Sütlaç ve Zilli…
Oglum Sütlaç ve kızım Zilli bebekken geldiler. 4 kardeşin ikisi. Anneleri doğumda ölmüş, hiç anne sütü içememişler. Ölmek üzerelerken bulunmuş, bulan aile onları hayata döndürmüş. Sütlaç (erkek) ve Zilli (dişi) doğduklarından beri birbirlerinden ayrılmadılar. 3.5 yaşındalar ve hala birbirleriyle oynuyorlar, çoğu zaman kucak kucağa uyuyorlar ve bazen de birbirlerine dalaşıyorlar. Her ikisi de bebekken kısırlaştılar.
Onları çocuklarım gibi sevdim ve bugüne kadar da sevgiyle baktım. Eşim istememesine rağmen hamileliğimde ve bebeğim doğduktan sonra da onlara bakmaya devam ettim. Tabii bir odaya onları tecrit ederek. Bebeğim 3.5 aylık oldu. Babamız kedilerle oğlanın temas etmesini asla istemiyor. Zaman içerisinde bu konudaki görüşünü değiştirmem söz konusu olamadı.
Kedilerim önceki evimizde özgürce koşup-oynarken, bebekten dolayı geçmek zorunda kaldığımız yeni evimizde bir odaya tıkılı yaşıyorlar. Onların mutsuzluğunu izlemek beni çok üzüyor.
Hem Sütlaç hem de Zilli, asla ısırmaz ve tırmalamazlar. Sütlaç, el yalamaya bayılır. Zilli de çok konuşkandır. Sevgisini konuşarak ve başını zorla sevdirterek gösterir. Her ikisi de çok oyuncudur. Ping pong topuyla oynamaya bayılırlar. (Tıpkı futbol gibi.) Kucağı çok severler.
Ekte resimlerini gönderdiğim Sütlaç (gri-beyaz) ve Zilli (kahverengi tekir) çocuklarım için yuva açabilecekler olursa, benimle temasa geçerlerse sevinirim.
Tercihim her ikisini aynı yuvaya vermek. Ancak mümkün olmazsa, onları birbirinden ayırmayı düşünmek durumunda kalacağım. Bu yüzden, ikisini birden veya ayrı ayrı almak isteyenler olursa, benimle mutlaka temasa geçmelerini rica ediyorum.
Sonsuz sevgilerimle..

Bizim zilli, bizim Sütlaç. Mektup kardeşimden. Bi odada yaşamak zorunda kalmaları uzun zamandır beni çok üzen bir konu. Onlara güzel ve yeni bir kader diliyorum. Bir dostumun onlara sahip çıkacağına da eminim.



