Utanç büyür-büyürse, adı değişir susmak olur…
2009′a dünya tarihinde hiç unutulmayacak bir katliamla ve beraberindeki sonsuz acılarla giriyoruz.
Günlerdir yayınlanan dehşet verici fotoğraflara sarsılmış durumdayım. Ya bi de göremediklerimiz? Duyamadıklarımız?
İsrailin ve ABD’nin insafına bırakılmış, sorumsuz ve ölçüsüz saldırılarla cehenneme döndürülmüş Gazze’den yükselen çığlıklar kulaklardan gitmiyor. Eğer dünyanın bi kalbi olsaydı, ki ona “Mother Earth” dediklerine göre mutlaka vardır, kucağında yaşanan bu faciadan dolayı paramparça olmuştu.
Ölümler arttıkça isyanım dayanılmaz boyutlara ulaşıyor. Ama bu kabusun ortasındaki Filistinli çocuklar hala dayanıyor, yaşam mücadelesi veriyor. Ve “medeni” dünya sessizce, o çocukların korku dolu gözlerini seyrediyor. Elektriksiz, ilaçsız, gıdasız………………..Acımasız!
Obama Hawaii’de tatildeymiş!…. Bush’da Texas’da!…
Filistinliler de sever tatili, yılbaşı programlarını, müziği, aşık olmayı, çocuklar korkmadan oynamayı…Yıllardır süren işgal altında, yoksuluk ve savaşla bunlar yapılamıyoo işte….Barış istyor, refah istiyor bu tür şeyler..
İçimdeki isyan duygusu, birşey yapamıyor olmanın çaresizliğiyle birleşince, insanlığımdan utanıyorum…
özDEMİR Asaf’ın dizeleri aklıma geliyor, biraz uyarlama yaparak.
Filistinde,
Acı büyür-büyürse, adı değişir yalnızlık olur
Kan büyür-büyürse, adı değişir katliam olur
Dünyada,
Hipokrasi büyür-büyürse, adı değişir utanç olur.
Utanç büyür-büyürse, adı değişir susmak olur.