Eki
21
2008

Yeniden doğmak II…

Siteyi uzun zamandır takip etmeme rağmen, bir şeyler yazmaktan ve paylaşmaktan hoşlansam da nedense olmadı. Kısmet bugüne imiş… 2 gündür şehir dışında olduğum için ancak bugün tekrar siteye girip yazılanları okudum, bizden gelen ‘’yeniden doğmak yazısını’’ okurken hem biraz gülümsedim hem de biraz buruldum sanırım. Çünkü bahsi geçen 18 ekimde boşanan bizin diğer yanı da ben oluyordum. Bu yazıyı yazmaya başlarken acaba bunu yazma nedenim yüksek egom mu diye de kendime sormadan edemedim nedeni de TDG’yi aldığımda (eski eşimden aldığım parayla alınmış bir kitaptı) ve okuduktan sonra da bu kitabı okumalısın diye kendisine veren bendim kitapta hala kendisindedir :) okurken üzerine aldığım notlar olmasa… hayat yaşanırken bazen heyecan bazen mutluluk ve bazen de acı veriyor hatta bazen bunu sizin elinizle yaptırırken yaşadıklarınızı ve yaşayacaklarını bilmek, neden yada niçin yaptığınızı ağlaya ağlaya da olsa yapmak hem de yaşanan yada verilen acıdan dolayı da suçluluk, eziklik ve acizlik içinde olmak çok zor. Yaşarken ne içerikli olursa olsun bilgiyi edindiğinizde (rahmetli kayınpederim görmeye hazır olmadan görmez, duymaya hazır olmadan duymazsınız derdi) görüp duymaya başladığınızda ne amaçla olursa olsun AMA’lara takılırsanız işte o an durağanlaştığınız ve çürümeye başladığınız andır. İster kendiniz ister sevdikleriniz için o uçurumdan atlamak ve onları da bunun içine çekmek kadar zor yaşanan bir duygu tatmadım bugüne kadar. 19 ekim eski hayat arkadaşımın yeniden doğduğu gündü belki ama endişeyle yanına koştuğumda sağlıklı ve hayata yeniden gülümsediğini gördüğümde sahibine binlerce kez şükrettiğimde üstelik eski dostumun hala dostum olduğunu görmenin (belki de eski dostluğumuzun da yeni bir doğum günü olduğunu hissettiğimde), ne olursa olsun ne yaşanırsa yaşansın, çekilen acı da olsa bunu paylaştığını bilmenin özüm’üze ne kattığını birkez daha anladım.
Yine rahmetli kayınpederim ‘’ölmeden önce ölmenin’’ ne olduğunu anlatırken bunu yaşamadan anlamanın bu kadar zor olacağını ne eski hayat arkadaşım ne ben bilemezdik. Hayatta karşılaştığımız her şeyin bizler için olduğunu bazen güle oynaya bazen ağlaya ağlaya adım atma vakti geldiğinde adım atacak gücü nerden bulduğumuzu hep düşünmüşümdür. Yaradanın bizi hiç yalnız bırakmadığını, verdiği hiçbirşeyin acı, zor, imkansız gibi görünse bile sonuçta bizim yararımıza, bizim gelişmemize neden olduğunu biliyorum, hep bildim bildik beklide… ama artık inanmanın yanında güvenmek gerektiğini de biliyorum. Bizin bildiğini burada yeniden bizle paylaşmak belki biraz garip ama hiçbirşeyin hayatta yalnız yaşanmadığını ve biz olmanın verdiği paylaşabilme gücünün hep kendimizde olduğunu sık sık hatırlatma dileğiyle.

Sevgiyle kalın, dalan bizler için… sualtında yok’la var olmanın keyfine varmanız dileğiyle…

Sizi bilmem bi an epey şaşırdım. İki insan, bizim iki parçamız, birbirlerinden ayrılmışlar ve ikisi de buradalar. Nefesim kesildi. Devrim devrim üstüne. Her ikisine de yepyeni, gısggıcır, güpgüzel iki hayat diliyorum. İki bilge, muhakkak en doğru olan yolu seçmişlerdir, buna eminim. Yeniden doğmak I’i tekrar bi okumam lazım. Ona henüz bakmadım onda var mı bilmiyorum ama, bu yazıda derinlerden gelen bir burukluk hissettim. Ben bu hissi bir yerde gördüm. Nerde gördüm. Emir’de gördüm. İlk ve en büyük devrimini yapıp, anne karnını terketmenin burukluğunu onda gördüm. Yavaş yavaş atmakta olduğunu, burası da güzel biryermiş aslında dediğini de görüyorum. Devrim, hızla çıkarılmış yarabandı acısı verir. Zaten o ilk an acısı, o boşluk hissi olmazsa, o şey devrim midir. Evet, devrim acı verir. Belki o acıları dün yaşıyordun, karar alınca acı geçti. Belki de kararı verdiğinde duydun acıyı. Hepsi olabilir, hiçbirşey farketmez. “No pain, no gain” diye çok güzel bir söz vardı ingilizcede. Kas ağrıları için söylerlerdi zamanında gittiğim ağırlık salonunda. “Acı yoksa, kazanım da yok”. Kişisel devrimine imza atan ve atacak olan bütün ruhları saygıyla selamlıyorum. Gelecek sene bugün bu yazı, sağ taraftaki “geçen sene bugün” bölümünde yer alacak. Yazılar aynı olacak ama biz artık başka  birileri olacağız. Kesintisiz yükseliş. Hep daha iyi birileri olacağız.

Written by misafir in: tanrı'nın doğum günlüğü |

Yorum yapılmamış

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL

Özür dileriz, yorum formu şimdilik kapalı.

Powered by WordPress | Aeros Theme | TheBuckmaker.com WordPress Themes