Eki
30
2008

Rüya…

Merhaba, etkisinden kurtulamadığım bir rüyayı paylaşmak istiyorum 2 gün önce gördüğüm.

Annemlerin oturduğu apartmanın bahçesindeyim. Gökyüzünde bir anormallik seziyorum. Başımı yukarı kaldırdığımda ışıklar görüyorum, ufo gibiler. Gördüğüme inanamayıp biraz daha geniş baktığımda bu ışıkların bir yüz oluşturduğunu görüyorum, bir portre, tam tepeden bize bakan. Sakallı genç bir erkek yüzü. Başında dikenli tacı olsa bildiğimiz İsa figürüne çok benziyor. Geldiler diyorum kendikendime, geldiler. Çok büyük bir heyecan, kalp çarpıntısı. Hızla eve çıkmak istiyorum. Apartmana giriyorum, elektrikler kesik, merdivenden çıkıyorum. Ev 4. katta. Ben çıkmaya çalıştıkça merdivenler aşşağı iniyor gibi. En sonunda kapının önündeyim. Kapıyı çalıyorum, annem açıyor. Ben heyecanla anlatmaya başlarken, annem her şeyi bilir gibi beni sessizce salona alıyor. İçerisi kalabalık. Herkesin önünde bir telefon, fax, laptop gibi bişeyler var. Ve salonda dolaşan ceviz büyüklüğünde ışıklar, havada uçuşuyorlar. Çok huzurlu bir ortam, herkes sessiz, ışıklarsa çocuklar gibi. Evlere kadar girdiklerini düşünürken, annemin kuzeni ölmüş olan babasıyla telefonda konuşuyor. Ve meğersem bu herkesin önündeki cihazlar felan diğer ölmüşlerimizle konuşmak içinmiş. Ben ruhlarla iletişime geçtiğimizi anlıyorum artık. Ve kuzenin babası diyor ki; korkmayın, biz iyiyiz, artık vakit geldi.

İşte böyle..Rüyalar, rüyalar.. Düşlediklerinden ayrı mı, sarmal mı? Düş kelimesini hem rüya için hem hayal için kullanırız. Düşleriz olur ya, bazen düşümüzde gördüklerimiz olur, bazen düşler düşler rüyamıza sokarız, orada olur. Ama bişekil olur.. Düşlediklerimize hayırlısıyla olsun deriz. Rüyalara ise gerçek olma ihtimalinden belki de ürperir, hayrolsun diye anlatırız.

Hepimize hayrolacağını hissettiğimiz zor günler geçirmekteyiz. Buradan okuduğum hikayeler benimkiyle o kadar benzer ki, çok bir şey söyleyemeyeceğim TDG’ den sonram için. Yalnızca sezgilerimle geldiğim şu yaşımın, çocuklara söylenir ya hani, koca bir Afferin!-i. Hem takdir için söylenir, hem de bi yaramazlık yaptıklarında kırmadan kızmak için. Tam böyle işte. Hissettiğim bu. Yaşam-ım için bir hediye, öncesi ve sonrası için. Teşekkürler..

EH, hediyelerin yanına, verilenden iliştirilen bir kart gibi oldu benim için, bazen hediyeden daha değerli, tam kalbe yerleşen birkaç söz ya da cümle gibi. TDG’yi okuduktan hemen sonra geldiğinden ve doğaya olan sevgimden böyle hissetmem.

KDK’lar ise; biraz mesafem var-dı diyemeyeceğim, hala var sanırsam En yakın arkadaşım heyecanla gelip bana çektirdiğinde, çıkan tam bir cevaptı soruma karşılık. Aynı soruyu tekrar sorup çektiğimde bir farkla 2 kart yine aynı çıkmıştı. 6859’da 1’in matematiğini anlayamadım sevgili buRAK. Kıt matematiğim 20 kart varsa bu 20’de 1 olmaz mı diye soruyor? Cevaplarsan çok sevinirim. buRAK’n notu:kitapçigin okunmadigini tespit ettim : ) Okunmus olsaydi icses 20′de 1 olmaz mi diye sormazdi. Kitapcik iyice okunmadan kartlarin calistirilmasini hicbir sekilde tavsiye etmiyorum. KDK’y tekrar bastigimizde kutunun yanina bu konuda bir uyari da koyacagiz. Lutfen yolgösterici kitapcigi okumadan kullanmayin.

Written by misafir in: tanrı'nın doğum günlüğü |