Eyl
18
2007

Zemzem suyunun sırrı ne…?

Haberi dikkatle bir okuyalım efendim.

Dünyanın en sağlıklı içme sularından biri olduğu açıklanan Zemzem’in kaynağı bulunamıyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporlarına göre dünyanın en sağlıklı sularından olan zemzem suyunun esrarı, günümüz teknolojisindeki tüm araştırmalara rağmen çözülemiyor.
Kaynağı bulunamayan suyun denizden 80 kilometre uzakta olmasına ve çevresinde başka hiçbir kuyu olmamasına rağmen yıllardır kurumaması, araştırmacıları şaşkına çeviriyor. Sadece 1.5 metre derinliğindeki kuyudan hac mevsiminde milyonlarca hacı tüm su ihtiyacını karşılarken, su seviyesinde de hiçbir azalma olmuyor.
Açlığı gidermek için içenin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin de susuzluğunu gideren suyun esrarı bilim adamları tarafından inceleniyor. Avrupa’da laboratuarlarda yapılan araştırmalarda, zemzem suyunun çok az kükürt içerdiği tespit edildi. Amerika’da yapılan test sonuçlarına göre ise zemzem, içinde mikroorganizma ve bakteri bulunmayan tek su olma özelliği taşıyor. WHO tarafından da zemzem, dünyanın en içilebilir ve sağlıklı sularından biri olarak açıkladı.
Fakat diğer sulara göre çok daha besleyici ve mineral barındıran suyun kaynağı ise halen araştırma konusu.

—–
Sizi bilmiyorum ama ben, en çok bu kısmına bayıldım:
- Açlığı gidermek için içenin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin de susuzluğunu gideren suyun…

Haber değil destan : )
Haberin kaynağı kim?
İhlas haber ajansı…
Aylardan hangindeyiz?
Ramazan’da…

Ramazan: “İslami” asparagasların patlama yaptığı ay…

Çocuktum. “Arı kovanındaki bal peteğinde Allah yazısı bulundu” haberiyle irkilmiştim. Asparagas olduğu ortaya çıktı daha sonradan, o günden beri bu tip haberlere çok temkinli yaklaşırım. Müslümanların imanını artıracak haberler yapmak, yalan haber de olsa sevaptır diye bir anlayış var bizim muhafazakar kesimde. Bu nedenle de Ramazan öncesi ve sırasında patlama yapıyor bu tip “mucizeler”.

Bir garip iman anlayışı. Yeraltı kaynak sularından birine endekslenmiş.
Maazallah, zemzem suyunda bakteri bulunsa, kişi dinden çıkacak…

Geçenlerde de “Allah kelimesinin sırrı” diye bir haber okumuştuk. Hatırlatiim efendim:

Hollandalı bir psikolog olan Vander Hoven Kur’an okumanın ve ALLAH kelimesini tekrar etmenin hastalar ve sağlıklı insanlar üzerindeki etkilerini bulduğunu açıkladı.
Hollandalı profesör üç yıldan beri bir çok hasta üzerinde araştırma ve çalışmasını yaparak yeni buluşuna ulaştığını söyledi.
Hastalarından bazılarının Müslüman olmadığını, bazılarının da Arapça bilmediğini belirten Hoven hastalarına ALLAH kelimesini öğrettiğini söyledi.
Alınan sonucun çok mükemmel olduğunu, özellikle depresyon ve tansiyon hastalarında çok daha iyi sonuçlar verdiğini belirtti.
Profesör Haven ALLAH kelimesini oluşturan harflerin psikolojik hastaların üzerindeki etkilerini açıkladı.
-ALLAH kelimesinin ilk harfi olan -A- harfi solunum sisteminden direk çıkıyor ve nefes almayı düzenliyor.
- Damaktan söylenen -L- harfi ise, (Arapçada çıkarıldığı şekilde) dil hafifçe damağın üst kısmına dokunuyor ve çene kısa bir duraklamayla birlikte aynı işlem tekrarlanıyor.(İki -L- harfi olduğu için) Bu işlem nefes alıp vermeyi rahatlatıyor
- Son harf olan -H- harfi çıkartılırken akciğer ve kalp arasında bir ilişki oluşuyor ve işlem sonucunda kalp atışları düzeliyor.
Bu araştırmayı yapan Hollandalı profesör Müslüman değil, fakat İslam ilimlerine ilgi duyan ve Kur’an-ı Kerim’in sırlarını araştıran bir psikolog.

—-

Bu bulgulara ulaşan kişi Hollandalıymış. Profesör, psikolog ve aynı zamanda bilimadamı. Nedense internette hakkında tek satır bulamadım. Wikipedia’da da yok. Bulduğum aynı isimdeki profesörler de başka branşlarla iştigal ediyorlar, psikolojiyle değil.

Kaç denekle yapıldı bu araştırma? Yok.
Hangi üniversitede kendisi? O da yok.
Korelasyonların derecesi nedir? Yok.
Görünen o ki muayenehanede varılmış bu sonuçlara.

Böyle birşey varsa da bu iddia mertebesinde. Hipotez bile değil, somut bulguya yer verilmediği için
Böyle biri varsa tabi ki…

“Hastalarından bazılarının Müslüman olmadığını, bazılarının da Arapça bilmediğini belirten Hoven hastalarına ALLAH kelimesini öğrettiğini söyledi.”

Bu cümleye dikkat derim. Çünkü. Psikologlar kendilerine gelen insanlardan “hasta” diye bahsetmez. Psikolog hekim değildir. Oysa haber Hollandalı amcadan sürekli psikolog diye bahsediyor. Psikoloj, tıpkı sosyoloji ve felsefe gibi sosyal bir daldır. Hastasıyla hekim ilişkisi kuran psikiyatristtir, psikolog değil…

Müslümanları gazlamaya bayılıyorlar. Bunu yaptıkça sevap işlediklerine inanıyorlar.
Gazlana gazlana büyüyen iman olur mu?
Yarın bir gün Şeytan kelimesi hastalıkları iyi ediyor diye birşey duysan, satanist mi olacaksın?

Yalan haber, yalan haberdir dostların.
Hangi niyetle yapıldığının hiçbir önemi yoktur.
Dürüstlük bir erdemdir. Müteşabih değil, muhkem bir konudur.
Tarifi kişiden kişiye değişmez:
Yalan yalandır.
Yalancı da yalancı.
Ateist yalancı ile Müslüman yalancı arasında hiçbir fark da yoktur.
Kendilerini boşuna kandırmasınlar derim ben.

Belki de en önemlisi şu;
Ne Allah’ın, ne İslam’ın senin uydurma mucizelerine ihtiyacı var.
Hakikatin kendisi, inanmak isteyenlere yeter de artar bile.
Zemzemin büyük sırrı işte budur.
sevgiyle
buRAK

Written by buRAKozDEMIR.com in: tanrı'nın doğum günlüğü |