Bir ilginç yol macerası…
günlügün 7, 8 kasım yazıları ben de çıkmıyor neden ki? sürekli 6 kasım çıkıyor bu işlerden pek anlamıyorum. ne yapmam gerekiyor acaba? yardımcı olursan sevinirim. hoşçakal.

Ben 7-8 kasım tarihlerinde bişey eklemeyince, 6 kasımın çıkması çok normal :)
Dün ilginç bir şey geldi başıma… Bilgisayarımın başındayken bir anda çıkıp havalimanına gitmem gerekti. Paketimi almak için. Pakettte ne olduğunu da anlatıcam sonra. Fırladım çıktım burdan. Bizim yadigar’la. TEM’den gidiyorum. En sağ şeritteyim. Hızım da 100 km. Şehirlerarası bir otobüs bi anda sıkıştırdı ve zorla, bir sapaktan içeri girdirdi. Filmlerdeki klasik suikast sahnelerinden biriydi. Fakat arkada da araba olması gerekirdi. Baktım ki yok kimse: ) Sapağa girdikten sonra korna yapınca, pardon işareti geldi otobüsten…
Yolum değiştirilmiş oldu. Bi girdim ki trafik çok fena. Dolan dolan, yetişemedim, işlerim aksadı. Yolda söylenme halindeyim. Dönüş yoluna girdim. Fakat artık trafik var. Hiçbir şekilde hızla gidemiyorum. Dur-kalk-dur-kalk. Ne güzel gidiyodum halbuki… (Söylenmeye devam ediyorum)
Dönüş yolunun sonlarına doğru yaklaştım. Eve az kaldı… Bir ses… Arabadan. Sağ ön tekerlekten. TIkır-tıkır. Hayırdır. O şekilde devam. Ses giderek artıyor. Tamirciye kadar geldim ve tamircinin kapısında sağ ön tekerlek kilitlendi…
Arabayı liftle kaldırdılar. Lastiğin dönmesini sağlayan bir bilye var. O olmasa tekerler sabit durur. O bilye döndürüyor. O bilyenin üzerine gelen bir kapak var. Meğer o kapak yokmuş o tekerde. Zaman geçtikçe bilyenin içindeki yağ kurumuş. Bilye dönme özelliğini kaybetmiş. Yalpalama yapmış, fren diskini kırmış bir de.
Tamirci ustanın söylediği şu oldu: Bu kilitlenme, burada değil de yolda çok değil 80-100 km. ile başına gelseydi takla atardın… Fakat yolda ben bu işin içinde bi iş olduğunu hissettim. Film gibiydi, gerçeküstü bir sahneydi. Neden neden diye düşünürken yolda toplam 2 tane bozuk araba gördüm. İkisi de bizim yadigar’la aynı markaydı. Bizimkinin torunu yaşındaydı tabi hepsi. Şimdi düşünce işaretmiş gibime geliyor.
:)
Napalım o otobüse teşekkür edelim dimi burdan. Beni otobandan çıkmaya zorlamasaydı, ben bastıra bastıra gitmeye devam edecektim…
Dediğim gibi, bir ilginç yol macerası…
Bu arada ev revir gibi. İnsan hastalıkları geçiriyo bizimkiler. Yakında kızamık falan bekliyorum. Tosun’da orta kulak iltihabı vardı, bugün kontrole gitti neyse geçmiş. Sıpa, böbrek kumu döküyormuş, Bahar’ın aşırı erken teşhisi çok şükür. Tedavi altında. Gelelim Yaşasın’a. Ameliyat sersemi, yalpalaya yalpalaya yürümekte. Erkekliğe son adımını attı, cinsiyetler üstü oldu : )