Sevgili buRAK, az önce 2009 yilinin önemini üstüne vura vura ya da basa basa :-) anltattigin yazini okudum. Icimde yine ayni sesi duydum. Ben Almanya’da yasiyorum. Hersenede ülkemi ve sevdiklerimi görmek icin bir ayliginada olsa Türkiye’me geri dönüyorum. Bu seneki dönüsümde (agustos sonu)alman tv kanallarindan birinde yakaladagim bir repörtaj sayesinde tüylerim diken diken oldu. Programi izledigim sürecte ve bitiminde kendi kendime; bu böyle olamaz! bu yalnis! herkese böyle tanitiliyor, öcü oluyor, olmaz böyle! diye söylendim durdum. iste o an icimde yukarida degindigim sesi ilk defa duydum.
Neyse olaya gelelim. Barino adli bir genc 18 yasinda islamla tanisiyor. Kendi anlatisiyla cok arastirip cok sorusturuyor. Arkadaslarinin araciligi ile camilerdeki hocalarla irtibate gecirp, bilgileniyor vs. vs. Neticede hiristiyanlik dininden cikip islam dinine geciyor. Cünki yine onun anlatisiyla, islamda aradigi huzuru ve hep arayip icinde olmak istedigi toplum felsefesini bulmus.
Kendi islam tanitimi su: kati kurallara bagli, sirf dogmalardan olusan, insan özgürlügüne önem+deger ve yer vermeyen, insanin aklini kullanmasini engelleyen, düsünmesine müsade etmeyen, kadina hak tanimadigi gibi yerde vermeyen, islam dini hakkinda yapilan elestirilere / saldirilara Irak usülü cihatla karsilik vermenin Allah’in emri oldugu vs. vs. vs.
Nitekim aradan bir-iki sene geciyor. Genc Barino inandiklarindan eskisi gibi emin degil. Aslinda aradigi huzuru ve icinde olmak istedigi toplum felsefesini buldugundan da o kadar emin degil. Yine bir arayis icine giriyor veee hiristiyan-ortodoxlarla karsilasiyor. Bu dini inceliyor, arastiriyor ve vardigi sonuc:
Burada kadinlarla tokalasiliyor (cünki islami yasarken; en samimi arkadasinin evinde gittiginde, arkadasinin esini görmüyor, cünki yasak. ikram tepsiye konup oturma odasinin kapisinin önüne birakiliyor, evin beyi tepsiyi kapinin önünden aliyor ve misafirine ikramda bulunuyor), kadinlarla konusuluyor, onlara hak veriliyor – saygi duyuluyor. burada aklini kullanabiliyor, sorgulayabiliyor, burada dogmalar yok, savas yok (cünki islam emrediyor), sosyal faaliyetler ve insan iliskileri destekleniyor, burada insana deger veriliyor vs. vs. vs.
Genc Barino sonunda diyorki; Bana düsünmeyi yasaklayan, bana savasmayi emreden, bana hayatta deger verdigim seyleri yasaklayan bir dini istemiyorum.
Bunun disinda Barino, islam dinini terk edip, hiristiyan ortodoxluga gectigi icin, ölümle tehdit edildigini, cünki islami terk etmenin cezasinin ölüm oldugunu söylüyor.
Zavalli Barino.
Buna cevap vermeliyiz. Bunu böyle birakmamaliyiz. Islam böyle taninmamali ve en kötüsü böyle yasanmamali. Bunun icin bilgilenmeli ve bilgilendirmeli. Körlükten ve tutuculuktan kendimizi arindirmaliyiz. Cocuklarimiz icin, icinde yasadigimiz toplum icin, dünya icin. Islami ona adapte edilmek istenen bu karanlik ve öcü cizimden kurtarmaliyiz. Bunun icin okumali, yazmali ve konusmaliyiz.
Simdi sira benim yapmayi gönülden istedigm seyde:
buRAK eger müsade edersen, TDG’nü almancaya cevirmek istiyorum.
Türkceyi ve almancayi iyi kullaniyorum. simultan tercüme yapabiliyorum…

Eskiden Stingray diye bir dizi vardı bilmem hatırlayan var mı. Ya da unutabilen. Birisine bir konuda yardım ettiğinde, ondan bir karşılık istemez, onun yerine “bir gün senden birşey isteyeceğim ve ne olursa olsun onu yerine getireceksin” derdi. Gel-zaman git zaman, bir başkasına yardım ettiği sırada, o kişi, senden birşey isteyeceğim dediği kişinin yapabileceği birşey varsa, seneler sonra da olsa karşısına çıkar, ondan isteyeceğini isterdi. İnsanlar aslında birbirlerine yardım etmiş olurdu. Stingray, onları sadece harekete geçirirdi.
Ben de diyorum ki tercüme yapmak isteyen kardeşime. “Bir gün senden birşey isteyeceğim.” Zamanı gelince. Günlükte buluşalım… 