OÄŸlan…
oğlan hakikaten dayıya benzermis.Masallah
Ekim
10
2008
Cuma
15:45
SANA DA BENZİYOR SÖYLEYEN OLDUMU?……:)SEVGİLER
Ekim
10
2008
Cuma
15:44
Tebrikler … Küçük adam … :) ne kadar ÅŸanslı sizin gibi bir ailesi olduÄŸu için. Uykusuz da kalsanız, gaz sancılarıyla da uÄŸraÅŸsanız bu günlerin tadını çıkarın. O kadar çabuk akıp gidiyor ki … Benim Emir im ÅŸimdi 21 yaşında, ve ben nasıl geçti anlamadım … Sevgiyle …
Ekim
10
2008
Cuma
15:44
Öncelikle söylemem gerekir ki ilk defa bir kitaptan böylesine etkilendim.. ÅŸu an 2.kez okumaya baÅŸladım ve sanıyorum daha pek çok defalar daha okuyacağım.. kitaba övgüler sunmaya yada hayatımı nasıl etkilediÄŸine falan deÄŸinmeye gerek yok bence.. herÅŸey ortada zaten..gördüğüm burada yazan tüm insanlarında farkındalığı bir hayli yüksek … Ancak sormak istediÄŸim birÅŸey var..cahilliÄŸimi bağışlayın bu sayfaya bugün ilk kez girdim o yüzden bilmiyor olabilirim belki.. KDK nedir ? biri beni bu konuda aydınlatabilir mi?
herkese sevgiler..

Tam teşekküllü bi dökümanın herkesin ulaşabileceği bir yerde olması lazım, aklımızda efendim.
Ekim
10
2008
Cuma
14:44
Her seyden önce: Emir bebek hosgelmis, ne kadar da güzel bir bebekmis! :) Ona muhtesem bir yasam süreci dileriz…
Demisken, son zamanlar pek çok güzel insanin ölüm haberini aliyoruz, öte yandan çok sayida güzel bebek dünyaya geliyor. Dogru anladiysam, 8′lerden 9′lara geçis için gerekli. 9′lar çogaliyor…
Ve Beraat suresi problematigim sürerken, kitaba “indeks” koyma fikrine kocaman bir EVET diyorum. Gerekirse yardim bile ederim! :)
Sitenin yeni sekli çok çok iyi, ellerine saglik. Belki, minicik bir fikir olarak, yeni yazi göndermek isteyenlere blog sayfasina da bir link koymak iyi olabilir. Her defasinda ana sayfaya dönüs yerine.
Ben Mac üzerinden Firefox kullaniyorum, acaba sirf bende mi böyle, sitenin ana sayfasi hep KDK haberinin sayfasi olarak açiliyor. Oradan ana sayfaya geçiyorum. Söyleyim dedim…
Bir de hassas bir konu: Surf yaparken TDG’i elestiren birinin yazisini okudum. 3 ana fikri vardi yazisinin, biri Enkarnasyon (ki o da kimi islami düsünürlerin bile bu konuda olumlu baktiklarinin farkinda, ama hepsine yanlis diyor, kendi problemi :)) sonrasi Nura konusu, ki kendisinin de kafasi karisik belli… Asil mesele, kitabin sana DONA tarafindan getirilmesine takmis kafayi. Ve bunun Abrahams, Ramtha ve Kryon tarzi bir durum oldugunu, hatta art niyetli bir iletisim oldugunu yazmis. Daha önce bir arkadasimdan da benzeri bir elistiri aldigim için kafama takildi.
Bu sayfada bir okurun iyi niyetli bir benzetmesini gördüm, Kryon ile ilgili. Dogru düsünüyor muyum bilmiyorum, ama DONA ve Kryon veya Ramtha benzetmeleri durumu hafifletiyor, bundan kaçinmaliyiz. Dilim varmasa da, Dogrudan bir iletisim ile örnegin eski çaglardan bir savasçinin ruhu ile iletisim kurmak biraz farkli degil midir? Yaniliyorsam hos görün, ama yanilmiyorsam, bizim bu tür benzetmelirimiz, TDG’yi art niyetli elistirenlere çanak tutacaktir.
Ekim ayi çok farkli geçecek, bunu da haber vermek isterim. Enerjiler yagiyor, bangir bangir. 14 ekim için bir uzay gemisi söylentisi de var, ne kadar dogru bilmem ama 15 ekimde haberleri tarayalim yine de, kimbilir :)
Hepimize harika bir hafta diliyorum kalbimin en derininden.

O eleÅŸtiri yazısını hatırladım ben de. Bakın ÅŸimdi, olayın güzelliÄŸine bakın. O yazıdan bir bölüm koymuÅŸtum siteye. Ve okuyucular yazının taşıdığı enerjiden rahatsız olmuÅŸlardı, bu mesajları da daha yayınlamıştık daha sonrasında. Tanrı’nın doÄŸum günü “Sen onları yüzlerinden tanırsın” ayetinin kiÅŸinin yüzünden deÄŸil aurasından kastettiÄŸini söylemiÅŸ. Sen onu dedin ben bunu dedim tartışmalarına girmeye hiç gerek yok. Senin taşıdığın enerji, insanları, senin yüzünü görmeden rahatsız etmiÅŸ. Buyur iÅŸte. Deney sonucu. “Sen onları auralarından tanırsın hem de yüzlerini bile görmeden tanırsın”. Bir fikir, bundan daha güzel nasıl çürütülebilir bilemiyorum : )
Bir de bu dinci kesimde, kendine İslam alimi görüntüsü vermek için, kelimelerin Arapça anlamına atıfta bulunma olayı var. İnnaaaa diye baÅŸlıyor ayetin Arapçasına. Sen de bilmiyorsu ya Arapça, geri adım atıcaksın : ) Sözlüğe bakarak Kur’an tefsir etme geleneÄŸi, Kur’an muhkem ayetlerden ibaret kabul eden anlayışın ürünü. Dona, Kur’an’ın müteÅŸabih olduÄŸunu bu kiÅŸilerin gözüne çaka çaka ispat ediyor. Bu anlayış da temelinden çökmüş oluyor böylelikle. Kur’an muhkem deÄŸil, müteÅŸabih. Yani hologramik. Bitti nokta. Bütüüün Arapça’da ÅŸu kelime ÅŸu anlama gelir kalıplarını atıcaksın çöpe. Arapça’da bir kelimenin bir deÄŸil elli anlamı var çünkü. Alak suresi, bunun herhalde en güzel örneÄŸi. Sevgi ve aÅŸk suresi… O kelimenin senin iddia ettiÄŸin gibi, mutlak surette “kan pıhtısı” anlamına geldiÄŸinin referansı nedir? Allah Kur’an’la birlikte bir de sözlük mü indirdi? Bu budur, bu ÅŸudur mu dedi sana? Vahiy mi aldın gerçekten? Vahiy alıyorsan da haberimiz olsun, bir kaç sorumuz olur, Allah bilir demeden cevap verirsiniz artık : )
Bu mesaja teÅŸekkür, vesilesi oldu. Fakat ben bu tarz eleÅŸtiri yazılarından hiç ÅŸikayetçi deÄŸilim. Yukarıdaki aura örneÄŸinde olduÄŸu gibi, Tanrı’nın doÄŸum günü’nün canlı alametleri bunlar : ) O yazıyı okuyan, zihinsel olarak farkında olmasa da sezgisel olarak yazıyı yazanın aurasından hareketle, yazıyı çürütür. Bunu böyle söylemese de ruh bunu sezinler. Nitekim altta gelen yorum da şöyle demiÅŸ: “Dediklerinize katılıyorum ama ben müsadenizle kitabı alıp bir okuyiim ondan sonra kararımı vereyiim” : )
Fakat işte Arapça kelimelerle, insanları sindirme taktiği her zaman işe yaramıyor işte. Zira bize bu mesajı gönderen okuyucumuz İranlı : )
Ekim
10
2008
Cuma
13:00
Merhaba,
Dün pazar yerinde bir kitap sergisinde TDG’nin satıldığını fark ettim. Hem de en ön sırada yer almış. Müşterilerden birine tüm kitapların orjinal olduÄŸunu söyleyince fiyatını sordum ve 10 YTL olduÄŸunu öğrendim. Bunun üzerine satıcıyla bu konuda biraz konuÅŸtuk ama tabii ki %50 indirim yaptık gibi abuk sabuk bir cevap aldım. Bundan mutlaka haberdar olmuÅŸsundur ama sitede bugüne kadar bununla ilgili yazı görmediÄŸim için bir hatırlatma yapmak istedim. Bu arada, bir anlık da olsa biraz hoÅŸuma gittiÄŸini itiraf etmek zorundayım çünkü biz satıcıyla konuÅŸurken TDG’yi inceleyip fiyat soranlar oldu. Her ÅŸey bir yana senin o müthiÅŸ emeÄŸine büyük haksızlık. Sevgiler

Bu konuda çok mesaj var. Görünen o ki TDG, korsan kitap tezgahlarının baş köşesinde. Ve sanıyorum artık bu konuda bi cümle etsem iyi olacak. Sevgili dostlarım, duyduk duymadık demeyiniz. Ben, buRAK özDEMİR olarak, bu kitabın hem yazarı hem yayıncısı olarak, sokaktan korsan Tanrı’nın doğum günü satın alan, geçim sıkıntısı içindeki bütün insanlarımıza hakkımı helal ediyorum. Hiçbir sorun yok, gönül rahatlığı içinde, güle güle okusunlar kitabımızı. 
Ekim
09
2008
PerÅŸembe
15:01
Artık sipariş sahipleri, siparişlerinin kargo süreci artık online olarak takip edilebiliyor. Oh. Güzel haber.
Ekim
09
2008
PerÅŸembe
02:26
Emir’le yürüyüş bittikten sonra, binlerce TDG ve KDK geldi. Onları taşıdık, yorgunluktan bittik resmen. O kadar taşıma olmuÅŸ ki, bizim doÄŸumgünü arabası dağıldı. Hayatın ağırlığına dayanamadı : ) Demirciye gidecek yarın ilk iÅŸ. Gövdesini saÄŸlamlaÅŸtırsın, kitabımız çok güzel satılıyo, o daha böyle çoook gidip gelicek ona göre hazır olsun kerata.
KDK’lar ne zaman dağıtılacak ne zaman zaman soruları var haliyle. Son durum ÅŸu. Okuyucularımız en çok Remzi Kitabevi’ne “hani nerde hani hani” yaptığı için ilk olarak Remzi Kitabevleri’ne dağıtım yapıldı. Åžu anda tüm ÅŸubelerinde var. Bugün aramışlar, çok güzel satılıyor acil bir yeni sipariÅŸ geçmiÅŸler, bol bol : ) DiÄŸer dağıtımcılara kartlar ve tanıtım bülten kargoyla gönderildi. Bugün akÅŸam ellerinde olur hepsinin ve yarın itibariyle sıcak temas baÅŸlar. Bu arada, bir dağıtımcımızın eline ulaÅŸmış bu akÅŸam itibariyle. Bayılmış. Elimizdeki bütün kartlar kadar sipariÅŸ geçti : ) Aman dedik mahvedeler bizi, makul bir adette anlaÅŸtık sonradan : ) Çünkü Diyenar var daha. Kartların Diyenar’a gelmesini bekleyenler var. Kartlar herkesin eriÅŸebileceÄŸi duruma gelmediÄŸi için kartlarla ilgili yorumları bekletiyorum, ayıp etmeyelim kimseye diye. Åžu ana kadar gelen geri bildirimler açık: Kartlar mükemmel çalışıyor. KiÅŸisel Devrim Kartları çok büyük bir devrimin fitili olacak, bunu hep birlikte göreceÄŸiz.
Bizim kartların dünya tarihinin en büyük ekonomik kriziyle aynı günlerde ortaya çıkması da ayrı bir konu. Umarım herkes dünyada olan bitenlerin Tanrı’nın doÄŸum günü üzerinden tercümesini yapıyordur. 2 senedir, bu gördüğünüz dünya toptan deÄŸiÅŸecek diye anlatıyoruz da anlatıyoruz malum. Bakınız, Amerika’da çoook önemli bir ÅŸahsiyet nefes alıp veriyor ÅŸu an diyoruz da diyoruz. Bi çokları manyak mıdır nedir ettiÄŸi laflara bak diyor, bunları duyuyoruz da duyuyoruz. Gel gör ki mevcut durum ÅŸu. Yüksek ihtimalle, Amerika’nın başına zenci ve müslüman bir lider geliyor. Birkaç sene önce, böyle birÅŸey hayal bile edilemezdi.
Amerika’nın başına geçmesi muhtemel bu müslüman lider geriye düştüğü an, aniden Amerikan ekonomisi çöküyor. Hiç Amerikan ekonomisi çöker mi? Bundan 7 sene kadar önce, Yıl 2102′de “hasta adam” Sam amca’nın 70 cent’e muhtaç olduÄŸu günleri yazdığımızda mizah reyonuna koymuÅŸlardı kitabımızı : ) Bu bakışın kendisi mizahtı, o yüzden orası gerçekten de “mizah” reyonuydu o ayrı. Bugün de Tanrı’nın doÄŸum günü’nde tarif ettiÄŸimiz, yep yeni dünyaya gülüyorlar. Onlar gülerken, fonda da böyle ÅŸeyler oluyor. Ortada gülünecek birÅŸeylerin olduÄŸunda hem fikiriz gerçekten de : ) Bunlar daha hiçbirÅŸey deÄŸil. Dünyada daha neler olacak neleer. Ne olacaksa, nihayeti güzelliklere varacak. Ambargolu bilgiler bunlar, içimizdeki ses zamanı geldi demedikçe aÄŸzımızı kapalı tutuyoruz, bu konulara hiç girmiyoruz. Zaten bunların ÅŸu an bir önemi de yok. Dünyanın devriminden ziyade, hepimiz kendi kiÅŸisel devrimlerimizden sorumluyuz. “Sen deÄŸiÅŸirsen herÅŸey deÄŸiÅŸir.” Dünyaya da birÅŸey olmaz, nasılsa emin ellerde o. 
Ekim
09
2008
PerÅŸembe
01:39
İlk kez bebek arabası sürdüm. Çok zevkli. Güzel de biÅŸey almışlar, daÄŸ tepe dinlemedik, trophy yaptık küçük Emir’le. Bugün hayatımda ilk defa üçüz kedi gördüm. Dev gibi, tıpatıp aynı 3 kedi. PadiÅŸah gibi oturuyolardı yan yana. Çok deÄŸiÅŸik bir ve çok güzel bir görüntüydü.
Bu ara kedilerden yana çok üzüntülüyüz. Sokaktaki ahaliden 4 kedimiz sizlere ömür. En sevdiÄŸim gri kediyi otomobil ezmiÅŸ, birini yaÄŸmurda yüzüste yatmış aÄŸlıyorken bulduk gece yarısı. Manzarayı hiç anlatmıyiim. Çok fenaydı, doktora götürdük, uyutuldu hemen. Bu tarifsiz manzaranın nedeni parazitmiÅŸ. Parazit kapmış ve o parazitler içinde büyüdükçe büyümüş. Ve aynı bölgedeki diÄŸer hayvanlara da bulaşırmış. Bunun bir tableti varmış, ondan bolca temin edip hepsine yedirdi Bahar. Bir tane gözdemiz var bi o yememiÅŸ. Takviye birlik olarak ben de gittim. Yakaladım, her tarafımı paramparça etti kerata. DiÄŸer iki kediciÄŸimizi ise sokaÄŸa dadanan köpekler boÄŸmuÅŸ. Bunu duyduÄŸum için nevrim dönük kaç gündür. Tam biz kitap taşırken dışarı bir çıktım ki iki tanesi sıkıştırmışlar bir tanesini. Sopayla kovaladım fakat bu sırada bir anda 7 tane oldular. Elimizde sopayla kalakaldık tabi : ) Sonra kovalamaya devam. Bi gün Yeniköy’de fıstığı çıkarmışım çiÅŸe. Gene olabilecek en münasebetsiz zamanı seçmiÅŸ sıkışmak için. Uyuklaya uyuklaya çıkıyoruz dışarıya. Evin arka tarafı çok yüksek bir kayalık. Dibi de çalılık. Fıstık bu çalılıklarda “birÅŸey” kokusu alıyor. Israrla oraya sürüklüyor beni. Uyuklaya uyuklaya gidiyoruz. Ve sonuç… O gece karanlığında, çalıların içinden bir anda 25-30 sokak köpeÄŸi çıkmasın mı? Tasmanın ucundaki fıstık, oltanın ucundaki yem gibi oldu. O kadar kocamanlar. Hareket etmiyorum. Ne yapacağımı düşünürken. Fıstık bunlara hırlamasın mı? “Kızım suss” diyorum aÄŸzım kapalı vaziyette. Geri geri giderek hürmetlerimizi sunup ayrılıyoruz olay mahallinden : )
Bu arada bir kangal maceram var eskilerden. Hisar’da oturduÄŸum günler. Karşımızdaki evin bahçesinde devasa bir Sivas Kangal var. Hayallerimin köpeÄŸi. Arabaya inip-binerken görüşüyoruz. Ve havlıyor sürekli. Ben alttan alıyorum tabi. Bi güne bi gün ters bi laf etmiÅŸliÄŸim yok, kendisine herhangi bir saygısızlığım hiç yok : ) Kimileri geçerken cöö falan yapıyo Sivas Kangal’a. Ben onlardan deÄŸilim. İyi ki diilim. Ben o evden taşındıktan yıllar sonra, birkaç sene önce o sokaÄŸa yolum düştü. Gece vakti. O yoldan yürüyorum. Fakat yerler buz. Daha doÄŸrusu cam. Kayarak gidiyorsun. Buzun üzerinde nerdeyse nefes bile almadan yürümeye çalışıyorum. Sokakta hafif karanlık. Bir tane sokak lambası var o da ileride. O hassas yürüyüş sırasında kafamı bir kaldırırım ki, 20 metre ileride, bizim dev Sivas Kangal oturuyor. Artık nasıl olduysa demirlerin öbür tarafına geçmiÅŸ. Sokakta serbest. Ve ben ona doÄŸru yürüyorum. O kadar zor duruyorum ki, durursam kesin düşeceÄŸim. Düşmeyedebilirim, havada kapabilir beni. Fakat devam edersem de, yürüdüğüm çizgi hayvanın 1 karış yanından geçiyor. Çizgimi deÄŸiÅŸtirmem imkansız, geri dönmem imkansız, durmam hiç imkansız : ) ….
Ekim
08
2008
Çarşamba
13:07
Emir bebek bugün ilk defa sokaÄŸa çıkıyor arabasıyla, birazdan bize uÄŸrayacak kapıdan… Avaz ciyak tabi. Sokağı ne bilsin, ÅŸaşırmış tabi. İlginç birÅŸey. Emir doÄŸduÄŸunda ilk KDK’lar gelmiÅŸti. Åžimdi bize ilk defa uÄŸrayacak. O gittikten sonra da bi kamyon TDG gelicek peÅŸinden. Ben de çıkiim onlarla bu yürüyüşe diyorum. Bi dışarı çıkiim deÄŸiÅŸmiÅŸtir caddeler, en son 80′lerde çıkmıştım : ) Herkes bol paça falan giyordu : ) Renolar 131′ler vardı : )
Ekim
08
2008
Çarşamba
13:00
Mirac, Kadir ve A’raf fazi ”yazisi” bir ”yazi” degil baslibasina muhtesem bir bayram hediyesi oldu benim icin… Sanki TDG’nun devami gibi hissettim okurken… Tam da anlamis ve sindirebilmis degilim henuz ama hemen yazmak istedim taze taze duygularimi…
Bu hediye paketinin icinden benim epeydir kafami kurcalayan cevaplar cikti tek tek… her cevabi yuregimde buyuk bir patlama gibi hissediyordum ki en son paragraflarda da teyidini alinca icim iyice bir huzura kavustu…
Gectigimiz hafta gezme-tozma haftamizdi, bu tozma suresince gidilecek yerler ile ilgili bir plan hazirlamistim haftalar oncesinden…
Plana gore Kadir gecesini yani persembe aksamini gecirmek istedigim bir nokta vardi ve ne ettim ne yaptiysam o gece o noktaya varamadik!!! Esime icerlenip kizdim biraz, ama agzimdan bir tek kelime cikmadi… aksam olunca icime cekilip sustum ve yaktigimiz atesin kenarinda oturup uzun uzun alevleri seyrettim… o gece gec uyumayi planliyordum ki o da olmadi… yola ciktigimizdan beri her aksam 8 – 9 gibi en gec coktaan uykularimin en derinlerine daliyordum… o gece 9′u bile edemedim, :) gozlerim alevlerin dansinda sarhos olup kapandi erkenden…
sabh uyandigimda aklim hala aksamdan kalma sorularla doluydu… K-D-R gecesinin zamanlamasiyla ile ilgili bir yanlis anlasilma vardi ortada ve bana bunu her sey bagira cagira anlatmaya calisiyordu, yaptigim planlanin bir turlu zaman konusunda denk gelmemesi de dahil olmak uzere… her yil bir onceki yildan daha erken gelen ve bir sure tutulan orucu takiben gelen bir gun olduguna gore ortada benim en azindan matematiksel olarak henuz cozemedigim bir durum vardi…
Bu guzel bilgi, konuyla ilgili butun sorularima cevap oldu sevgili buRAK… Sana ne kadar tesekkur etsem azdir… eline ve yuregine saglik … sevgiyle
Ekim
08
2008
Çarşamba
12:58
Ellerine,gozlerine,yuregine saglik.Bu yazini okuyan yureklerin hasret kaldiklari huzura biraz daha yaklasacaklarini ve DUSUNECEKLERINI hissediyorum. Herseyin temelinde ekili olan SEVGI DOGRU SULANDIKCA meyvalarini verecektir. Hepiniz sevgiyle kalin……
Ekim
08
2008
Çarşamba
12:49
Teşekkür ederim.
Ekim
08
2008
Çarşamba
12:49
Yeni bir faz ve kutlanacak yeni bir öne adım a’raf fazı bizlere kutlu ve mutlu olsun….o ki herÅŸeyi bildiÄŸini sananların sarsılışıyla maskelerin düşeceÄŸi kiÅŸisel cehennemine hoÅŸgeleceÄŸi bizimse dahada birikerek rabbimizden sadece ilham ve bilgi dileyeceÄŸi günler…..geliyor….üstelik bu defa fısıldamadan çığlık çığlığa geliyor….
Ekim
08
2008
Çarşamba
12:49
1979 yılında izmirde doÄŸdum.. ÅŸu an itibariyle 29 yaşındayım ve bu kitapla anlıyorum ki hiç sorgulamamış araÅŸtırmamış öğrenmeye çalışmamışım.. anlatılanlarla islamı yaÅŸamaya çalışmışım.. kim bu kitaba nasıl bakarsa baksın.. en umursamaz insanda bile yola açacağı etki okuyup araÅŸtırmak olacaktır.. tekrar bize biÅŸeyleri hatırlattığınız için teÅŸekkür ederim…
Ekim
08
2008
Çarşamba
12:11
Ekim
08
2008
Çarşamba
12:08
ya bu “kdk” lar nedir??? biri bana bunu yazsınnnnnn..offfff.niye kdk ların ne olduÄŸuyla ilgili biÅŸi yok sitede..ben neyi kaçırdım da bilmiyorum bunu.yazdıklarım size gitmiyomu yoksa..neler oluyor..biri beni anlayabilir mi mümkünse! bye
Ekim
07
2008
Salı
16:20
Dostlarım,ben iki sene öncesine kadar Ap.yöneticisi idim.Konyada oldüğum bir sırada bir emrivaki ile usulsüz yollara yöneticiliÄŸimi aldilar.OlaÄŸan tplantıya bir kaç ay vardı ve ben yönetim planı gereÄŸi giderlerden muaftım.Haksız olarak görevden alındığım için o döneme ait giderleri yasal hakkım olduÄŸu için ödemedim.Beni icraya verdiler,itiraz ettim.İcrayı durdudum.İş mahkemeye aksetti.( kendim icra avukatıyım ) 10.10.08 saat 10 da duruÅŸmam var.Dava çok zayıf gerekçelerle açıldı.USUL hataları en baÅŸta.Ve ben bu iÅŸin uzmanı olduÄŸum için davayı kazanacağımdan hiçbir şüphe duymuyorum.Buğün itibariyle KDK ma kavuÅŸtum.İlk iÅŸim davama odaklanarak kartları çekmek oldu.Lam kartında SENİ KİMSE YARGILAYAMAZ.yazıyordu!Sevgiye…
Ekim
07
2008
Salı
15:28
Yorumlar bugün-yarın sitede olacak. Åžu anda ihmal ettiÄŸimiz (:) dağıtımcılara göndermek üzere hazırlanan yazıya ekliyoruz yorumları. Bugün itibariyle elimizde hemen hiç kart yok. Yarın sabah matbaadan gelen sevkiyatla birlikte dağıtım yarın itibariyle baÅŸlıyor olacak. İlk etapta Remzi ve D&R’lara sevkiyat yapılacak.
Çok soru geliyor. Tekrar etmemizde yarar var. “Åžu ÅŸu kitapçıda KDK yok” ÅŸeklindeki bildirimlerin bir anlamı olmayacak çünkü, kartları sadece sipariÅŸ veren noktalara gönderebileceÄŸiz. Büyük yada küçük, hangi kitapçı olursa olsun, KDK’nızı mutlaka sipariÅŸ veriniz efendim. 
Bu arada… “GittiÄŸin kitapçının email adresini al, bizimle paylaÅŸ, hemen bilgilendirelim” kampanyamız baÅŸlamıştır : ) Önceki mail kampanyamızda onbinlerce mail birikmiÅŸti. Åžimdi bu kampanyada bize göndereceÄŸiz 1 mail, yüksek ihtimalle o kitapçının doÄŸumgünü kitapçısı olmasına vesile olacak. O yüzden haydi iÅŸ başına, herkes görev yerlerine diyorum : ))
Ekim
06
2008
Pazartesi
15:55
Hayırlı günler, sitemizin yeni görüntüsü hayırlı uğurlu olsun. Gençlere belki hoş göründü ama ,
bizler sitede yazılarımızı okurken , yanlızca yazı ve verilmek isteden mesaja odaklanmaya alışmıştık.
ÅŸimdi ise hem dikkat dağıtıyor, hem gözlerimizi fazla yoruyor. kısaca sadelikten yanayız….. Zaten diÄŸer sitelerden farkımız sadeliÄŸimizdi… Kaybımız büyük…:)

Birazdan saÄŸ tarafta şöyle bir seçenek göreceksiniz efendim: Eski site görüntüsü… Buna tıkladınız mı tamamdır : ) Yalnız tıklamadan önce iyi düşünün. Yeniden eskiye gidiÅŸ tamam da eskiden yeniye dönüş olayını henüz beceremedim çünkü : ) Aynı zamanda sitenin en eski hani beyaz arka planlı hali, bundan bir önceki kırmızılı hali gibi tüm hallerini de buraya koyacağız, dilediÄŸiniz gibi takip edebileceksiniz siteyi.
CMS yani içerik yönetimi eksiğimiz vardı sitemizde. Sitemizde muazzam bir içerik birikti. Bunu, yeni buluştuğumuz okuyucularla buluşturabilmek hiç de kolay olmuyordu. Zaman tüneli uzunluktan korku tüneli olmuştu biraz : ) Şimdi bundan sonra, sağ taraftaki kutucuklar olsun yeni aygıtlar olsun daha dinamik ve daha besleyici bir arabirim geliştirmiş olacağız.
Tüm bunları eski değerlerimizi yitirmeden yapacağız tabi ki. Yakında, yazıların başlığına tıkladığınızda eski site görünümünün sadeliğinde, arkada resim olmayan ayrı bir sayfa görüntüsü açılacak. Yeni sitenin arka plansız versiyonunu da sağdaki kutucuklardan seçebileceksiniz. Daha neler neler var yapacağımız : ) 
Not: Eğer hem firefox hem de mesele İnternet explorer kullanıyorsanız, birinden siteyi eski görünümünden takip edebilir, diğerini ise yeni görünümde ayarlı bırakabilirsiniz. Tabi tabi. Olabiliyor. Kapa parantez.