyi anladim. Aslinda kitabinizi buldugum ayni aksam artik kimseden nefret etmedigimi onlarin benim amacima hizmet edip gittiklerini bir arkadasimla konustugumu simdi hatirliyorum ama neyse. Allahima cok sukur ki size TDK’yi yazma gorevi verdi ve beni de kitabinizla tesadufen karsilastirdi.

Gorunumle ilgili bu kadar detay ile ugrastiginiza gore bunun mutlaka onemli bir sebebi olmali. Acaba diyorum gunluge getirdiginiz dort farkli boyutla bize bir seyler mi anlatmak istiyorsunuz. Icerik ayni ama dort degisik sunum. Sanki biraz kader var (istedigin sunumu sec, bu senin kararin), biraz tekamul, (surekli iyiye, guzele dogru bir degisim). Keske hayattaki secimlerimizde gunlukteki sunum secimi kadar korkusuzca olabilse.

Kasım
25
2008
Salı

14:04

Düşe kalka…

TDG ile beraber TDG nin günlüğü olan sitemizin de harakete geçmesi çok güzel oldu. Daha bir zevkli okunur hale geldi. Geçen hafta İstiklal caddesinde bir arkadaşın doğum gününe gittim. Doğum gününde hediye olarak Tanrının doğum günü hediye edilir diyerek TDG hediye ettim. Arkadaş çok sevindi ve hemen okuyacağına dair söz verdi. Merak ediyorum değişim nasıl olacak. Doğum gününü yaptığımız mekanın sahibi müthiş bir ateist. Cici bir insan. Dinle ilgili sorular gelmeye başlayınca adres olarak TDG yi gösterdim. İstiklal kitapevinden bir adet TDG almasını salık verdim. Oda söz verdi hemen alacağını, çok ümitliyim ondan.. Zira gerçekten aklı başında sorgulamayı seven bir kişilikti. İş olsun diye ateistliği seçen bir insan değildi.
TDG ile tanışalı neredeyse bir buçuk yıl oldu. Hayatım devamlı hareket halinde. Bir türlü durulmadı. Bazen sıkıntıdan bunalıyorum. Mutsuzluktan dünyadan bıkıyorum. Yarın olduğunda güzel şeyler oluyor ve dünyanın en enerjik insanı oluyorum. Yıkıla kalka giden bu hayata ne kadar daha tahammül edebilirim. Neden herşey bir türlü yoluna girmiyor. Mutsuz olduğumu biliyorum. Mutluluğun geleceğine dairde iç sesim çok kuvvetli ses veriyor bana. Nereyi atlıyorum yada nerede yanlış yapıyorum. Şikayetçi değilim TDG ile alabora olan hayatımdan. En azından hayatımda bana yük olan herkes hayatımdan çekildi. Yada ben yük olduğum insanların hayatından çıkma kararı aldım. Hayatıma kimseyi sokmamaya karar verdim. Doğru yada yanlış. Benimle işi olan benimle işini görsün ve çeksin gitsin Ama hayatımda bir yer işgal etmesin. Hayatımda her yer işgal eden giderken çok değerli şeylerimi beraberinde alıp götürdüler. Bu alabora olan hayat ne zaman durulacak. Oysa ondan tek bir şey istemiştim. Ya birinci sınıf bir insan olarak yaşat, ya da canımı al demiştim. Almadığına göre canımı hala şansım var diyerek asılıyorum hayata. Bakalım nereye kadar gidecek.
Verdiğin tüm emeklere ve dünyada yaşayan varlıklara açtığın değişim kapısı için teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalın.

notu Düşe kalka...

İniÅŸ-çıkışlar kitaptan deÄŸil onu söyleyebilirim. Bir gün enerjik, bir gün mutsuz gibi durumlar bizim kendi karakteristiÄŸimizle ilgili. İnsanın karakteristiÄŸini deÄŸiÅŸtirmesi, Tanrı’nın doÄŸum günü kanalında çok basit. Fakat bu büyük deÄŸiÅŸimi istemek. İşte zorluk tam da burada… Hem kendini çok seviyor, hem de kendinden çok ÅŸikayetçi herkes…

Kasım
24
2008
Pazartesi

16:53

Yeni (kayan) günlük…

Benim gibi, en küçük dönme hareketinde başı dönen biri için yeni günlük sayfasını takip etmek çok zor. Ayrı bir linkte eski versiyonu verilebilir mi? İsteyen oradan takip edebilsin…

notu Yeni (kayan) günlük...

Şöyle bişey mi efendim?

(elim sağ üst köşeyi göstermekte)

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:59

Bebekler…

Özellikle bebeklere bayılıyorum. çok masumlar çok. onlara baktıkça kendi içimde ki masum ruhumu görüyorum sanki. emire bayıldım. yerim ben onu. yegenimin 7 aylık bir kızı var.adı nehir ezel. 5 aylıktan beri arasıra – hadi hadi anne diyor:) yalnız bu günlerde yani son 1 aydır kızmayı ögrendi. onunla oyun oynamayınca, ya da hoÅŸlanmadıgı bir ÅŸeyi yaptıgımızda bize kızıyor. ÅŸyle derin ve anlamlı bakışları va ki, görseniz sanki sizin direk ruhunuza bakıyor hissedersiniz. çok ta sevimli küçük kuÅŸum o benim ve küçük haydim. heidi ye benziyor da:) ben onu da yerim:) en sevdigi ÅŸarkı 2 aydır …ın ÅŸeytanı .o ÅŸarkı çıkınca görmelisiniz nasıl mutlu olup alkış yapıp oynuyor. o kdar mutluyum ki çok yakında hiç bebek açlıktan aglamayacak, acı çekmeyecek..

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:57

Haktan gelen ÅŸerbeti içtik elhamdülillah…

Şol Cennetin ırmakları
Akar Allah deyu deyu
Çıkmış İslam bülbülleri
Öter Allah deyu deyu

Nitekim ben beni buldum
Bu oldu kim Hak’kı gördüm
Korkum onu buluncaydı
Korkudan kurtuldum ahi

Bana namaz kılmaz diyen
Ben kılarım namazımı
Kılarısam kılmazısam
Ol Hak bilir niyazımı

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:45

V1.0.2b…

Aktüel’deki röportajınızı okuduktan sonra kitabınızı okumayı çok istedim. Ancak bir türlü satın alamamıştım. YaÅŸadığım ÅŸehirde kitap satan yerlerin kısıtlı olması nedeniyle internet üzerinden sipariÅŸle alıyorum kitapları. Sizin kitabınız hep satış dışı görünüyordu alışveriÅŸ yaptığım sitelerde. Neyse:) Nihayet 20 Kasım perÅŸembe akÅŸamı kitaplarınız adresime ulaÅŸtı. Kitabın baÅŸlığındaki “v. 1.0.2b” nin bir anlamı vardır. Bunu merak ettim. Kitabı yavaÅŸ yavaÅŸ anlayarak okumaya çalışıyorum, belki kitapta bu ÅŸifreyi de anlattınız bilemiyorum. Ancak detaylarla uÄŸraÅŸan biri olarak aklıma takıldı ve sormak istedim:) Cevabınız için ÅŸimdiden teÅŸekkür ederim.

notu V1.0.2b...

Sıkça sorulan sorular köşemizin olmaması sitede büyük bir eksiklik. Yapılacak iÅŸler listemizde SSS var. v1.0.2b elinizdeki kitabın versiyonunu gösteriyor. v1.0.2b’nin b’si, biçimsel deÄŸiÅŸiklikleri gösteriyor. v1.0.2 ile v1.0.2b arasındaki fark, biçim farkı oluyor. 2009′un baÅŸlarında çıkaracağımız yeni baskımızda 1.0′dan sonra belki 3 gelecek. İçeriÄŸine eklemeler yapıldığını anlatmak için.

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:41

Tüm örtmenlerimizin örtmenler günü kutlu olsun…:)

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:41

TaÅŸlar elde patlardı…

Yeni tasarim, kayan yazilar, sekil gorunus, ne kadar gerekli?

M u s a emirleri tasa yazmisti.

notu Taşlar elde patlardı...

İçinde bulunduÄŸumuz devirde, görsellik, estetik, kurgusal düzlem, bunlar çok önemli ve deÄŸerli. …, bugün o taÅŸlarla, kırk elli okuyucu ya bulurdu ya bulamazdı…

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:13

Taşınıyorum…

İşyerimin adresi değişiyor. Hayatıma yeni bir hareket geliyor. Site hareketlendi. Ne demişler nerde hareket orda bereket. Ellerine yüreğine sağlık, bolluk bereket hepimizle olsun.

Kasım
24
2008
Pazartesi

14:13

Kaymak üzerine…:)

buRAK’cım sitemizin yeni hali hakkında olumlu olumsuz epey yorum aldın biliyorum. Ben de ne hissettiÄŸimi paylaÅŸmak istedim.

Üzerinde durduÄŸumuz evren, bildiÄŸimiz bilmediÄŸimiz herÅŸey deÄŸiÅŸiyor ve deÄŸiÅŸecek :) Ayaklarımızın altında kayan bir yeryüzü deneyimi, dönüşüm, dairesel hareketler, bütün yaratılış dönme üzerine kurulu. Sitemiz de dönmeye ancak böyle bir zamanlama da baÅŸlayabilirdi bence… Sevgiler…

notu Kaymak üzerine...:)

Efendim bizde birazcık şöyle durum. KAYMAK, balın yanındaki anlamında olunca süper, hareket etmek anlamında olunca sevimsiz…:) Zamanla herkes sevecek gibime geliyor.